AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ
HAKKINDA KANUN (1)
Kanun Numarası :
6183
Kabul
Tarihi
: 21/7/1953
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 28/7/1953 Sayı : 8469
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt :
34 Sayfa : 1658
Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız
"Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri
Külliyatı",
Cilt: 1 Sayfa: 403
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
BİRİNCİ BÖLÜM
Kanunun Şümulü, Terimler, Vazifeliler ve
Salahiyetliler
Kanunun şümulü:
Madde 1 – Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait
vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi
cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları
ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında
kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile;
bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.
Türk Ceza Kanununun para cezalarının tahsil şekil ve hapse tahvili hakkındaki
hükümleri mahfuzdur.
Tahsili, Tahsili Emval Kanununa atfedilen alacaklar:
Madde 2 – Muhtelif kanunlarda Tahsili Emval Kanununa göre tahsil
edileceği bildirilen her çeşit alacaklar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik
olunur.
Kanundaki terimler:
Madde 3 – Bu kanundaki amme alacağı terimi:
1 inci ve 2 nci maddeler şümulüne giren alacakları,
Amme borçlusu veya borçlu terimi:
Amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların
kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu,
kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini,
_______________
1) Bu Kanunun 48 ve 51 inci maddelerinin
2003 mali yılında uygulanması için, 31/3/2003 tarihli ve 25065 Mükerrer sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan, 29/3/2003 tarihli ve 4833 sayılı 2003 Mali
Yılı Bütçe Kanununun 51 inci maddesine bakınız.
Sayfa 1
2482
Alacaklı amme idaresi terimi:
Devleti, vilayet hususi idarelerini ve belediyeleri,
Tahsil dairesi terimi:
Alacaklı amme idaresinin bu kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini, servisini
memur veya memurlarını,
Yalnızca mal olarak geçen terim:
Menkul, gayrimenkul "gemiler dahil" mallarla, her çeşit hak ve
alacakları,
Para cezaları terimi:
Amme, tazminat, inzıbati mahiyette olsun olmasın bütün para cezalarını,
Takibat giderleri terimi:
Cebri icradan mütevellit muameleler sırasında yapılan zor kullanma, ilan,
haciz, nakil ve muhafaza giderleri gibi her türlü giderleri, ifade eder.
Salahiyetliler ve mesuliyetleri:
Madde 4 – Amme idarelerinin bu kanunu tatbika salahiyetli
memurlarının vazifelerini teşkilat ve vazife kanunları veya bu konu ile ilgili
diğer kanun veya nizamname ve talimatnameler, mesuliyetlerini de; mesuliyeti
tesis eden kanunlar tayin eder.
Takibata salahiyetli tahsil dairesi:
Madde 5 – Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil
dairesince yapılır.
Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi
borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde yapılacak takipleri o mahaldeki
aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.
Yardım mecburiyeti:
Madde 6 – Tahsil dairelerince bu kanuna göre yapılan tebliğ ve
verilen emirleri derhal yapmaya ve neticesini geciktirmeksizin tahsil dairesine
bildirmeye alakadarlar mecburdurlar.
Makbul bir özre dayanmadan bu mecburiyeti ifa etmiyenler hakkında Cumhuriyet
Savcılığınca umumi hükümlere göre doğrudan doğruya takibat yapılır.
Borçlunun ölümü:
Madde 7 – Borçlunun ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar
hakkında da bu kanun hükümleri tatbik edilir. Borçlunun ölümünden evvel
başlamış olan muamelelere devam olunur. Terekenin bir mahkeme veya iflas
dairesi tarafından tasfiyesini gerektiren haller bu hükmün dışındadır.
Mirasın tutulan defter mucibince kabulü halinde, mirasçı, deftere kaydedilmemiş
olsa dahi amme alacağından mirastan kendisine düşen miktar ile mesuldür.
Defter tutma muamelesinin devamı müddetince satış yapılamaz.
Tebliğler ve müddetlerin hesaplanması:
Madde 8 – Hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı
müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu
hükümleri tatbik olunur.
Sayfa 2
2483
İKİNCİ BÖLÜM
Amme Alacaklarının Korunması
I – Teminat Hükümleri
Teminat isteme:
Madde 9 – (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 - 2347/1 md.) 213
sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası
kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas
eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu
takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre
belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.(1)
Türkiye'de ikametgahı bulunmıyan amme borçlusunun durumu amme alacağının
tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat
istiyebilir.
Teminat ve değerlenmesi:
Madde 10 – Teminat olarak şunlar kabul edilir:
1. Para,
2. (Değişik: 17/9/2004 – 5234/7 md.) Bankalar
ve özel finans kurumları tarafından verilen süresiz teminat mektupları,
3. (Değişik: 17/9/2004 – 5234/7 md.) Hazine
Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya bu senetler
yerine düzenlenen belgeler (Nominal bedele faiz dahil edilerek ihraç edilmiş
ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas alınır.),
4. Hükümetçe belli edilecek Milli esham ve tahvilat "Bu esham ve tahvilat,
teminatın kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri üzerinden % 15 noksaniyle
değerlendirilir.",
5. (Değişik: 13/6/1963 - 251/1 md.) İlgililer veya ilgililer lehine
üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idaresince haciz
varakasına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar.
Teminat sonradan tamamen veya kısmen değerini kaybeder veya borç miktarı
artarsa, teminatın tamamlanması veya yerine başka teminat gösterilmesi istenir.
Borçlu verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başkalarıyle
değiştirebilir.
Şahsi kefalet:
Madde 11 – 10 uncu maddeye göre teminat sağlıyamıyanlar muteber
bir şahsı müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu gösterebilir.
Şahsi kefalet tesbit edilecek şartlara uygun olarak noterden tasdikli mukavele
ile tesis olunur.
Şahsi kefaleti ve gösterilen şahsı kabul edip etmemekte alacaklı tahsil dairesi
muhtardır.
Amme alacağını ödiyen kefile buna dair bir belge verilir.
Teminat hükmünde olan eşya:
Madde 12 – Bar, otel, han, pansiyon, çalgılı yerler, sinemalar,
oyun ve dans yerleri, birahane, meyhane, genel evler içerisinde bulunan eşya ve
malzeme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 270, 271 inci maddeleri hükümleri
mahfuz kalmak şartiyle bu müesseselerin işletilmesinden doğan amme borçlarına
karşı teminat hükmündedir.
Noterden tasdikli icar mukavelesinde gayrimenkul sahibinin demirbaşı olarak
kayıtlı eşya ve malzemesi ile otel, han ve pansiyonlardaki misafir ve
kiracıların kendilerine ait eşyaları bu hükümden hariçtir.
——————————
(1) Bu maddede yer alan "Vergi Usul
Kanununun 344 üncü maddesinde sayılan kaçakçılık halleriyle mükerrer 347 nci
maddesinin 1 numaralı bendinde belirtilen..." ibaresi 22/7/1998 tarih ve
4369 sayılı Kanunun 81. maddesiyle "213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344
üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359
uncu maddesinde sayılan..." olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 3
2484
Üçüncü şahısların Medeni Kanunun 688 ve Borçlar Kanununun 222 nci maddelerine müsteniden
yapacakları istihkak iddiaları mahfuz kalmak şartiyle, bu yerlerdeki mallar
üzerindeki istihkak iddiaları alacaklı amme idaresinin bu teminat hakkını ihlal
etmez.
II – İhtiyati Haciz
İhtiyati haciz:
Madde 13 – ihtiyati haciz aşağıdaki hallerden herhangi birinin
mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme
idaresinin mahalli en büyük memurunun karariyle, haczin ne suretle yapılacağına
dair olan hükümlere göre, derhal tatbik olunur:
1. 9 uncu madde gereğince teminat istenmesini mucip haller mevcut ise,
2. Borçlunun belli ikametgahı yoksa,
3. Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması
ihtimalleri varsa,
4. Borçludan teminat göstermesi istendiği halde belli müddette teminat veya
kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul
edilmemişse,
5. Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde
bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa,
6. Hüküm sadır olmuş bulunsun bulunmasın para cezasını müstelzim fiil
dolayısiyle amme davası açılmış ise,
7. İptali istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar, bu mallar
elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak üzere, bu
kanunun 27, 29, 30 uncu maddelerinin tatbikını icabettiren haller varsa.
İhtiyati hacizde borçlu tarafından gösterilecek teminat:
Madde 14 – İhtiyaten haczolunan mallar istenildiği zaman para veya
ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için malların kıymetleri depo edilmek
yahut tahsil dairesinin bulunduğu mahalde ikametgah sahibi bir şahıs
müteselsil kefil gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs yedinde haczolunmuşsa
bir taahhüt senedi alınarak kendisine bırakılabilir.
İhtiyati hacze itiraz:
Madde 15 – Haklarında ihtiyati haciz tatbik olunanlar haczin
tatbikı, gıyapta yapılan hacizlerde haczin tebliği tarihinden itibaren 7 gün
içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz
komisyonu nezdinde ihtiyati haciz sebebine itiraz edebilirler.
İtirazın şekli ve incelenmesi hususunda Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik
olunur. Bu ihtilaflar itiraz komisyonlarınca diğer işlere takdimen incelenir ve
karara bağlanır. İtiraz komisyonlarının bu konuda verecekleri kararlar
kesindir.
İhtiyati haczin kaldırılması:
Madde 16 – Borçlu, 10 uncu maddenin 5 inci bendinde yazılı menkul
mallar hariç olmak üzere, mezkür maddeye göre teminat gösterdiği takdirde
ihtiyati haciz, haczi koyan merci tarafından kaldırılır.
Sayfa 4
2485
III -
İhtiyati Tahakkuk
İhtiyati tahakkuk:
Madde 17 – (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 - 2347/2 md.)
Aşağıdaki hallerden birinin bulunması takdirinde vergi dairesi müdürünün yazılı
isteği üzerine defterdar mükellefin henüz tahakkuk etmemiş vergi ve
resimlerinden Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla bunların
zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı emir verebilir.
Vergi dairesi müdürü bu emri derhal tatbik eder:
1. 13 üncü maddenin 1, 2, 3 ve 5 inci bentlerinde yazılı ihtiyati haciz sebeplerinden
birisi mevcut ise,
2. Mükellef hakkında 110 uncu madde gereğince takibata girişilmişse,
3. Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti hakkında
deliller elde edilmişse.
İhtiyati tahakkukun neticeleri:
Madde 18 – Hakkında 17 nci madde gereğince muamele yapılan
mükellefin mezkür maddede yazılı vergi, resim ve cezalarından matrahı belli
olanlar, itirazlı olsun olmasın, hesap edilen miktar üzerinden derhal tahakkuk
ettirilir.
Geçmiş yıllara ve cereyan etmekte olan yılın geçen aylarına ait matrahı henüz
belli olmıyan ve 17 nci maddede sayılan vergi, resim ve cezaları geçici olarak
ve harici karinelere göre takdir yolu ile tesbit ettirilen matrahlar üzerinden
hesaplanır. Bu suretle hesap olunan vergi, resim ve bunların zam ve cezaları
derhal tahakkuk ettirilir.
Bu esasa göre tahakkuk eden vergi ve resimler ve bunların zam ve cezaları
kanunlarına göre ödeme zamanları gelmeden tahsil olunmaz. Ancak bunlar için derhal
ihtiyati haciz tatbik olunur. 17 nci maddenin 3 üncü bendine giren hallerde
ihtiyati haciz muvazaalı teşebbüsten vergi ve resim bakımından faydalananların
malları hakkında tatbik olunur.
Bu maddedeki geçici takdirler, takdir komisyonları tarafından, talep tarihinden
itibaren azami bir hafta içinde yapılır.
İhtiyati tahakkukun düzeltilmesi:
Madde 19 – Alacağın hususi kanununa göre tahakkukundan sonra,
ihtiyati tahakkukla hususi kanununa müstenit tahakkuk arasındaki fark hususi
kanununa müstenit tahakkuka göre düzeltilir.
Bu düzeltmenin yapılabilmesi için beyannameye müstenit tarhiyatta verilen
beyannamenin tetkik edilerek kabul edilmiş olması, itirazlı tarhiyatta
kesinleşmenin vukuu, Devlet Şürasına müracaat edilmiş olan hallerde Devlet
Şürasından nihai bir kararın çıkmış olması lazımdır.
İhtiyati tahakkuk mevzuu olan devre beyannamesinin, verildiği tarihten itibaren
en geç iki ay içinde tetkikı mecburidir. Bu müddet içinde tetkik yapılmadığı
takdirde, bu sebeple düzeltme geciktirilmez.
İhtiyati tahakkuka itiraz:
Madde 20 – Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz
tatbik olunanlar ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına 15 inci madde
gereğince itirazda bulunabilirler.
Sayfa 5
2486
IV
- Diğer Korunma Hükümleri
Amme alacaklarında rüçhan hakkı:
Madde 21 – Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya
çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak
da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur. (Ek
hüküm: 30/3/2006 – 5479/4 md.) Genel bütçeye gelir kaydedilen vergi,
resim, harç ile vergi cezaları ve bunlara bağlı zam ve faizler için tatbik
edilen hacizlerde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 268 inci maddesinin
birinci fıkrasının son cümlesi hükmü uygulanmaz.
Rehinli alacaklıların hakları mahfuzdur. Ancak, gümrük resmi, bina ve arazi
vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacakları o eşya ve
gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan evvel gelir.
(Değişik son fıkra: 30/3/2006 – 5479/4 md.) Borçlunun iflası,
mirasın reddi ve terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulması hallerinde amme
alacakları imtiyazlı alacak olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı
maddesinin üçüncü sırasında, bu sıranın önceliğini alan alacaklar da dahil
olmak üzere tüm imtiyazlı alacaklar ile birlikte işleme tabi tutulur.
Amme alacaklarını kesip ödemek mecburiyetinde olanlar:
Madde 22 – Amme alacağını borçlusundan kesip tahsil dairesine
ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahıslar, bu vazifelerini
kanunlarında veya bu kanunda belli edilen zamanlarda yerine getirmedikleri
takdirde, ödenmiyen alacak bu hakiki ve hükmi şahıslardan bu kanun hükümlerine
göre tahsil olunur.
Tahsil edilen amme alacaklarından yapılacak reddiyat sebebiyle mahsuplar:
Madde 23 – Tahsil edilip de kanuni sebeplerle reddi icabeden amme
alacakları, istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak olan amme idaresine olan
muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle reddolunur.
Umumi bütçeden reddedilen paralar arasında hususi idarelerle belediyelere ait
olan kısımları ret ve mahsup olunduğu senede bu idareler nam ve hesabına
ayrılacak hisselerden Hazinece tevkif ve mahsup olunur.
İptal davası açılması:
Madde 24 – Amme borçlusunun bu kanunun 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerinde
yazılı tasarruf ve muamelerinin iptali için umumi mahkemelerde dava açılır ve
bu davalara diğer işlere takdimen umumi hükümlere göre bakılır.
İptal talebinde muhatap:
Madde 25 – İptal borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu
tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçılarına ve
suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı istenir.
Hükümsüz sayılmada zamanaşımı:
Madde 26 – 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü geçen tasarrufların
vukuu tarihinden beş yıl geçtikten sonra mezkür maddelere istinaden dava
açılamaz.
İvazsız tasarrufların hükümsüzlüğü:
Madde 27 – Amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya
hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını
bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların
ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme
müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar
hükümsüzdür.
Bağışlama sayılan tasarruflar:
Madde 28 – Yirmi yedinci maddenin tatbikı bakımından aşağıdaki
tasarruflar bağışlama hükmündedir:
Sayfa 6
2487
1. Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlarıyle, eşler ve ikinci
dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı
tasarruflar,
2. Kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz
olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,
3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle
irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler.
Hükümsüz sayılan diğer tasarruflar:
Madde 29 – Amme alacağını ödemiyen borçlulardan müddetinde veya
hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını
bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların
ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme
müddetinin başlamasından sonra yaptıkları tasarruflardan aşağıda belirtilenler
hükümsüzdür:
1. Borçlunun teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna
olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler,
2. Borca karşılık para veya mütat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle
yapılan
ödemeler,
3. Vadesi gelmemiş bir borç için yapılan ödemeler.
Amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle yapılan tasarruflar:
Madde 30 – Borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği
takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak
maksadiyle borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun
maksadını bilen veya bilmesi lazımgelen kimselerle yapılan bütün muameleler
tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür.
Üçüncü şahısların hakları ve mecburiyetleri:
Madde 31 – 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü edilen tasarruf
ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini, elden çıkarmışlarsa takdir
edilecek bedelini vermeye bu kanun hükümleri dairesinde mecburdurlar. Bunlar
karşılık olarak verdikleri şeyden dolayı alacaklı amme idaresinden bir talepte
bulunamazlar.
Tasfiye halinde vazifeliler:
Madde 32 – Hükmi şahısların, tasfiyesinde bunların borçlu
bulundukları amme alacaklarını ödeme ve bu kanun hükümlerinin tatbikıyla ilgili
vecibeleri tasfiye memurlarına, hükmi şahsiyeti olmıyan ortaklıklarla yabancı
kurumların Türkiye'deki şube, ajans ve mümessilliklerinin tasfiyesinde bunların
vecibeleri tasfiyeyi yürütenlere geçer.
Tasfiye halinde mesuliyet:
Madde 33 – Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, tasfiyenin
başladığını üç gün içinde ilgili tahsil dairelerine bildirmek
mecburiyetindedirler.
Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, amme idarelerinin her türlü
alacaklarını ödemeden veya ödemek üzere ayırmadan önce tasfiye sonucunda elde
edileni dağıtamazlar veya bunlar üzerinde her hangi bir şekilde tasarrufta
bulunamazlar. Aksi halde tahakkuk etmiş ve edecek amme alacaklarından tasfiye
memurları veya tasfiyeyi yürütenler şahsan ve müteselsilen mesul olurlar. Bu
mesuliyet yapılan tasarrufların ifade ettiği para miktarını geçemez.
Bunların ödedikleri borçlar için amme alacağı ödenmeden kendilerine dağıtım
yapılmış olanlara rücu hakları mahfuzdur.
Ortaklığın feshini isteme:
Madde 34 – Borçluya ait mal bulunmadığı veya amme alacağını
karşılamaya yetmediği yahut borçlu veya ortaklık tarafından bu kanuna göre
teminat gösterilmediği takdirde, borçlunun sermayesi eshama münkasim olmıyan
ortaklıklardaki hisselerinden amme alacağının tahsili için genel hükümler
dairesinde ortaklığın feshi istenebilir.
Sermayesi eshama münkasim komandit şirketlerinin komandite şeriklerinin
borçları için bu madde hükmü mezkür şirketler hakkında da tatbik olunur.
Sayfa 7
2488
Limited şirketlerin amme borçları (1)
Madde 35 – (Değişik: 22/7/1998 - 4369 21 Md.)
Limited şirket ortakları şirketten
tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan
doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu
Mükerrer Madde 35 – (Ek: 25/5/1995 - 4108/11 md.)
Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel
kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil
edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni
temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal
varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri
hakkında da uygulanır.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni
temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını
kaldırmaz.
Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince
ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.
Birleşme, devir, bölünme ve şekil değiştirme halleri: (2)
Madde 36 – (Değişik : 20/6/2001 -4684/24 md.)
Bu kanunun tatbiki bakımından:
a) İki veya daha ziyade hükmi şahsın birleşmesi halinde yeni kurulan hükmi
şahıs,
b) Devir halinde devir alan hükmi şahıs,
c) Bölünme halinde bölünen hükmü şahsın varlıklarını devralan hükmi şahıslar,
d) Şekli değiştirme halinde yeni hükmi şahıs,
Birleşen, devir alınan veya eski şekildeki hükmi şahıs veya şahısların yerine
geçer.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ödeme
Ödeme zamanı ve önce ödeme:
Madde 37 – Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen
zamanlarda ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye
Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde
ödenir.
Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür.
Amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödiyebilir.
Taksitlerin zamanında ödenmemesi:
Madde 38 – (Mülga: 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Ödeme yeri:
Madde 39 – Hususi kanunlarında ödeme yeri gösterilmemiş amme
alacakları, borçlunun ikametgahının bulunduğu yer tahsil dairesine ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme yeri gösterilmiş
olsun olmasın borçlunun alacaklı tahsil
dairesindeki hesabı bildirmek şartiyle bu
yerin belediye sınırları dışındaki tah sil dairelerine de ödeme yapılabilir. Bu fıkra
gereğince yapılacak ödemeler tahsildarlara yapılamaz.
—————————
(1) Bu madde başlığı,
22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 21. maddesiyle değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
(2)
Bu madde başlığı; “Birleşme, devir ve şekil değiştirme halleri”
iken, 20/6/2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
Sayfa 8
2489
Ödeme şekli, makbuz:
Madde 40 – Ödeme, alacaklı tahsil dairesinin salahiyetli ve mesul
memurları tarafından verilecek makbuz karşılığı yapılır.
(Ek fıkra: 25/12/2003-5035/3 md.) Maliye Bakanlığı, ödemenin özel ödeme
şekilleri kullanılmak suretiyle yapılması zorunluluğunu getirmeye yetkilidir.
Bu yetki; tahsil daireleri, amme alacağının türü, ödeme zamanı ve bulunduğu
safhalar itibarıyla topluca veya ayrı ayrı kullanılabilir.
Makbuz karşılığı yapılmıyan ödemelerle selahiyetli ve mesul memurlardan
başkalarına yapılan ödemeler amme alacağına mahsup edilemez.
Amme alacaklarının tahsilinde kullanılan makbuzların şeklini ilgili amme
idareleri tayin eder.
Borçlular makbuzlarını amme alacağının tahsil zamanaşımı müddeti sonuna kadar
saklamaya ve selahiyetli memurlarca istendiğinde göstermeye mecburdurlar.
Makbuzun borçluya posta ile gönderilmesi gerektiği hallerde posta masrafı
alacaklı amme idaresine aittir.
Hususi kanunlarındaki makbuz verilmesinden başka şekillerde yapılan tahsilata
ait hükümler mahfuzdur.
Hususi ödeme şekilleri:
Madde 41 – Maliye Vekaletinin tayin edeceği yerlerde, nevileri
mezkür Vekaletçe tesbit edilecek amme alacakları, bu Vekaletçe isimleri belirtilecek
bankalar delaletiyle veya postaneler vasıta kılınmak suretiyle ödenebilir.
Maliye Vekaleti bu madde gereğince ödeme yapılmasını ihtiyar ettiği takdir,
ödemenin:
1. Çizgili çek kullanılmak suretiyle,
2. Mükellef hesabından aynı bankadaki ilgili vergi dairesi veya Merkez Bankası
hesabına münakale suretiyle,
3. Vergi dairelerinin veya Merkez Bankasının hesabı bulunan bankalara bu
daireler hesabına ödeme suretiyle,
4. Postaneler vasıta kılınmak suretiyle,
5. (Ek: 30/7/2003-4962/2 md.) Banka kartı, kredi kartı ve benzeri
kartlar kullanılmak suretiyle,
yapılmasını düzenlemeye selahiyetlidir.
(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.) Bankalarca
tahsil edilen veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı
karşılığı olarak ödenmesi gereken paraların T.C. Merkez Bankasına aktarılması
süresi, tahsil edildikleri tarihten itibaren azami 7, kredi kartı ile yapılan
ödemelerde, işlem tarihini takip edene günden itibaren azami 20, postaneler
vasıta kılınmak suretiyle yapılan ödemelerde, yapılan ödemelerin ilgili vergi
dairelerine intikal ettirilme süresi, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren
azami 10 gündür.(1)
(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; Değişik: 30/7/2003-4962/2 md.) Maliye
Bakanlığı bu süreyi aşmamak üzere alacak türleri ve/veya bankalar itibarıyla
farklı süreler tayin etmeye yetkilidir.
(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; degişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.)
Bankalarca tahsil edilen veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar
kullanımı karşılığı olarak ödenmesi gereken paralar süresinde T.C. Merkez
Bankasına aktarılmadığı, postaneler vasıtasıyla yapılan ödemeler süresinde
vergi dairelerine intikal ettirilmediği takdirde, sözkonusu amme alacağı,
tahsilatı yapan bu kuruluşlardan gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle tahsil
edilir.(1)
(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.) Tahsilatı
yapan veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımından dolayı
ödeme yapması gereken banka şube müdürleri, tahsil edilen paraların belirlenen
sürelerde T.C. Merkez Bankasına aktarılmasından, postane veya posta çek merkezi
müdürleri ise postane vasıta kılınarak yapılan ödemelerin belirlenen sürelerde
ilgili vergi dairelerine intikal ettirilmesinden sorumludurlar.(1) (2)
(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; Değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.; İptal:Ana.
Mah.’nin 23/3/2004 tarihli ve E. 2001/119 , K. 2004/37 sayılı Kararı
ile.)
––––––––––––––––––––
(1) 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle;
a) Üçüncü fıkraya, "veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar
kullanımı karşılığı olarak ödenmesi gereken" ibaresi ve "kredi kartı
ile yapılan ödemelerde, işlem tarihini takip eden günden itibaren azami
20,"; beşinci fıkrasına "veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri
kartlar kullanımı karşılığı olarak ödenmesi gereken"; altıncı fıkrasına
"veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımından dolayı
ödeme yapması gereken" ibareleri eklenmiş ve işlenmiştir.
b) Dördüncü fıkrası “Maliye ve Gümrük Bakanlığı bu süreyi aşmamak üzere
bankalar itibariyle farklı süreler tayin etmeye yetkilidir.” iken metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan “postane ve posta çek merkezleri müdürleri”
ile ilgili olarak 2/3/1950 tarihli ve 5584 sayılı Kanunun Mükerrer 66 ncı
Maddesine bakınız.
.
Sayfa 9
2490
(Ek: 30/7/2003-4962/2 md.) Bankalar amme alacaklarının kredi kartı ile
ödenmesi sırasında amme borçlusundan komisyon alabilirler. Maliye Bakanlığı,
kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılacak ödemelerde komisyon ödenmemesi için
amme alacağının vade tarihinden (bu tarih dahil) azami 20 gün öncesine kadar belirlenecek
bir sürede ödeme yapılması şartını getirmeye, ödemelerin; komisyonsuz veya
komisyon karşılığı yapılma şekillerinden birini veya her ikisini birlikte
kullandırmaya yetkilidir.
Çekle veya münakale emri ile ödemeye ait hususi hükümler:
Madde 42 – Çizgili çekle yapılan ödemeler Ticaret Kanunu
hükümlerine tabidir, ancak:
1. Amme alacağının ödenmesi için düzenlenen çek ilgili vergi dairesi adına,
emre muharrer olmadığı kaydı ile ve bir banka üzerine çekilir. Alacağın
teşhisine yaramak ve Ticaret Kanununa aykırı olmamak üzere çek üzerine
dercedilecek malümatı tesbit etmeye Maliye Vekaleti salahiyetlidir.
2. Çek veya münakale emrinin veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar
ile yapılan ödemenin herhangi bir sebeple tediye edilmemesi halinde amme
alacaklısının borçluya karşı rücu hakkı mahfuzdur.(1)
2 numaralı fıkra gereğince muamele yapıldığı takdirde çek veya münakale emrinin
kabul edilmemesi keyfiyeti tevsik ve bu durum münakale istiyene, keşideciye
veya bunların temsilcilerine tebliğ edilerek kabul edilmiyen çek iade olunur.
Çeklerde tanzim tarihi:
Madde 43 – (Değişik: 31/1/1984 - 2975/2 md.)
Çekler tahsil dairesine, postaya veya bankaya verildiği tarihle veya en çok bir
gün evvelki tarihle tanzim edilmiş olmalıdır. Daha eski tarihli çekler kabul
edilmez.
Hususi ödeme şekillerinde ödeme tarihi:
Madde 44 – (Değişik birinci fıkra: 25/5/1995 - 4108/12 md.) 41
inci maddeye göre yapılan ödemelerde çekin tahsil dairesine veya bankaya
verildiği, paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı, banka kartı, kredi kartı
ve benzeri kartlar ile yapılan ödemelerde işlemin kartla yapıldığı, münakale
emri üzerine paranın tahsil dairesi hesabına geçtiği gün ödeme yapılmış
sayılır.(1)
42 nci maddenin 2 numaralı fıkrası hükmü mahfuzdur.
Vergi cüzdanları:
Madde 45 – (Değişik: 31/1/1984 - 2975/4 md.)
Vergi, resim gibi belli bir amme alacağı ile devamlı surette mükellef
tutulanlar adına tahakkuk ettirilen amme alacakları ile bunlardan yapılan
tahsilatı göstermek üzere vergi cüzdanları düzenlenir.
Vergi cüzdanlarının fiyatını, ihtiva edeceği bilgileri, cüzdan almaya dair
şekil ve esasları, hangi vergiler hakkında uygulanacağını, kimlere verileceğini
ve uygulama zamanını tespitte Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. Diğer amme
idareleri, alacaklarının mahiyetine uygun olarak bu cüzdanların şeklinde ve
kullanılış tarzında değişiklik yapabilirler.
Vergi cüzdanı mükelleflere bedeli karşılığında verilir.
Vergi cüzdanlarındaki her türlü bilgiler tahsil daireleri tarafından, tahsile
dair kayıtlar ise tahsil daireleri, postaneler veya bankalar tarafından
yazılır, imzalanır ve mühürlenir.
Tahsil daireleri, bankalar ve postaneler tarafından vergi cüzdanlarına yapılan
kayıtlar damga vergisinden muaftır.
Ödemenin ispatı:
Madde 46 – (Değişik birinci fıkra: 31/1/1984 - 2975/5 md.) Amme
alacağının ödendigi, selahiyetli ve mesul memurlar tarafından verilen makbuzlar
ile tahsil daireleri, bankalar veya postaneler tarafından vergi cüzdanlarına
yazılarak, imzalanıp mühürlenen tahsile ait kayıtlarla ispat olunabilir.
42 nci maddenin 2 numaralı fıkrası hükmü mahfuzdur.
Ödemenin mahsup edileceği alacaklar:
Madde 47 – (Değişik: 22/7/1998 - 4369/22 md.)
Amme alacağına karşılık rızaen yapılan
ödemeler sırasıyla; ödeme süresi başlamış
henüz vadesi geçmemiş, içinde bulunulan
takvim yılı sonunda zaman aşımına
uğrayacak, aynı tarihte zaman aşımına uğrayacak
alacaklarda her birine orantılı olarak, vadesi önce
gelen
__________________
(1) 30/7/2003 tarihli ve
4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, 42 nci maddenin birinci fıkrasının (2)
numaralı bendinde yer alan "Çek veya münakale emrinin" ibaresi,
"Çek veya münakale emrinin veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar
ile yapılan ödemenin" şeklinde; 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer
alan" paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı," ibaresi,
"paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı, banka kartı, kredi kartı ve
benzeri kartlar ile yapılan ödemelerde işlemin kartla yapıldığı," şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 10
2491
ve
teminatsız veya az teminatlı olana mahsup edilir. Ödemenin, alacak aslı ile
fer'ilerinin tamamını karşılamaması halinde mahsup alacağın asıl ve fer'ilerine
orantılı olarak yapılır.
Amme alacağına karşılık cebren tahsil olunan paralar, önce parayı tahsil eden
dairenin, artarsa aynı amme idaresinin takibe iştirak etmiş olan diğer alacaklı
tahsil dairelerinin takip konusu alacak aslı ve fer'ilerine orantılı olarak
mahsup edilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tecil, Tehir, Gecikme Zammı
Tecil:
Madde 48 – (Değişik birinci fıkra: 30/5/1985 - 3209/1 md.) Amme
borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların
paraya çevrilmesi amme borçlusunun çok zor duruma düşürecekse, borçlu
tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı
amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; vergi, resim, harç, ceza
tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası ve
gecikme zammı alacakları iki yılı, bu alacaklar dışında kalan amme alacakları
ise beş yılı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir.
(Ek: 31/1/1984 - 2975/6 md.) Borcunun tecilini talep eden ancak, talepleri
uygun görülmeyerek reddedilen borçlular söz konusu borçlarını reddin tebliği
tarihinden itibaren idarece 30 güne kadar verilebilecek ödeme süresi içinde
ödedikleri takdirde bu amme alacağı ödendiği tarihe kadar faiz alınmak
suretiyle tecil olunur.
Tecil salahiyetini kullanacak ve bu salahiyeti devredecek olanlar, Devlete ait
amme alacaklarında ilgili vekiller, vilayet hususi idarelerine ait amme
alacaklarında valiler, belediyelere ait amme alacaklarında belediye
reisleridir.
Teminat, asli ve fer'i amme alacaklarını karşılıyacak miktarda olur. Haciz
yapılmışsa mahcuz mal değeri tutarınca teminat yerine geçer.
Tecilde taksit zamanları ve diğer şartlar tecile salahiyetli makamlarca tesbit
olunur.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz
malların tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde
amme alacağı muaccel olur. (Ek:25/5/1995-4108/13 md.) Tecil edilen amme
alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan olması
halinde, ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.
İcranın kaza mercilerince tehiri:
Madde 49 – İdarece tecil edilmiş bir amme alacağı hakkında kaza
mercilerince icranın tehiri kararı verilmişse: Kaza mercilerinin tehir müddeti
tecil müddetinden az olduğu takdirde; tecil olunan alacak icranın tehiri
müddetinin sonundan tecil müddeti sonuna kadar olan müddet içinde ve kaza
mercilerinin tehiri dolayısiyle zamanında ödenmemiş borç miktariyle birlikte yeniden
taksite bağlanarak alınır. Kaza mercilerinin tehir müddeti tecil müddetinden
çok ise; evvelce yapılan tecil hükümsüzdür.
Takibatın kaza mercilerine tehiri iki senelik tecil müddetini aştığı takdirde
tecil müddeti uzatılmaz.
Ölüm halinde takibin geri bırakılması:
Madde 50 – Karısı yahut kocası, kan ve sıhriyet itibariyle usul
veya furuundan birisi ölen borçlu hakkındaki takip ölüm günü ile beraber üç gün
için geri bırakılır.
Borçlunun ölümü halinde terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç
gün için takip geri bırakılır. üç günün bitiminden terekenin borçları için
takibata devam olunur.
Mirasçılar, mirası kabul veya ret etmemişlerse bu hususta Medeni Kanundaki muayyen
müddetler geçinceye kadar takip geri bırakılır.
Sayfa 11
2492
Gecikme Zammı, Nispet ve Hesabı:
Madde 51- (Değişik: 25/12/2003-5035/4 md.)(1)
Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden
itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay
kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.
Gecikme zammı birmilyon liradan az olamaz.
Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı
cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen
ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde
uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme
zammı tatbik edilmez.
Bakanlar Kurulu, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay
için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme
zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını
aylar itibarıyla farklı olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz
usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya
yetkilidir.
Gecikme zammında tatbik müddeti ve diğer hükümler:
Madde 52 – (Değişik: 31/1/1984 - 2975/8 md.)
Gecikme zammının tatbik müddeti, amme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı,
iflas halinde iflasın açıldığı, aciz halinde bu durumun sabit olduğu güne kadar
olan müddettir.
Gecikme zammının önceden borçluya bildirilmesi gerekmez.
Aslın ödenmiş olması gecikme zammının takip ve tahsiline mani değildir.
Köylerde gecikme zammı:
Madde 53 – (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 - 2347/5 md.) Maliye
Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler hariç olmak üzere belediye
sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil olunan amme
alacakları ödeme süresi içinde ödenmediği takdirde bunlar için yalnız % 10 gecikme
zammı uygulanır.
Ödeme müddeti geçmiş olmasına rağmen tahsildarların gidemediği köylerdeki
borçlulara bu zam, tahsildarın ilk uğradığı zaman içinde borçlarını
ödemedikleri takdirde tatbik olunur.
İKİNCi KISIM
Amme Alacağının Cebren Tahsili
BİRİNCİ BÖLÜM
Cebren Tahsil ve Takip Esasları
Cebren tahsil ve şekilleri:
Madde 54 – Ödeme müddeti içinde ödenmiyen amme alacağı tahsil
dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi
birinin tatbikı suretiyle yapılır:
1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya
çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya
çevrilmesi,
3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.
________________________
(1) 21/4/2006 tarihli ve 26146 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan 3/4/2006 tarihli ve 2006/10302 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararının eki Kararın 1 inci maddesiyle, birinci fıkrada bulunan
gecikme zammı oranı her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere % 2,5 olarak
belirlenmiştir.
Sayfa 12
2493
Ödeme emri:
Madde 55 – Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde
borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları luzumu bir "Ödeme
emri" ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları nereye
ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde
borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı
geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu
takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114
üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında
tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.
Belediye hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri muhtarlıkça
tebliğ olunur. Ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün
içinde tebligat yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan
borçluların isimleri ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme
cetveline" alınarak borçlular borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde
bulunmaya çağırılırlar. Ödeme cetveli köy ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de
köyde herkesin görebileceği umumi bir mahalle 10 gün müddetle asılmak suretiyle
tebliğ olunur ve cetvelin asıldığı Köy muhtarlığınca münadi vasıtasiyle ilan
olunur. Cetvel asılırken ve indirilirken keyfiyet muhtarlıkça zabıt varakasıyle
tesbit edilir. Cebren tahsil ve takip ödeme emrinin tebliği veya ödeme
cetvelinin indirilmesi tarihinde başlamış olur.
Borcunu vadesinde ödemiyenlere ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan
bu malları 7 gün içinde bildirmeleri istenir.
Teminatlı alacaklarda takip:
Madde 56 – Karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı
vadesinde ödenmediği takdirde, borcun 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde
teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsil devam
olunacağı borçluya bildirilir. 7 gün içinde borç ödenmediği takdirde teminat bu
kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek amme alacağı tahsil edilir.
Kefil ve yabancı şahıs veya kurumlar mümessillerini takip:
Madde 57 – Kefil ve yabancı şahıs veya kurumların mümessilleri bu
kanun hükümlerine göre ve aynen asıl borçluların tabi tutuldukları usullerle
takip olunur.
Ödeme emrine itiraz:
Madde 58 – Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir
borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ
tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine
bakan vergi itiraz kamisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli,
incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu
hükümleri tatbik olunur.
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça
göstermesi lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır.
İtirazda bulunan borçlu bu kanuna göre teminat gösterdiği takdirde takip
muamelesi itirazlı borç miktarı için ve itiraz komisyonunca bu hususta karar
verilinceye kadar durdurulur.
İtiraz komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak
mecburiyetindedir.
İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın
reddolunduğu miktardaki amme alacağı % 10 zamla tahsil edilir.
İtiraz komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir.
Sayfa 13
2494
Borcun tamamına bu madde gereğince vakı itirazların tamamen veya kısmen reddi
halinde, borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün
içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.
Borcun bir kısmına karşı bu madde gereğince vakı itirazlar mal bildiriminde
bulunma müddetini uzatamaz.
Mal bildirimi:
Madde 59 – Mal bildirimi, borçlunun gerek kendisinde, gerekse
üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek
miktarın, nevini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü gelirlerini veya
haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim
kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödiyebileceğini yazı ile veya
sözle tahsil dairesine bildirmesidir.
(Değişik: 26/11/1980 - 2347/6 md.) Köylerde mal bildirimi, Maliye
Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler dışında kalan amme borçları için
köy muhtarlığına da yapılabilir.
Sözle bildirim halinde kayfiyet bir zabıtla tesbit edilir. Her iki halde
bildirimin yapıldığına dair amme borçlusuna pulsuz makbuz verilir.
Mal bildiriminde bulunmıyanlar:
Madde 60 – (Değişik: 13/6/1963 - 251/2 md.)
Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 7 günlük müddet içinde borcunu
ödemediği ve mal bildiriminde de bulunmadığı takdirde mal bildiriminde
bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle
tazyik olunur.
Hapisle tazyik kararı, ödeme emrinin tebliğini ve 7 günlük müddetin bitmesini
mütaakıp tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra tetkik mercii hakimi
tarafından verilir.
Bu kararlar Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz olunur.
İcra tetkik mercii hakimi tarafından verilen hapsen tazyik kararları her türlü
harc ve resimden muaftır.
Mal edinme ve mal artmaları:
Madde 61 – Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veyahut
borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği malları ve
gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlıyarak 15 gün içinde
tahsil dairesine bildirmeye mecburdur.
Haciz:
Madde 62 – Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil
dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları
ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı
tahsil dairesince haczolunur.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/12 md.) Maliye Bakanlığı amme alacaklarının takibinde
haczolunacak malların tespiti amacıyla yapılacak mal varlığı araştırmasının
şekli, alanı ve kapsamı ile araştırma yapılacak amme alacaklarının türü ve
tutarını belirlemeye yetkilidir. Bu yetki alacaklı amme idaresi itibarıyla da
kullanılabilir.
Borçlu tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından
ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya
bırakılır.
Ancak haczolunan gayrimenkul artırmaya çıkarılmadan, borçlu, borcun itfasına
yetecek menkul mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse gayrimenkul
üzerinde haciz baki kalmak üzere gösterilen menkul veya alacak da haczolunur.
Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan gayrimenkulün idare ve işletmesine ve
hasılat ve menfaatlerine tahsil dairesi müdahale etmez.
Tahsil dairesi alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu
kadar telif etmekle mükelleftir.
Sayfa 14
2495
Diğer hakların paraya çevrilmesi:
Madde 63 – Tahsil dairesi, borçlunun haklarını tasfiye bakımından
onun haiz olduğu bütün salahiyetleri kullanarak bir intifa hakkı veya taksim
edilmemiş bir miras veya iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi
malların paraya çevrilebilir hale gelmesini genel hükümler dairesinde sağlar.
Bu suretle paraya çevrilebilir hale gelen mallar hakkında da bu kanun hükümleri
tatbik olunur.
Haciz varakası:
Madde 64 – (Değişik birinci fıkra: 25/5/1995 - 4108/14 md.) Haciz
muameleleri, tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin,
mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen
haciz varakalarına dayanılarak yapılır.
Bu varakaların şekli ve ihtiva edeceği bilgiler Maliye Vekaletince belirtilir.
Köylerde haciz:
Madde 65 – Köylerde ve Köy Kanunu tatbik edilen bucaklarda men'kul
mal haczi haciz varakası üzerine köy ihtiyar kurullarınca yapılır.
(Değişik: 26/11/1980 - 2347/7 md.) Bu yerlerde gerek görülen hallerde
Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler için muhtarın veya ihtiyar
kurulu üyelerinden birinin huzuriyle tahsil dairesine menkul mal haczi
yaptırmaya o mahallin en büyük mal memuru yetkilidir.
Borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları:
Madde 66 – Borçlu, elinde bulunan bir malı üçüncü şahsın mülkü
veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde
mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, haczi yapan memur bunu haciz
zaptına geçirir. Keyfiyet, iddia borçlu tarafından yapılmışsa üçüncü şahsa,
üçüncü şahıs tarafından yapılmışsa borçluya bildirilir.
Tahsil dairesi, haciz zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde iddiayı
reddetmediği takdirde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. Üçüncü şahıs,
tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmediği takdirde istihkak
iddiası dinlenmez.
İstihkak iddiası tahsil dairesince kabul edilmez veya borçlu tarafından
istihkak iddiasına itiraz edilirse, 7 gün içinde mahkemeye müracaat etmesi
lüzumu tahsil dairesince üçüncü şahsa bildirilir. Müddetinde dava açılmadığı
takdirde istihkak iddiasından vazgeçilmiş sayılır.
Üçüncü şahıs elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları:
Madde 67 – Haczedilen mal borçlunun elinde olmayıp da, o mal
üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs elinde ise
keyfiyet, haczi yapan memur tarafından haciz zaptına geçirilir. Malın borçluya
ait olduğu iddiasında bulunan tahsil dairesi keyfiyeti alacaklı amme idaresine
bildirir. Alacaklı amme idaresi bildirme tarihinden itibaren 15 gün içinde dava
açmadığı takdirde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.
Borçlu ile birlikte ikamet etmekte olan şahıslar tarafından istihkak iddiasında
bulunulduğu takdirde mal borçlunun elinde sayılır.
İstihkak iddiaları ile ilgili diğer hükümler:
Madde 68 – istihkak davalarına bakmaya haczi yapan tahsil
dairesinin bulunduğu mahal mahkemesi salahiyetlidir. İstihkak davaları diğer
işlere takdimen görülür.
Sayfa 15
2496
Davacı takibin tehirini istediği takdirde kendisinde mevcut delillerin
mahiyetine göre ve muhtemel zarara karşı kafi teminat alınmak suretiyle takibin
tehirine mahkemece karar verilebilir.
İstihkak davası üzerine takibin tehirine karar verilir ve neticede dava
reddolunursa, dava mevzuunu teşkil eden mahcuz malın değerinin % 10 u tutarında
tazminat hükmolunur.
Amme idareleri arasında hacze iştirak:
Madde 69 – Her amme idaresi, diğer bir amme idaresi tarafından
yapılan hacizlere, amme alacağı bu haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olmak
şartiyle, haczedilen mallardan herhangi biri paraya çevrilinceye kadar iştirak
edebilir.
Hacze iştirak halinde, hacizli malın bedelinden ilk önce haczi yapan dairenin
alacağı tahsil olunur. Artanı hacze iştirak tarihi sırası ile alacaklarına
mahsup edilmek üzere, hacze iştirak eden dairelere ödenir.
Haczedilemeyecek mallar:
Madde 70 – Aşağıda gösterilen mallar haczedilemez:
1. (Değişik: 4/5/1994 - 3986/16 md.) 233 sayılı Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet
teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları,iştirakleri
ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi
kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar.
2. Borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile, borçlu ve
ailesine gerekli olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,
3. Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,
4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan arazi
ve çift hayvanları ve taşıtları ve diğer teferruat ve tarım aletleri; çiftçi
değilse sanat ve mesleği için gerekli olan alet ve edevatı ve kitapları;
arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük taşıt sahiplerinin ancak geçimlerini
sağlıyan taşıt vasıtaları,
5. Borçlu veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği
bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç
aylık yem ve yataklıkları,
6. Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile;
a) Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,
b) Borçlu bağ, bahçe veya meyva ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve
ailesinin geçimleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu işler için gerekli
bulunan alat ve edevatı, malzemesi ve fide ve tohumluğu,
c) Geçimi hayvan yetiştirmeye munhasır olan borçlunun kendisinin ve ailesinin
geçimleri için zaruri olan miktarda hayvan ile bu hayvanların üç aylık yem ve
yataklıkları,
7. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emekli
aylıkları ile, bu kabil kimselerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve
ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri,
8. Bir yardım sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi
hallerde bağlanan aylıklar,
9. Vücut ve sağlık üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak zarar
görenin kendisi veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi
gereken paralar,
10. Askerlik malüllerine, şehit yetimlerine verilen harb malüllüğü zammı ile,
1485 sayılı kanun gereğince verilen tekel beyiyeleri,
11. Borçlunun haline münasip evi "ancak evin değeri fazla ise bedelinden
haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere
haczedilerek satılabilir",
Sayfa 16
2497
12. (Değişik: 26/11/1980 - 2347/8 md.) Harcırah Kanununa göre yapılan
ödemeler,
13. (Ek: 26/11/1980-2347/8 md.) 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan
aylıklar.
Kısmen haczedilebilen gelirler:
Madde 71 – (Değişik: 26/11/1980 - 2347/9 md.)
Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama
bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları
tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar
bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.
Yetişmemiş mahsullerin haczi:
Madde 72 – Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri,
yetişmeleri zamanından geriye doğru iki ay içinde haczolunabilir. Bu suretle
haczedilmiş olan mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri, haczi yapan
tahsil dairesine karşı hükümsüz olup takibatın devamına engel olmaz.
Bu hüküm alacağı gayrimenkul rehni ile sağlanmış olan alacaklının, mütemmim
cüz'ü olarak gayrimenkulün yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakkı
kaldırmaz. Şu kadar ki, alacaklı rehnin paraya çevrilmesi için mahsullerin
yetişmesinden önce takip isteğinde bulunmuş olmalıdır.
Haczin neticeleri:
Madde 73 – Borçlu, alacaklı amme idaresinin muvafakatini
almaksızın hacizli mallarda tasarrufta bulunamaz. Haczi koyan tahsil dairesi
buna aykırı hareketin cezayi mucip olduğunu borçluya ihtar eder.
Haczedilmiş olan mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine istinaden
hüsnüniyetle elde ettiği haklar mahfuzdur.
Hüsnüniyet kaidelerine aykırı olarak hacizli mal üzerinde üçüncü şahsın elde
ettiği hakların, alacaklının haczi ile o mala taallük eden hakların ihlal
ettiği nispette butlanına mahkemece hükmolunur.
Paraya çevirme:
Madde 74 – Haczedilen her türlü mallar satılarak paraya çevrilir.
Satıştan elde edilen bedelden, takip masrafları ve takip edilen Amme alacağı
düşüldükten sonra geriye kalan kısım borçlunun ödeme zamanı gelmiş veya
muacceliyet kesbetmiş borçlarına mahsup edilir ve artanı, hacze iştirak etmiş
başka daire yoksa borçluya verilir, hacze iştirak etmiş başka daire varsa,
artan kısımdan evvela bu dairelerin alacakları ayrıldıktan sonra, bakiyesi
borç- luya verilir.
Satıştan elde edilecek bedelin amme alacağından önce ödenmesi gereken
borçlarla, takip giderlerini geçmiyeceği kesin olarak biliniyorsa, hacizli
malın satışını tahsil dairesi tehir edebilir. Şu kadar ki, alacağı amme idaresi
alacağından önce gelenlerin takip hakları mahfuzdur.
Aciz hali:
Madde 75 – Yapılan takip sonunda, borçlunun haczi caiz malı
olmadığı veya bulunan malların satış bedeli borcunu karşılamadığı takdirde
borçlu aciz halinde sayılır.
Yapılan takip safhalariyle bakıye borç miktarı bir aciz fişinde gösterilerek
aciz hali tesbit olunur.
Sayfa 17
2498
Aczin neticeleri:
Madde 76 – Aciz halindeki borçlu hakkında teminat ve faiz
aranmadan 48 inci madde hükmü tatbik olunabilir.
Alacaklı tahsil dairesi aciz halindeki borçlunun mali durumunu zamanaşımı
süresi içinde devamlı olarak takip eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Menkul Malların Haczi ve Satışı
Menkul malların haczi:
Madde 77 – Her türlü menkul mallar cins ve nevileri, vasıfları,
alametleri, sayı ve miktarları ve tahmin edilen değerleri haciz zaptında tesbit
edilmek suretiyle haczolunur.
Haciz sırasında bulunacaklar ve haciz zaptı:
Madde 78 – Haciz sırasında borçlu veya zilyed veya bunların;
vekilleri, işçi, müstahdem veya aileleri efradından birisi kendilerini temsilen
bulunur. Bunlar haciz yerinde bulunmaz veya o sırada bulundurulmaları
sağlanamazsa gıyapta haciz yapılır. Gıyapta yapılan hacizlerde zabıta memuru
veya muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden biri veya borçlunun veya zilyedin
komşularından iki kişi hazır bulundurulur.
Tanzim edilen haciz zaptında, hacze esas olan haciz varakasının tarih ve
numarası, haczin yapıldığı yer, gün ve saat, haczedilen malların neler olduğu,
tahmin edilen değerleri, haciz sırasında bulunan kimseler, varsa üçüncü
şahısların iddiaları vesair lüzumlu hususlar belirtilir, hazır bulunanlarca
imzalanarak haciz işi tamamlanır.
Gıyapta yapılan hacizlerde zaptın bir örneği borçlu veya zilyede derhal tebliği
olunur.
Güneş battıktan doğuncaya kadar ve tatil günlerinde haciz yapılamaz. Tatil
günlerinde veya geceleri çalışılan yerlerde yapılacak hasılat haczi ile
borçlunun mal kaçırdığının anlaşıldığı haller bu hükümden müstesnadır.
Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi:
Madde 79 – (Değişik: 30/3/2006 – 5479/5 md.)
Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş,
ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek
suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu
veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel
kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil
dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu
ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin
geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine
teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi
takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine
ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri
üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri,
alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta
yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik
ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların
elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
Sayfa 18
2498-1
Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve
alacaklarının bulunabileceği bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki
tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca
belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar için doğrudan bankaların genel
müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne
de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini kapsayacak şekilde beyanda bulunma
yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne aittir.
Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde
bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın
tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya
emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz
bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine
yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi
halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu
Kanun hükümleri tatbik olunur.
Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz
bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi
tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme
borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek
zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10
uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına
karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz
varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak
çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren
mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine,
haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.
Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açıp
itirazında kısmen veya tamamen haksız çıkan üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit
davasının lehine sonuçlanması veya asıl amme borçlusunun takip konusu amme
alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci
fıkrası hükmü uygulanmaz.
Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine
itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın
yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü
şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre
cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini
isteyebilir.
Menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü
şahısların genel hükümler gereğince asıl borçluya rücu hakları saklıdır.
Zor kullanma:
Madde 80 – Haciz tatbikında istendiği takdirde, kilitli ve kapalı
mahallerin açılması ve her türlü eşyanın gösterilmesi mecburidir.
Sayfa 19
2498-2
Sayfa 20
2499
Gerekirse bu yerler zorla açtırılır, kilit ve her türlü tertipler kırılabilir.
Haczolunan malların zorla alınmasında hal ve durumun gerektirdiği her türlü
zora başvurulabilir.
Borçlunun üzerinde haczi kabil kıymetli mallar bulunduğu ve kendisi bunları
rızasiyle teslim etmediği veya üzerinde sağladığı takdirde şahsına karşı da zor
kullanılır.
Hacizde değerleme:
Madde 81 – Haczedilen mallara haczi yapan memur tarafından değer
biçilir, borçlunun müracaatı üzerine veya tahsil dairesince lüzum görüldüğü
takdirde yeniden bilirkişiye değer biçtirilir.
Haczedilen menkul malların korunması:
Madde 82 – Haczedilen para, kıymetli maden, mücevher, ticari
senet, hisse senedi ve tahvil gibi menkul mallar kaybolmalarını ve
değiştirilmelerini önliyecek tedbirler alınarak tahsil dairelerince muhafaza
olunur.
Sair menkul mallar uygun bir yerde muhafaza altına alınır veya güvenilir bir
şahsa veyahut güvenilir bir şahsın kefaleti altında borçlunun veya zilyedin
kendisinde bırakılır.
Menkul malları koruyacak olanların mecburiyet ve mesuliyetleri:
Madde 83 – Borçlular, zilyedler, güvenilir şahıslar 82 nci madde
gereğince kendilerine bırakılan malları, alacaklı amme idarelerince yapılacak
ilk talep üzerine derhal ve kendilerine teslim edildiği zamandaki durumları ile
geri vermek mecburiyetindedirler.
Bu mecburiyeti yerine getirmiyenler, haklarında yapılacak ceza takibinden
başka, bu malların kendilerine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya
zayi olduğunu ispat edemedikleri takdirde, geri verilmiyen malların değerleri
tutarınca borçlu sayılıp bu kanun hükümleri gereğince takip olunurlar.
Menkul malların satışı:
Madde 84 – Menkul mallar tahsil dairelerince, köylerde ihtiyar
kurullarınca haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içinde
satışa çıkarılır.
Bozulma, çürüme ve benzeri sebeplerle muhafazasına imkan olmıyan veyahut
beklediği takdirde mühim bir değer düşüklüğüne uğraması muhtemel bulunan
malların paraya çevrilmesine derhal başlanabilir.
Satış şekli, artırma ve ilan:
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 22/7/1998 - 4369 23 md.) Menkul
mallar, tahsil dairelerinin satış mahallinde açık artırma ve peşin para ile
satılır. Tahsil dairesince uygun görülmesi halinde, artırma malın mahallinde de
yapılabilir. Açık artırma ile satışa çıkarılan mal, artırma sonunda üç defa
yüksek sesle duyurulduktan sonra en çok artırana ihale edilir. Bozulma, çürüme
ve benzeri sebeplerle korunması mümkün olmayan ya da beklediği zaman önemli bir
değer düşüklüğüne uğrayacağı anlaşılan mallar en uygun yerde pazarlıkla,
borsası bulunan mallar ilgili borsada satılabilir. İlk artırmada satılamayan
malların ikinci artırması bir başka il veya ilçede yapılabilir.
Gerekli hallerde artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat, satılacak malların
nevi ve evsafı önceden ilan olunur.
İlanın şekli, artırmanın tarzı, yeri ve günü alacaklı amme idaresinin ve
borçlunun menfaatine en uygun gelen şekil göz önünde tutularak alacaklı amme
idaresince tesbit olunur.
Satılan mal, bedeli alınmadan teslim edilmez. Tahsil dairesi mal bedelinin
ihale gününü takip eden günden itibaren üç gün içinde ödenmesi için mühlet
verebilir.
Sayfa 21
2500
Bir kısım malların satışı ile amme alacağı karşılandığı takdirde geriye kalan
malların satışından vazgeçilir ve bunlar üzerindeki haciz kaldırılır.
Müşterinin malı almaktan vazgeçmesi:
Madde 86 – Müşteri malı almaktan vazgeçer veya verilen mühlet
içinde bedelin tamamını vermezse mal ikinci defa artırmaya çıkarılır ve en çok
artırana ihale olunur. Mal birinci defa kendisine ihale olunan kimseden, iki
ihale arasındaki fark ve diğer zararlar ve % 5 faiz, veya ikinci ihalede talip
çıkmaması sebebiyle ihale yapılmadığı takdirde birinci ihale bedeli ve diğer
zararlar ve % 5 faiz, ayrıca bir hüküm alınmasına hacet kalmaksızın bu kanun
hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece yapılan her nevi masraflar
alınmak suretiyle mal kendisine terkolunur. Mal bedeli ihale yapılan şahıstan
tahsil edilemediği müddetçe asıl borçlunun borçlu sıfatı devam eder.
Satılamayan menkul mallar:
Madde 87 – Haczedilen menkul mallara verilen bedel 81 inci maddede
tesbit olunan değerini % 75 inden aşağı olursa veya hiç alıcı çıkmazsa, ilk
artırma tarihinden başlıyarak 15 gün içinde uygun görülen zamanlarda bu mallar
tekrar satışa çıkarılır. Bu ikinci artırmada verilen bedel ne olursa olsun
satış yapılır.
Menkul mallar yerinde veya başka yere götürüldüğü halde yine satılmaz veya
taşıma giderlerinin çokluğu yüzünden başka yere götürülmesi uygun görülmezse
yukardaki 15 günlük sürenin bitmesinden itibaren 6 ay içinde pazarlıkla
satılır. Bu suretle de satılamadığı takdirde haczedilen mallar borçluya geri
verilebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Gayrimenkul Malların Haczi ve Satışı
Gayrimenkul malların, gemilerin haczi:
Madde 88 – Her türlü gayrimenkul malların, gemilerin haczi
sicillerine işlenmek üzere haciz keyfiyetinin tapuya veya gemi sicillerinin
tutulduğu daireye tebliğ edilmesi suretiyle
yapılır.
Gayrimenkul haczi, bunların hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Ancak
borçlunun başkaca bir geliri yoksa kendisinin ve ailesinin geçimleri için kafi
miktarda mahsulden veya satıldıkça bedelinden münasip miktarı borçluya
bırakılır.
Alacaklı tahsil dairesi, haczedilen gayrimenkul ve gemilerin idaresi ve
işletilmesi, menfaat ve hasılatın toplanması için gereken tedbirleri alır.
Haczin rehinli alacaklılara bildirilmesi:
Madde 89 – Gayrimenkul haczinde, gayrimenkul kendilerine
rehnedilmiş olan alacaklılara tapu dairesince hacizden haber verilir.
Satış ve satış komisyonları:
Madde 90 – Gayrimenkuller, satış komisyonlarınca açık artırma ile
satılır.Satış komisyonu, il ve ilçelerde en büyük mal memurunun veya tevkil
edeceği zatın reisliği altında belediye meclisi tarafından kendi azası
arasından seçilmiş bir zat ile alacaklı amme idaresinin salahiyetli bir
memurundan ve gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızından teşekkül
eder.
Gayrimenkullere değer biçme:
Madde 91 – Satışa çıkarılacak gayrimenkullere bilirkişinin
mütalaası alınmak suretiyle satış komisyonu tarafından rayiç değer biçilir.
Sayfa 22
2501
Gayrimenkullerin satış şartnamesi:
Madde 92 – Tahsil dairesi, satılacak gayrimenkul için aşağıdaki
kayıtları ihtiva eden bir şartname tanzim eder:
1. Gayrimenkul malikinin adı, soyadı ve adresi,
2. Gayrimenkulün bulunduğu mahalle, sokak ve kapı numarası durumu ve hususi
vasıfları,
3. Gayrimenkulün artırmaya esas olarak biçilen rayiç değeri.
4. % 7.5 nispetindeki teminat tutarı,
5. Gayrimenkul üzerindeki henüz vadesi gelmemiş rehinler hakkında gerekli
bilgilerle, satışın, gayrimenkul üzerindeki irtifak hakları, gayrimenkul
mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri, irat senetleriyle
birlikte yapılacağı.
6. Gayrimenkulün rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar varsa bunların
müşteriye devredilmeyip satış bedelinden tercihan ödeneceği,
7. Ne gibi giderlerin alıcıya ait olacağı.
Gayrimenkul satışında ilan:
Madde 93 – Alacaklı tahsil dairesi gayrimenkul satışını, artırma tarihinden
en az 15 gün önce başlamak şartiyle ilan eder. İlanların yer, müddet ve
şekillerine ait umumi esaslar Maliye Vekaletince tayin olunur.
İlanda, satışın yapılacağı yer, gün, saat ve satılacak gayrimenkulün durumu ile
vasıfları gösterilir.
İlanın birer örneği, borçluya, vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün tapu
sicilinde hakkı kayıtlı bulunanlardan adresi belli olanlara tebliğ olunur.
Gayrimenkul mallarda artırma ve ihale:
Madde 94 – Artırmaya iştirak edeceklerden gayrimenkule biçilmiş
rayiç değerin % 7.5 u nispetinde 10 uncu maddenin 1 ila 4 üncü bentlerinde
yazılı teminat alınır.
Gayrimenkul artırma sonunda, üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale
olunur. Şu kadar ki, artırma bedeli gayrimenkul için biçilmiş olan değerin % 75
ini bulmak lazımdır. Şayet amme alacağına ruçhanı olan diğer alacaklar bu
gayrimenkul ile temin edilmiş ise, artırma bedelinin, bu suretle ruçhanı olan
alacakların tutarından fazlaya çıkması ve yapılmış ve yapılacak masrafları da
karşılaması şarttır.
Gayrimenkulün rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar alıcıya devredilmez,
satış bedelinden ödenir.
Haczedilen gayrimenkullerin ayrılması mümkün olup da bir kısmının bedeli amme
alacağını karşılamaya yettiği takdirde, borçlu yazı ile istemedikçe artan kısım
satılmaz. Gerekirse tapu dairesine satılacak kısım tefrik ettirilir.
İhale kararının bir örneği borçluya veya vekil veya mümessiline ve
gayrimenkulün tapu sicilinde hakkı kayıtlı bulunanlardan adresi belli olanlara
tebliğ olunur.
Artırmanın uzatılması:
Madde 95 – Artırmada yukardaki maddede yazılı miktar elde
edilmemiş ise, en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartiyle artırma 7 gün
daha uzatılır. 7 nci günü aynı saatte gayrimenkul en çok artırana ihale edilir.
Evvelce yapılan ilanda bu hususlar belirtilir. Şu kadar ki, ruçhanlı alacaklı
bulunduğu takdirde ihale bedelinin ruçhanlı alacakla birlikte masrafları da
aşması şarttır, aşmazsa satış yapılmaz.
Sayfa 23
2502
İhalenin yapılamaması:
Madde 96 – Artırmalarda istekli çıkmadığı veya teklif edilen bedel
95 inci maddede yazılı olduğu üzere ruçhanlı alacakla, masrafları aşmadığı
takdirde amme idaresince teferruğ edilinceye kadar gayrimenkul üzerindeki haciz
devam eder.
Bu müddette tahsil dairesine her hangi bir istekli müracaat ettiği takdirde, bu
müracaat alacaklı amme idaresince uygun görülmek şartiyle, satış için 7 günlük
bir ilan yapılarak gayrimenkul 95 inci madde hükümleri dairesinde en çok
artırana ihale olunur. Gayrimenkul teferruğ edilinceye kadar bir istekli
çıkmadığı takdirde tahsil dairesi mahcuz malı uygun gördüğü zamanlarda satışa
çıkarabilir. Bu takdirde satış ve ilan hakkında yukardaki hükümler ve ihale
için de 95 inci madde hükümleri tatbik olunur.
Gayrimenkul satış bedelinin tahsili:
Madde 97 – Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen
mühlet içinde parayı vermezse ihale kararı feshedilir ve gayrimenkul, satış
komisyonunca hemen 7 gün müddetle artırmaya çıkarılır. Bu artırmayı
alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız ilanla iktifa olunur ve en çok
artırana ihale edilir.
Birinci defa kendisine ihale yapılan kimse iki ihale arasındaki farktan ve
diğer zararlardan mesuldür. İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme
hacet kalınmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi tahsil dairesince
tahsil olunur. Faiz % 5 ten hesap olunur. Aradaki farkın amme alacağını aşan
miktarın bundan mesul olan şahıstan tahsil edebilmek üzere malı satılan amme
borçlusuna dairece bir vesika verilir.
Gayrimenkullerin teferruğu ve geri verilmesi:
Madde 98 – İkinci artırma tarihinden başlıyarak bir yıl içinde
gayrimenkul en az bir kere daha satışa çıkarıldığı halde satılmasına imkan
bulunmadığı takdirde gayrimenkul alacaklı amme idaresinin talebi üzerine ve
satış komisyonu karariyle amme idaresince teferruğ edilebilir. Teferruğ bedeli,
gayrimenkulün biçilen rayiç değerinin % 50 sidir.
Teferruğ muamelesinin ikmalini mütaakıp, takip ve teferruğ masrafları
düşüldükten sonra artan bedel borca mahsup edilir. Teferruğ edilen gayrimenkul
teferruğ kararı tarihinden itibaren bir yıl müddetle satışa çıkarılamaz.
Borçlu satış komisyonunun teferruğ kararı tarihinden başlıyarak bir yıl içinde
amme alacağını, gecikme zamları ile birlikte ödediği takdirde gayrimenkul
kendisine geri verilir. Ferağ masrafı borçluya aittir.
Teferruğ kararı verilmeden evvel biçilen rayiç bedelin % 75 i veya fazlasiyle
hariçten talip çıkarsa alacaklı amme idaresi teferruğdan vazgeçer.
İhalenin neticesi fesih ve tescil:
Madde 99 – Satış komisyonu tarafından gayrimenkul kendisine ihale
edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin feshi
gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet yoliyle
istenebilir. İhalenin ilgililere tebliği tarihi şikayet için muayyen olan 7
günlük müddete başlangıç sayılır. Tetkik merciinin vereceği karar 10 gün içinde
temyiz olunabilir. Temyiz talebini Temyiz İcra ve İflas Dairesi tetkik eder.
İhale edilen malın değeri 50.000 Yeni Türk Lirasını aştığı takdirde murafaa
istenebilir. İhalenin feshi veya kaydın tashihi hakkında başkaca mahkemeye veya
idari kaza mercilerine müracaat olunamaz. Tescil için tapu dairesine yapılacak
tebligat şikayet için muayyen müddetin geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse
şikayetin intacından sonra yapılır.(1)
____________________
(1) 30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı
Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu maddede yer alan “ihale edilen malın
değeri iki bin lirayı aştığı takdirde” ibaresi, “ihale edilen malın
değeri 50.000 Yeni Türk lirasını aştığı takdirde” olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Sayfa 24
2503
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İflas Yoliyle Takip ve
Konkordato
İflas yoliyle takip:
Madde 100 – Amme alacaklarının tahsili için İcra ve İflas Kanunu
hükümleri dairesinde amme borçlusunun iflası istenebilir.
İflas dairesi, amme alacaklarının iflas masasına geçirilmesini temin için,
hakkında iflas açılan kimseleri ve basit ve adi tasfiye şekillerinden hangisinin
tatbik edileceğini bulunduğu yerdeki amme idarelerine zamanında bildirmeye
mecburdur.
Konkordato:
Madde 101 – Amme idaresi tarafından iflas talebinde bulunulsa
dahi tasdik edilen konkordato amme alacakları için mecburi değildir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Zamanaşımı, Terkin,
Yasaklar ve Cezalar ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Zamanaşımı ve Terkin
Tahsil zamanaşımı:
Madde 102 – Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvimi yılını takib
eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına
uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri
mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
Zamanaşımının kesilmesi:
Madde 103 – Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:
1. Ödeme,
2. Haciz tatbikı,
3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat.
4. Ödeme emri tebliği,
5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya
yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbikı veya bunlar tarafından
yapılması,
7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
8. Amme alacağının teminata bağlanması,
9. kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi
tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat
edilmesi.
11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.) Amme alacağının özel kanunlara göre
ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.
Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren
zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.
Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni
vade gününün rasladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza
mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı
ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı; takvim yılını takip eden
takvim yılının ilk günüdür.
Zamanaşımının işlememesi:
Madde 104 – Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas
etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına
imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez.
Sayfa 25
2504
Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar
veya durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder.
Tabii afetler sebebiyle terkin:
Madde 105 – Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması,
kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benziyen afetler
yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini
kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve afetlerin zarar verdiği gelir
kaynakları ile ilgili amme alacakları İcra Vekilleri Heyeti karariyle kısmen
veya tamamen terkin olunur.
Bu madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay
içinde ilgili amme idaresine yazı ile müracaat edilmesi şarttır.
Bu madde şümulüne giren bir zararın mevcut olup olmadığı mahalli il veya ilçe
idare kurullarınca, zararın derecesi, Maliye Vekaletince genel olarak
belirtilecek esaslar dahilinde ilgili amme idarelerince tesbit olunur.
Vergi Usul Kanunu mevzuuna giren amme alacakları hakkında mezkür kanunun 105
inci maddesi hükümleri tatbik olunur.
Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin:
Madde 106 – (Değişik: 26/11/1980 - 2347/10 md.)
(Değişik birinci fıkra: 25/5/1995 - 4108/15 md.) Yapılacak takip sonunda
tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla
bulunduğu anlaşılan 5.000 000 liraya kadar (5.000.000 lira dahil) amme
alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı
süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. Bakanlar Kurulu, bu miktarı on
katına kadar artırmaya yetkilidir.(1)
(Ek: 3/12/1988 - 3505/25 md.) Maliye ve Gümrük Bakanı, yukarıdaki fıkra
hükmüne göre terkin edilecek amme alacağının miktarını belirlemeye yetkilidir.
Terkin selahiyetini haiz olanlar bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını
mahalli makamlara bırakabilirler.
İKİNCİ BÖLÜM
Yasaklar ve Cezalar
Sırrın ifşası:
Madde 107 – Bu Kanunun tatbikında vazifeli bulunan kimseler, bu
vazifeleri dolayısiyle amme borçlusunun ve onunla ilgili kimselerin
şahıslarına, mesleklerine, işlerine, muamele ve hesap durumlarına ait
öğrendikleri sırlarla, gizli kalması lazımgelen diğer hususları ifşa ettikleri
takdirde 2 aydan 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.
Bu sırları kendileri veya başkaları için menfaat temini maksadı ile ifşa
edenler beş aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır ve bu suçun
failleri ile birinci fıkradaki suçun mükerrirlerinin bir daha Devlet hizmetinde
kullanılmamalarına karar verilir.
(Üç, dört ve beşinci fıkralar Mülga: 22/7/1998 - 4369/82 md.)
(Ek fıkra: 30/7/2003-4962/3 md.)Bu Kanunun 41 inci maddesine göre amme
alacağını tahsil yetkisi verilen kuruluşlara, yapacakları tahsile yönelik
bilgilerin verilmesi sırrın ifşaı sayılmaz. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin
usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
——————————
(1)
Bu maddede yeralan, "500.000 liraya kadar (500.000 lira
dahil)" ibaresi, 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci
maddesiyle "5.000.000 liraya kadar (5.000.000 lira dahil)" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 26
2505
Artırmalara katılamıyacak ve artırmalardan mal satınalamıyacak olanlar:
Madde 108 – Bu kanunun tatbikında vazifeli bulunan kimseler, bu
kanun gereğince paraya çevrilecek malların artırmasına ne kendi adlarına, ne de
diğer kimseler ad ve hesabına iştirak edemiyecekleri ve bu artırmalardan mal
satınalamıyacakları gibi, bu malları üçüncü şahıslar vasıtasiyle veya üçüncü
şahıslara satınaldırıp onlardan beş sene müddetle teferruğ suretiyle dahi
satınalamazlar. Bu memnuiyet, bunların eşlerine ve üçüncü dereceye kadar (bu
derece dahil) kan ve sıhri hısımlarına da şamildir. Bu memnuiyet hilafına
yapılan ihalelerin 99 uncu maddeye göre feshi istenebilir.
Bu madde hükmüne aykırı hareket edenler üç aydan üç yıla kadar hapis ve altı
aydan üç yıla kadar memuriyetten mahrumiyet cezası ile cezalandırılırlar.
Takdir muamelelerine ve kararlara iştirak edemiyecek olanlar:
Madde 109 – Bu Kanunun tatbikatında satış komisyonu reis ve
azasiyle,bilirkişiler ve yine bu kanunun tatbikı münasebetiyle kendilerine
intikal edecek hadiselerin karara bağlanmasında itiraz komisyonları reis ve
azası:
1. Kendilerine nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine,
2. Kan veya sıhri usul ve furuuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene
yahut kan hısımlığında üçüncü (bu derece dahil), sıhri hısımlıkta bu hısımlığı
meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile üçüncü (bu derece dahil)
dereceye kadar olan civar hısımlarına,
3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere,
ait işlerin takdir muamelelerine ve bu işler hakkında verilecek kararlara
iştirak
edemezler.
Amme alacağının tahsiline engel olanlar:
Madde 110 – Amme alacağının tahsili için hakkında takip
muamelelerine başlanan borçlu kısmen veya tamamen tahsile engel olmak veya
tahsili zorlaştırmak maksadiyle mallarından bir kısmını veya tamamını,
1. Mülkünden çıkararak, telef ederek yahut değerden düşürerek gerçek surette,
2. Gizliyerek, kaçırarak muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya
aslı olmıyan borçlar ikrar ederek, yahut alındılar vererek gerçeğe aykırı
surette, varlığını yok eder veya azaltır ve geri kalan mallar borcu karşılamaya
yetmezse üç aydan üç yıla kadar hapis cezasiyle cezalandırılır ve tevellüt eden
zarar az ise verilecek ceza yarısına kadar indirilerek, eğer pek fahiş ise
yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
Gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlar:
Madde 111 – Bu kanuna göre istenen mal bildirimini gerçeğe aykırı
surette yapanlarla, yaşayış tarzları mal bildirimine uymıyanlar sulh işlerine
bakan mahkemelerce bir aydan bir seneye kadar hapis ile cezalandırılırlar.
Mal edinme ve artmalarını bildirmiyenler:
Madde 112 – Usulü dairesinde mal bildiriminde bulunduktan sonra,
edinilen mallarla, her türlü mallarında, kazanç ve gelirlerinde olan artmaları
61 inci madde hükümleri gereğince zamanında bildirmemek suretiyle amme
alacağının tahsilini engellemiş veya zorlaştırmış olanlar sulh işlerine bakan
mahkemelerce bir aydan bir seneye kadar hafif hapis cezası ile
cezalandırılırlar.
Sayfa 27
2506
Amme borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları bildirmiyenler:
Madde 113 – Amme borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları
55 inci maddenin son fıkrası gereğince yapılan talebe rağmen bildirmiyenler
sulh işlerine bakan mahkemelerce 15 günden 6 aya kadar hafif hapis cezasiyle
cezalandırılırlar.
İstenecek bilgileri vermiyenler:
Madde 114 – Kendisine ödeme emri tebliğ olunan ve malı olmadığı
yolunda bildirimde bulunan amme borçluları bu bildirim ile birlikte veya
bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde:
1. En son kanuni ikametgah ve iş adreslerini,
2. Varsa devamlı mükellefiyetleri bulunan diğer tahsil dairelerini ve amme
idarelerini ve bunlardaki hesap ve kayıt numaralarını bildirmek, nüfus kayıt
suretini vermek mecburiyetindedirler.
Bu vazifeyi makbul bir özre dayanmadan zamanında yerine getirmiyenler sulh
işlerine bakan mahkemelerce bir aya kadar hafif hapis veya 100 Yeni Türk
Lirasına kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.(1)
Suçların takibi:
Madde 115 – 110 ila 114 üncü maddelerde yazılı suçlar, alacaklı
amme idaresinin o mahaldeki en büyük memurunun ihbarı üzerine Cumhuriyet
Savcılığı tarafından takip olunur.
Bu suçlar bir hükmi şahsın idare ve muamelelerini görme sırasında işlenmiş ise
ceza, hükmi şahsın ortaklarından, mümessil ve vekillerinden, tasfiye
memurlarından idare meclisi reis ve azasından, murakıp ve müfettişlerinden veya
müstahdemlerinden muameleyi yapmış olanlar hakkında hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Son Hükümler
Kaldırılan kanun ve hükümler:
Madde 116 – Aşağıda yazılı kanun ve hükümler yürürlükten
kaldırılmıştır:
1. 5 Ağustas 1325 tarihli Tahsili Emval Kanunu,
2. 2 Şaban 1327 tarihli Tahsili Emval Kanununun 11 ve 17 nci maddelerine
müzeyyel fıkarat hakkındaki 18 Kanunusani 1331 tarihli kanun,
3. 26/6/1332 tarihli Maadin Nizamnamesinin 57 nci maddesi,
4. 19 Teşrinisani 1336 tarihli ve 48 sayılı kanun,
5. 1 Teşrinievvel 1337 tarih ve 156 sayılı kanun ile 26/1/1939 tarih ve 3586
sayılı kanun 2 nci maddesi,
6. 20/5/1933 tarih ve 2184 sayılı kanun,
7. 23/12/1934 tarih ve 2656 sayılı kanun,
8. 4/7/1934 tarih ve 2560 sayılı kanunun 2 nci maddesi,
9. 4/7/1934 tarih ve 2566 sayılı kanunun 12 nci maddesi,
10. 23/12/1935 tarih ve 2871 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası,
11. 21/8/1940 tarih ve 3911 sayılı kanun ve bu kanunun 3 üncü maddesi ile ilga
edilen suveri tahsiliyesi bir kanunu mahsus ile muayyen olmıyan tekalif ve
rüsum hakkındaki 12 Kanunusani 1331 tarihli kanun,
12. 7/6/1949 tarih ve 5432 sayılı Vergi Usul Kanununun 103 üncü maddesinin son
fıkrasının (Mükellefin yapacağı vergi ödemeleri kabul olunmaz) hükmü ile 352
nci maddesi ve 377 nci maddesinin teminat olarak alınacak mallara ait
hükümleri,
_____________________
(1) 30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı
Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu maddede yer alan “100 liraya kadar hafif
para cezası“ ibaresi, “100 Yeni Türk Lirasına kadar adli para
cezası“ olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 28
2507
13. İcraat ve mukataatı vakfiyenin vergi ile birlikte tahsiline dair 27
Rebiulevvel 1331 tarihli kanunu muvakkat ile bu kanunu muaddil 16 Ramazan 1332
ve 26 Temmuz 1330 tarihli kanun,
14. Kanunların, vergi, resim ve harçların tahsil gecikme zammına ve tahsil
zamanaşımına mütaallik hükümleri.
Erken Ödemede İndirim
Ek Madde 1 – (Ek: 29/8/1996 - 4179/1 md.)
Amme alacağının kanuni ödeme süresinden önce ödenmesinde, aşağıda belirtilen
indirim ve esaslar uygulanır:
1. Erken ödemelerde indirim, ödeme tarihinden kanuni ödeme süresinin son gününe
kadar, her gün için aylık % 4 oranında uygulanır.
2. Kanuni ödeme süresinin sonunda artakalan tutarlar, erken ödeme sayılır ve
diğer amme alacaklarına mahsup edilinceye kadar (1) numaralı bende göre işlem
yapılır. Nakden iadelerde indirim uygulanmaz.
3. İndirim uygulanacak sürelerin hesabında bir ay 30 gün olarak kabul edilir ve
ödemenin yapıldığı gün dikkate alınmaz.
4. Bakanlar Kurulu; (1) numaralı bentte yazılı oranı sıfıra kadar indirmeye %
8'e kadar artırmaya, amme alacaklarının nev'i ve vadeleri itibariyle
farklı oranlar tespit etmeye yetkilidir. (1)
5. Bu madde hükümlerinden yararlanacak amme alacaklarını nev'ileri ve dönemleri
itibariyle sınırlamaya, münhasıran tahakkuk eden amme alacakları için
uygulatmaya, indirimin yapılma şekli ve zamanı ile diğer usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
6. (Ek: 30/7/2003-4962/4 md.) Bu Kanunun 41 inci maddesine göre kredi
kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle komisyonsuz yapılan ödemelerde,
bu madde hükmüne göre indirim uygulamasına esas alınacak ödeme tarihi, paranın
alacaklı tahsil dairesi hesabına geçtiği gündür.
Tahsili Emval Kanununa göre başlamış takipler:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel
Tahsili Emval Kanununa göre başlamış takiplere ait mütaakıp muameleler bu
kanunun hükümleri dairesinde cereyan eder.
Bu Kanunun neşri tarihinde gecikme zammına tabi olmıyan amme alacakları:
Geçici Madde 2 – Bu Kanunun 51 inci maddesindeki gecikme zamları,
halen gecikme zammına tabi olmıyan muaccel amme alacaklarından bu kanunun neşri
tarihinde ödenmemiş olanların, neşir tarihinden itibaren altı ay içinde
ödenmiyenleri hakkında da tatbik olunur.
Bu Kanuna göre takip edilecek vakıf mukataa ve müecceleleri:
Geçici Madde 3 – Vakıflar İdaresince tahakkuk etirilip
mükelleflerine şahsan veya bulunamadıkları takdirde ilanen, tebliğ olunup da
tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde ödenmiyen vakıf mukataa ve
müecceleleri hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.
Geçici Madde 4 – (Ek: 6/3/1962 - 40/1 md.)
Gelir, Kurumlar, dahilde alınan istihsal, nakliyat ve banka ve sigorta
muameleleri vergilerinden, 1/1/1962 tarihinde vadesi geçmiş borcun
bulunanlardan 48 inci maddeye göre yaptıkları tecil talepleri bu Kanunun
yürlüğe girmesinden önce reddedilmiş olanlar ile haklarında aynı madde
uygulanmış bulunanların (İktisadi Devlet Teşebbüsleri hariç) bu Kanunun
yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil dairesine yazı ile müracaat
etmeleri şartı ile; son durumları yeniden incelenir.
——————————
(1) Bu Madde de sözü edilen oranlar
için; 8/9/1997 tarih ve 97/9942 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararına, R.G:
20/9/1997 -23116 daha önceki değişiklikler için bu Kanunun sonundaki
"ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne bakınız.
Sayfa 29
2508
Bu inceleme sonunda, zor durumda bulundukları anlaşılanların, bakıye borçları
(Bu Kanunun şümulüne giren borçlardan 1/1/1962 tarihi ile Kanun yürürlük tarihi
arasında cebren veya rızaen tahsilat yapılmış ise taksitlendirilmek suretiyle
tecil edilecek miktar borç bakıyesidir.) Maliye Bakanlığınca, 48 inci maddedeki
iki yıl kaydı ile bağlı olmaksızın; 1962 bütçe yılı sonunu tecavüz etmiyecek
şekilde; taksitlendirilmek suretiyle münasip müddetle bir defaya mahsus olmak
üzere tecil olunabilir.
Kanunun teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların teminat yerine
geçmesi, teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden teminatın tamamlanması
ile ilgili hükümleri mahfuzdur.
Maliye Bakanlığı bu madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen veya tamamen
mahalli teşkilata devredebilir.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi; tahsil dairesince yapılacak yazılı tebliğ
üzerine 15 gün içinde değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların
tamamlanmaması veya yerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı
muaccel olur.
Geçici Madde 5 – (Ek: 23/10/1962 - 85/1 md.)
Gelir, kurumlar ve dahilde alınan istihsal vergilerinden 1/1/1962 tarihinde
vadesi geçmiş bulunan sınai işletmeler borçlularından (İktisadi Devlet
Teşebbüsleri hariç) 48 inci maddeye göre yaptıkları tecil talepleri 40 sayılı
kanunun yürürlüğünden önce reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkür madde hükmü
uygulanmış bulunanlar ve geçici 4 üncü maddeye göre yaptıkları tecil talepleri
reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkür madde hükmü uygulanmış bulunanlar bu
kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren bir ay içinde Maliye vergi tahsil
dairelerine yazı ile müracaat etmeleri şartiyle son durumları yeniden
incelenir.
Yapılan incelemede borçlunun, mevcut sınai tesisi satılmaksızın veya sınai
tesisin faaliyetinin devamına imkan bırakmıyacak veya ağır şekilde sekteye
uğratacak tedbirlere baş vurulmaksızın borcunu ödeyemiyeceği anlaşıldığı
takdirde bir defaya mahsus olmak üzere bakiye borçları (500) bin liraya kadar (500
000 lira dahil) olanların borçları Maliye Bakanlığınca, (500) bin liradan
yukarı olanların borçları Bakanlar Kurulunca (5) seneye kadar tecil olunabilir.
Gerekirse taksitlerin tahsiline en çok üçüncü yıl sonunda başlanır.
Evvelce faaliyette bulunduğu halde bu kanunun yürürlüğü tarihinde mali
imkansızlıkları yüzünden faaliyetini tatil etmiş bulunan sınai müesseselerin bu
hükümden istifadeleri, tecil muamelesinin ikmalinden itibaren en geç (6) ay
içinde tekrar faaliyete geçmelerine bağlıdır.
Kanunun, teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların teminat yerine
geçmesi, teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden teminatın tamamlanması
ile ilgili hükümleri mahfuzdur.
Maliye Bakanlığı bu madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen veya tamamen
mahalli teşkilatına devredebilir.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi, vergi tahsil dairelerince yapılacak yazılı
tebliğ üzerine (15) gün içinde değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların
tamamlanmaması veya yerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı
muaccel olur.
Geçici Madde 6 – (Ek: 31/1/1984 - 2975/9 md.)
Bu Kanunun değişik 51 ve 52 nci madde hükümleri, 1/3/1984 tarihinden önce
vadesi geldiği halde ödenmemiş amme alacakları hakkında da 1/3/1984 tarihinden
itibaren uygulanır.
Sayfa 30
2508-1
Geçici Madde 7 – (Ek: 26/12/1993 - 3946/5 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 3505 sayılı Kanunun 24
üncü maddesi ile değişik 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca asıl
addolunan alacakların tahsiline devam edilir ve bu alacaklara asıl
addolundukları tarihten ödendikleri tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı
tatbik edilir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan kaçakçılık, ağır kusur ve kusur
cezalarından vadesi bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce olanlara
gecikme zammı tatbik edilmez.
Geçici Madde 8 – (Ek: 17/9/2004 - 5234/7 md.)
31.12.2007 tarihine kadar uygulanmak üzere,
özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar dahil 8.6.1984 tarihli ve 233 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tâbi iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu
iktisadi kuruluşları ile bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve
iştirakleri, 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Kanuna tâbi faaliyeti devam eden
kamu bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri ve
bunlara ait tüzel kişilerin veya bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel
kişiliğini haiz kuruluşların, Devlete ait olan ve bu Kanun kapsamına giren
borçlarına karşılık, mülkiyeti bu idarelere ait ve üzerinde herhangi bir
takyidat bulunmayan taşınmazlarından genel bütçeye dahil daireler ve katma
bütçeli idarelerce ihtiyaç duyulanlar ile 29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Kanun
kapsamında değerlendirilecek olanlar, 4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kanunun 6
ncı maddesine göre oluşturulacak komisyon tarafından takdir edilecek değeri
üzerinden, borçlu kurumun da uygun görüşü alınarak bütçenin gelir ve gider
hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin Maliye Bakanlığınca satın alınabilir.
Bu idarelerin satın alınan taşınmazlarının tapu
işlemlerine esas olan ve yukarıda belirtilen şekilde tespit edilen değerine
eşit tutarda Devlete ait olan ve bu Kanun kapsamına giren borçları terkin
edilir.
Bu madde hükmü, yukarıda sayılan kuruluşlar dışında
kalan, borcunu ödemede çok zor duruma düştüğü inceleme raporu ile tespit edilen
ve vergi dairelerine bu Kanun kapsamına giren borcu bulunan diğer mükelleflerin
(tüzel kişiliği bulunanların ortaklarına ait olanlar dahil) taşınmazları için
de uygulanabilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller
Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Geçici Madde 9 – (Ek: 30/3/2006 – 5479/6 md.)
Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce, bu Kanunun 79 uncu maddesine göre tebliğ edilen haciz
bildirisine süresinde itiraz etmemiş olan ancak haciz bildirisinin tebliğinden
itibaren 79 uncu maddede düzenlenen bir yıllık dava açma süresi geçmemiş
bulunan üçüncü şahıslarca, kalan süre içinde menfi tespit davası açılabilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, bu Kanun uyarınca düzenlenen
ödeme emrine itiraz etmiş ve kısmen veya tamamen itirazı reddolunan üçüncü
şahıslardan; menfi tespit davası açma hakkı bulunmayanlar ile takip konusu amme
alacağının asıl amme borçlusu tarafından ödenmiş olması nedeniyle borçlu sıfatı
sona ermiş olanlardan, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca
hesaplanmış ve tahsil edilmemiş olan haksız çıkma zammının tahsilinden
vazgeçilir.
Yürürlük:
Madde 117 – Bu Kanun 1 Ocak 1954 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütmeye memur olanlar:
Madde 118 – Bu Kanun hükümlerini İcra Vekilleri Heyeti yürütür.
21/7/1953 TARİH VE 6183 SAYILI ANA KANUNA
İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDELER
1 – 3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu
tarih dahil) her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi
itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan ve vadesi geldiği halde ödenmemiş olan
vergiler ile bu tarih itibariyle ihtilaflı hale getirilmiş ya da dava açma
süresi henüz geçmemiş olan ve miktarı 500.000 lirayı aşmayan vergilerin % 30
fazlasıyla ve ihtilaf yaratmamak, yaratılmış ihtilaftan vazgeçmek kaydıyla
31.l2.1988 tarihi sonuna kadar ödenmesi halinde, ödenen bu vergilere isabet
eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilir.
Sayfa 31
2508-2
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her bir vergi türü, vergilendirme
dönemi ve vergi dairesi itibariyle asılları kısmen veya tamamen ödenmiş bulunan
vergilere ait olan ve her vergi türü itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan
gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının % 30'unun 31.12.1988 tarihi
sonuna kadar ödenmesi halinde, kalan % 70'inin tahsilinden vazgeçilir.
Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
belirlenir.
2. 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:
Geçici Madde 1 – 1/1/1999 tarihinden önceki vergilendirme
dönemleri için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 9
uncu maddesinin ibare değişikliğinden önceki hükmü geçerlidir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan kaçakçılık, ağır ve kusur
cezalarından; vadesi 1/1/1999 tarihinden önce olup, bu tarih itibariyle
ödenmemiş olanlar ile 1/1/1999 tarihinden sonra kesinleştiği halde
ödenmeyenlere, vade tarihinden ödendikleri tarihe kadar geçen süre için 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre
geçikme zammı uygulanır.
Sayfa 32
2509
6183 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE
GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun
Yürürlüğe
No.
Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler
giriş tarihi
40
–
12/3/1962
85
–
1/11/1962
210
–
28/2/1963
251
–
19/6/1963
2347
–
1/1/1981
2975
–
1/3/1984
3209
–
4/6/1985
3418 a) 1 - 10
1/4/1988
b) 12 - 13 ve
15
1/7/1988 tarihinden geçerli olmak üzere 31/3/1988
c) 23 ve
24
1/1/1988 tarihinden geçerli olmak üzere 31/3/1988
d) Diğer maddeleri
31/3/1988
3505 1)
2,5,6,8,9,11,13,14,15,19,21,22,23, 26, 28, 29, 32, 33, 34 ve
geçici 2 nci maddeleri
1/1/l989 tarihinden geçerli olmak üzere 10/12/1988
2) Bakanlar Kuruluna ve Maliye ve Gümrük Bakanlığına yetki
veren hükümleri ile diğer
maddeleri
10/12/1988
3946
–
30/12/1993
3986
–
7/5/1994
4108 a)
6 ncı maddesi, 32 nci maddesi ile Kurumlar Vergisi
Kanu- 1.1.1994
tari-
nuna eklenen geçici 23 üncü (bu geçici madde nin "a"
ben- hinden geçerli
dinin son fıkrası hariç) ve geçici 24 üncü maddeleri ve 39
olmak üzere
uncu maddesinin 2 numaralı bendinin (a) ve (c) alt
bendleri 2/6/1995
b) 37 nci maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanununa
eklenen 27/11/1994 ta-
geçici 12 nci madde hükmü
rihinden geçer-
li olmak üzere
2/6/1995
c) 5,7,18,19,20,21, 22, 25,2 7, 29 ve 31 inci maddeleri, 17
nci 1.1.1995 tari-
maddesi ile değiştirilen Gelir Vergisi Kanununun ek 3 ve ek
hinden geçerli
4 üncü madde lerine ilişkin hükümleri
olmak üzere
2/6/1995
d) 39 uncu maddesinin 1 numaralı bendinin (b) ve (c) alt
bend- 1.1.1996 tari-
leri 1995 yılı kazançlarına da uygulanmak
üzere
hinde,
e) 16 ve 24 üncü
maddeleri
2.6.1995 tari-
hini izleyen
aybaşında
Sayfa 33
2510
Kanun
Yürürlüğe
No.
Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler
giriş tarihi
f) 12 ve 23 üncü
maddeleri
2.6.1995 tarihini izleyen ikinci ayın başında
g) 34 ve 36 ncı maddeleri, 37 nci
maddesi ile Katma Değer
1.1.1996 tarihinde
Vergisi Kanununa eklenen geçici 11 inci madde ve 39 uncu
maddesinin 1 numaralı bendinin (a) alt bendi ve 3 numaralı
bendi
h) Diğer hükümleri
2/6/1995
4179
3.9.1996 tarihini izleyen aybaşında
4369 a)
22,81,82 inci
maddeleri
1/1/1999
b) 21 ve 23 81 ve 82 inci
maddeleri
29/7/1998
4684
24 üncü maddesi
3/7/2001
4786
–
5/1/2003
4962
–
7/8/2003
5035 40 ve 51
inci maddeleri
2/1/2004
103 üncü
maddesi
1/1/2004
5228
62
31/7/2004
5234
10, Geçici Madde
8
1/1/2005
5281
99,114
1/1/2005 tarihinden geçerli olmak
üzere 31/12/2004
5458
79
4/3/2006 tarihini takip eden ayın ilk
gününde
5479
21,79,Geçici Madde
9
8/4/2006
6183
SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜKTEN
KALDlRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ
GÖSTERİR
LİSTE
Yürürlükten Kaldırılan Mevzuatın
Yürürlükten Kaldırılan
Kanun veya Kanun
Hükümleri
Tarihi
Sayısı Maddesi
29/7/1970 tarih ve 1318 sayılı Kanuna 29/11/1984
gün ve 3089 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle eklenen
"Ek
Madde"
24/3/1988
3418 41
4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanuna 3239 sayılı
Kanunla
eklenen
"Mükerrer Madde
415"
24/3/1988 3418
42
6/12/1984 tarih ve 3100 sayılı Katma Değer Vergisi
Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları
Kullanmaları
Mecburiyeti Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin 2 nci
Fıkrası
3/12/1988
3505 34
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 358 inci maddesinin 2
numaralı
bendi
3/12/1988
3505 34
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin
(B) fıkrası ile mükerrer 116 ncı maddesinin yedinci
fıkrası
3/12/1988
3505 34
6183 sayılı Kanunun 35,85 ve 107 inci maddesinin üç,
dört ve
beşinci
fıkraları
22/7/1998
4369 82
Sayfa 34
2510-1
6183
Sayılı Kanunun Çeşitli Maddelerindeki Oran ve Miktarlarda
ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ
Değişiklik Yapan
Mevzuatın
Yayımlandığı Resmi
Gazetenin Değişiklik
Tarihi
Numarası
Tarihi
Numarası Gören Madde
——————
—————— ——————
————————
——————
24/5/1988
88/12947
27/5/1988
19824
51
28/12/1988
88/13646
30/12/1988
20035
51
27/12/1989
89/14915
30/12/1989
20388
51
22/2/1994
94/5335
8/3/1994
21871
51
Tebliğ
No:382
9/3/1994
21872
48
20/7/1995
95/7138
31/8/1995
22390
51
9/1/1996
96/7798
1/2/1996
22541
51
Tebliğ No:392
2/2/1996
22542
48
Tebliğ No:397
22/10/1996
22795
48
11/9/1996
96/8560
1/10/1996
22774
(Mük) Ek Md.1
26/11/1996
96/8892
21/12/1996
22854
Ek Md.1
29/4/1997
97/9387
31/5/1997
23005
Ek Md.1
8/9/1997
97/9942
20/9/1997
23116
Ek Md.1
21/1/2000
2000/7
21/1/2000
23940
Mük.
51
26/10/2000
2000/1555
2/12/2000
24248
51
Tebliğ
409
25/1/2000
23944
48
Tebliğ
412
21/12/2000
24267
48
3/7/1998
98/11331
9/7/1998
23397
51
Tebliğ
416
31/3/2001
24359
48
Tebliğ
421
2/2/2002
24659
48
3/11/2003
2003/6345
12/11/2003
25287
51
23/2/2005
2005/8551
2/3/2005
25743
51
3/4/2006
2006/10302
21/4/2006
26146
51