Vergi Usul Kanunu
|
3475 VERGİ USUL KANUNU
* * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı",
Cilt: 2 Sayfa: 599 * * * Bu Kanun ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu Kararı
ile yürürlüğe giren yönetmelik için, "Yönetmelikler
Külliyatı"nın kanunlara göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız. * *
* GİRİŞ Kanunun
Şümulü
Madde 1 – Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar
dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine
ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da
bu kanuna tabidir.
Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da
uygulanır.
Gümrük ve tekel vergileri:
Madde 2 – Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve
resimler bu kanuna tabi değildir.
Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat:
Madde 3 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/1 md.)
A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan "Vergi
Kanunu" tabiri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve
harç kanunlarını ifade eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı
hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin
kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde
tutularak uygulanır.
B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin
hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla
ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak
kullanılamaz.
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre
normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu
iddia eden tarafa aittir. BİRİNCİ
KİTAP Vergilendirme BİRİNCİ
KISIM Genel
Esaslar BİRİNCİ
BÖLÜM Vergi
Uygulanmasında Yetki
Vergi dairesi:
Madde 4 – Vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden,
tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir. Sayfa 1 3476
(Değişik : 15/12/1990 - 3689/1 md.) Mükelleflerin, vergi uygulaması
bakımından hangi vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile
belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde,
mükelleflerin işyeri ve ikametgah adresleri ile il ve ilçelerin idari sınırlarına
bağlı kalmaksızın vergi daireleri ve bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya,
vergi dairelerine bağlı şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile
vergi türleri, meslek ve iş grupları itibariyle mükelleflerin bağlı
olacakları vergi dairesini belirlemeye yetkilidir.
Vergi mahremiyeti:
Madde 5 – Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle,
mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap
durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine
mütaallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazımgelen
diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef'ine
kullanamazlar;
1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/1 md.) Vergi mahkemeleri, bölge idare
mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar;
3. Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler;
4. Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.
Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam
eder.
(Ek : 26/6/1964 - 485/1 Md.; Değişik : 30/12/1980 - 2365/2 md.) Ancak,
vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık
Gelir Vergisi, sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyanamelerinde
gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan
Gelir ve Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı
oldukları vergi dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin
münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan olunur. Mükellefin bağlı
bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır.
(Ek : 22/7/1998 - 4369/1 md.) Mükelleflerin vergi tarhına esas olan
beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş
bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. Maliye
Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir. Ayrıca, kamu görevlilerince
yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile ilgili olarak talep edilen bilgi ve
belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler
verilebilir. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir.Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge
düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit
olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla
kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal
sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumlar da bu
maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı bilgilerin
açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.(1)
(Ek : 26/6/1964 - 485/1 md.; Değişik : 30/12/1980 - 2365/2 md.) Gelir
Vergisi mükellefleri (Kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) ile
sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas
olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren
levhayı merkezlerine, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler
tara-fından kolayca okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar. İlan ve
levhalara ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir. (2)
(Ek : 26/6/1964 - 485/1 md.) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak
mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. Aksine hareket
edenler hakkında T. Ceza Kanununun 480, 481 ve 482 nci maddelerdeki cezalar
üç misli olarak hükmolunur. —————————— (1) 30/7/2003
tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Ayrca,
kamu görevlilerince yapılan adli ve idari soruşturmalarla ilgili olarak talep
edilen bilgi ve belgeler verilebilir.“ ibaresi, “Ayrıca, kamu
görevlilerince yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile ilgili olarak talep
edilen bilgi ve belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik
bilgiler verilebilir. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar
Maliye Bakanlığınca belirlenir." Olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir. (2)
Bu fıkrada yeralan "(Götürü usulde vergilendirilen mükellefler
dahil)" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci
maddesiyle "(Kazancı basit usülde tespit edilenler dahil)“ olarak
değiştirilmiştir. Sayfa 2 3477
(Ek : 4/12/1985 - 3239/1 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/1 md.)
(Ek : 24/3/1988 - 3418/29 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/1 md.)
(Ek : 26/10/1988 - 3482/6 md.; Mülga:22/7/1998 - 4369/1 md.)
Yasaklar:
Madde 6 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/2 md.)
Beşinci maddede yazılı olanlar:
1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
2. Kan veya sıhri usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene
yahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu
hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu
derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;
3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;
Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar.
Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri, bölge idare
mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar, mükelleflerin vergi kanunlarının
uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa
yapamazlar.
İdarenin yardımı:
Madde 7 – Bilümum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları,
belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının
uygulanmasında uygulama ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki
bütün imkanlarla kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdurlar. İKİNCİ
BÖLÜM Vergi
Sorumluluğu
Mükellef ve vergi sorumlusu:
Madde 8 – Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu
terettüb eden gerçek veya tüzel kişidir.
Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı
muhatap olan kişidir.
Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete
veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini
bağlamaz.
Bu kanunun mütaakıp maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi
sorumlularına da şamildir.
(Ek : 24/6/1994 - 4008/1 md.; Değişik : 25/5/1995 - 4108/1 md.) Türkiye
Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi
numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit
etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel
kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde
kullanılması mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Vergi ehliyeti:
Madde 9 – Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet
şart değildir.
Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve
vergi sorumluluğunu kaldırmaz.
Kanuni temsilcilerin ödevi:
Madde 10 – Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar
ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi
sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel
kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri
tarafından yerine getirilir.
(Değişik : 3/12/1988 - 3505/2 md.) Yukarıda yazılı olanların bu
ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi
sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı
alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu
hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında
da uygulanır. Sayfa 3 3478
Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için
asıl mükelleflere rücu edebilirler.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni
temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait
sorumluluklarını da kaldırmaz.
Vergi kesenlerin sorumluluğu:
Madde 11 – Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye
mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili
diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar.
Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu
etmek hakkını kaldırmaz.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/2 md.) Mal alım ve satımı ve hizmet ifası
dolayısiyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda
olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin
ödenmesinden, alım satıma, taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve
aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya
yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide
bulunduğu tespit olunanlar müteselsilen sorumludurlar.(1)
(Ek : 4/12/1985 - 3239/2 md.) Ancak üçüncü fıkrada belirtilen
müteselsilen sorumluluk mal üreten çiftçiler ile nihai tüketiciler için söz
konusu değildir.
(Ek : 24/3/1988 - 3418/30 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai
ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar
ile Ticaret Borsalarını bu mahsullerin satın alınması sırasında yapılacak
vergi tevkifatından müteselsilen sorumlu tutmaya, sözkonusu ürünlerin satışı
dolayısıyla yapılacak vergi tevkifatının hangi safhada yapılacağını her bir
ürün için ayrı ayrı belirlemeye yetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı
tarafından belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif yoluyla alınan
vergiler iade edilmez ve süresinde ilgili vergi dairesine yatırılır.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/2 md.) Müteselsil sorumluluğun şartları,
sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
belirlenir.
Mirasçıların sorumluluğu:
Madde 12 – Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası
reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer.Ancak, mirasçılardan herbiri
ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.
Mücbir sebepler:
Madde 13 – Mücbir sebepler:
1. Vergi ödevlerinden her hangi birinin yerine getirilmesine engel olacak
derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı
ve su basması gibi afetler;
3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısiyle defter ve vesikalarının
elinden çıkmış bulunması;
gibi hallerdir. ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Süreler
Kanuni ve idari süreler:
Madde 14 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/3 md.)
Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir.
Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu
süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder. —————————— (1)
Bu fıkrada yeralan, "..alım satıma taraf olanlar ile hizmetten
yararlanan lar, aralarında zımnen dahi olsa irtibat olduğu tespit olunanlar..."
ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 4 3479
Mücbir sebeplerle gecikme:
Madde 15 – 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden her hangi
birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez.
Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemiyen süreler kadar uzar.
Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malüm olması veya ilgililer
tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.
(Ek fıkra: 28/12/2001-4731/4 md.;Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/1 md.)
Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il, ilçe,
mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilân etmeye ve
bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye
yetkilidir. Bu yetki vergi türleri ve işyerleri itibarıyla; beyannamelerin
toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri belirlenmesi ve beyanname
verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanılabilir.
Ölüm halinde sürenin uzaması:
Madde 16 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/4 md.)
Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara
geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine
üç ay eklenir.
Mühlet verme:
Madde 17 –(Değişik birinci fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Zor
durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi
içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanunî sürenin bir katını, kanunî
sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere, Maliye
Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.
Bu mühletin verilebilmesi için:
1. Mühlet istiyen sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.
2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık
görülmelidir.
3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.
(Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Maliye Bakanlığı mühlet
verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi bölgeler,
iller, ilçeler veya sektörler ile iş kolları yada mükellef grupları
itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir.
Sürelerin hesaplanması:
Madde 18 – Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde
hesaplanır:
1. Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son günün
tatil saatinde biter;
2. Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya
ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı
güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde biter;
3. Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatinde
biter;
4. Resmi tatil günleri süreye dahildir. Şu kadar ki, sürenin son günü resmi
tatile rastlarsa tatili takib eden ilk iş gününün tatil saatinde biter. DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Vergi
Alacağının Tayini
Vergiyi doğuran olay:
Madde 19 – Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi
bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.
Tarh:
Madde 20 – Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında
gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından
hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari muameledir.
Tebliğ:
Madde 21 – Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade
eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna
yazı ile bildirilmesidir. Sayfa 5 3480
Tahakkuk:
Madde 22 – Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir
verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Tahsil:
Madde 23 – Verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.
Tahakkuku tahsile bağlı vergiler:
Madde 24 – Mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı
vergilerde, verginin tahsili tahakkuku da içine alır. İKİNCİ
KISIM Tarh
ve Tahakkuk Usulü BİRİNCİ
BÖLÜM Beyannameye
Dayanan Tarh
Tahakkuk fişi esası:
Madde 25 – Vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan
vergiler "Tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk ettirilir.
Bu esasa göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakuk
fişi tanzim olunur ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut beyannameyi
mükellef namına vergi dairesine tevdi edene verilir.Bu suretle vergi tahakkuk
etmiş olur. Tahakkuk fişinin mükellefe verilen nüshası aynı zamanda
beyannamenin makbuzu yerine geçer.
Lüzum görülen hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine ihbarname
ile tebliğ olunabilir. Kanunen belli hallerde tebliğ tekalif cetvelinin
ilaniyle yapılır.
Tahakkuk fişinin muhteviyatı:
Madde 26 – Tahakkuk fişi aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
1. Fişin sıra numarası;
2. Tanzim tarihi;
3. Verginin nevi;
4. Vergi beyannamesinin tarihi;
5. Beyannamenin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
6. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
7. Mükellefin açık adresi;
8. Verginin matrahı;
9. Verginin hesabı;
10. Verginin miktarı;
11. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/5 md.) Vergi mahkemesinde dava
açılması ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi.
Tahakkuk fişinin kesinliği:
Madde 27 – Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden
kimsenin kendisine verilen tahakkuk fişini almaması, beyannamede yazılı
matrah üzerinden tarhı gereken verginin tahakkukuna engel olmaz. Bu takdirde
tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası 28 nci maddede yazılı olduğu
şekilde posta ile mükellefe gönderilir.
Vergi beyannamesinin postayla veya elektronik ortamda gönderilmesi (1)
Madde 28 – Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de
tahakkuk fişi kesilir. Bu takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek
nüshası, kapalı bir zarf içinde, mükellefin beyannamede gösterdiği adrese
gönderilir ve fişin dairede kalan nüsnasına posta zimmet defterinin tarih ve
numarası işaret olunur.
(Ek fıkra:16/7/2004-5228/3 md.) Beyannamenin elektronik ortamda
gönderilmesi halinde tahakkuk fişi elektronik ortamda düzenlenir ve mükellef
veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel
kişiye elektronik ortamda iletilir. Bu ileti, tahakkuk fişinin
mükellefe tebliği yerine geçer.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/3 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul
ve esaslar Maliye Bakanlığı tarafından tespit olunur. ––––––––––––––– (1) Bu madde
başlığı” Vergi
beyannamesinin posta ile gönderilmesi:” iken, 16/7/2004 tarihli ve 5228
sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 6 3481 İKİNCİ
BÖLÜM İkmalen,
Re'sen ve İdarece Tarh (1)
İkmalen vergi tarhı:
Madde 29 – (Değişik: 30/12/1980 - 2365/3 md.)
İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten
sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere
veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah
farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
Özel kanunlarında ikmalen tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler
saklıdır.
Re'sen vergi tarhı:
Madde 30 – (Değişik birinci fıkra : 21/1/1983 - 2791/1 md.)
Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve
belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan
hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi
yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen
matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda
bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş
sayılır.
(Değişik paragraf : 30/12/1980 - 2365/4 md.) Aşağıdaki hallerden
herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen
defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün
olmadığı kabul edilir.
1. (Değişik : 24/6/1994 - 4008/2 md.) Vergi beyannamesi kanuni süresi
geçtiği halde verilmemişse,
2. Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber
beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
3. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı
tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya
yetkili olanlara her hangi bir sebeple ibraz edilmezse,
4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve
kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık
olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmazsa.
5. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
6. (Ek : 30/12/1980 - 2365/4 md.) Tutulması zorunlu olan defterlerin
veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil
bulunursa.
7. (Mülga: 7/1/2003-4783/9 md.)
8. (Ek : 24/6/1994 - 4008/2 md.) Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi
uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma
mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik
kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporu zamanında ibraz
edilmezse,
9. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Yukarıdaki 2 nci bentde yazılı halin vukuunda mükellefe, takdir komisyonu
tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin
bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet
üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz
ederse, defter ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartiyle, mükellefe
takdir olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit olunacak
miktardan fazla olamaz. ________________ (1)
19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değişik şeklidir. (2)
Bu paragrafta yeralan " yapıldığı dönemde elde edilmiş ve vergisi öden
memiş kazanç olarak dönem " ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı
Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 7 3482
(Ek : 26/6/1964 - 485/2 md.; Değişik : 24/6/1994 - 4008/2 md.) Vergi beyannamesini
kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri
matrah üzerinden re'sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re'sen
takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine
başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra
kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.
(Ek : 26/6/1964 - 485/2 md.) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre
re'sen vergi tarhını gerektirir bir sebep yanında ikmalen vergi tarhını da
lüzumlu kılan bir durum mevcut ise re'sen takdir sonucu beklenmeksizin
gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Re'sen takdir sırasında ikmal tarhiyatına
mesnet olan matrah farkı nazara alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce
tarhedilmiş olan vergi indirilir.
Verginin idarece tarhı:
Mükerrer Madde 30 – (Ek: 19/2/1963 - 205/2 md.)
Verginin idarece tarhı; 29 uncu ve 30 uncu maddeler dışında kalan hallerde,
mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda
müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen
mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemiyen
verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.
Bu takdirde vergi, 131 inci madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine
müsteniden tarh olunur.
Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir
taraftan, mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan
mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen
verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilan vergi
dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır.
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tesbit olunur.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/6 md.) Verginin tahakkuku ve cezanın
kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi;
mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı hallerde tebliğ tarihinden,
aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar.
Takdir kararı:
Madde 31 – Takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah
kısmı takdir kararına bağlanır.
Takdir kararları komisyonun başkan ve üyeleri tarafından imzalanır.
Takdir kararlarında aşağıda yazılı malümat bulunur:
1. Kararın sıra numarası;
2. Kararın tarihi;
3. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
4. Mükellefin açık adresi;
5. Takdirin ilgili bulunduğu vergi;
6. Takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
7. Takdir edilen matrah;
8. Takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahat.
Takdir kararlarının tevdii:
Madde 32 – Takdir kararları komisyonca imza karşılığında vergi
dairesine tevdi olunur.
Re'sen tarhta mahsup:
Madde 33 – Re'sen takdir olunan matrah, mükellef tarafından
bildirilen matrahtan fazla değilse, re'sen vergi tarh edilmez; fazla ise
sadece aradaki fark üzerinden vergi tarh olunur.
İhbarname esası:
Madde 34 – İkmalen ve re'sen tarh edilen vergiler
"İhbarname" ile ilgililere tebliğ olunur. Nev'i ve doğuşu ayrı olan
vergiler için ayrı ihbarname kullanılır. Sayfa 8 3483
İhbarnamenin muhteviyatı:
Madde 35 – İhbarname aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
1. İhbarnamenin sıra numarası;
2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı adı (Tüzelkişilerde unvanı);
5. Mükellefin açık adresi;
6. Vergilendirme dönemi;
7. Verginin matrahı;
8. Verginin hesabı;
9. Verginin miktarı;
10. Kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re'sen vergi tarhını icabettiren
sebepler;
11. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma
süresi;
12. (Değişik: 23/6/1982 - 2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma şekli.
Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re'sen
takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir. ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Tahrire
Dayanan Tarh
Tahrire göre vergi tarhı:
Madde 36 – Tahrire göre vergi tarhı, verginin tahrir usulü ile
tesbit edilen matrahlar üzerinden hesaplanmasıdır.
Tahrir ihbarnamesi:
Madde 37 – Tahrir usulü ile tesbit edilen matrahlar, vergi
dairesi tarafından "Tahrir ihbarnamesi" ile mükelleflere tebliğ
olunur.
İhbarnamenin muhteviyatı:
Madde 38 – Tahrir ihbarnamesi aşağıda yazılı malümatı ihtiva
eder:
1. İhbarnamenin sıra numarası;
2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı );
5. Mükellefin açık adresi;
6. Bina ve arazinin mevkii (Mahalle veya köy, sokak ve kapı numarası);
7. Bina veya arazinin nev'i, büyüklüğü, genişliği;
8. Bina veya arazinin tahrir numarası;
9. Tahmin olunan gayrisafi irat veya kıymet;
10. Gayrisafi irada göre bulunan safi irat;
11. Verginin nispeti;
12. Verginin miktarı;
13. İtiraz süresi;
14. İtiraz şekli.
Tekalif cetveli:
Madde 39 – Tahrire dayanan tarhda yıllık vergiler, vergi
dairesince mahalle ve köy itibariyle doldurulan tekalif cetvellerinde
gösterilir. Sayfa 9 3484
Tekalif cetvellerinde aşağıdaki malümat bulunur:
1. Mükelleflerin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
2. Mükelleflerin adresleri;
3. Binaların kesinleşen gayrisafi iradı; arazinin kesinleşen kıymeti (Aynı
mükellefe ait binaların iradı ve arazinin kıymeti toplam olarak gösterilir);
4. Binaların safi iradı;
5. Tahakkuk eden vergi. DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Götürü
Matrahların Tespiti
Madde 40 – (Mülga : 26/12/1993 - 3946/38 md.)
Götürü matrahlara göre dava açma:
Madde 41 – (Mülga: 26/12/1993 - 3946/38 md.)
Ortalama kar hadlerinin tespiti:
Madde 42 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/5 md.)
Ortalama kar hadleri Maliye
Bakanlığınca emtia ve iş
nevilerine göre hazırlanacak
cetveller üzerine il
merkezlerinde o il
defterdarının veya mazereti halinde Sayfa 10 3485 teşkil edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir müdürü ve vergi dairesi müdürü olmak üzere üç memur üye ile tüccarlar için il merkezindeki ticaret odalarınca, esnaf ve sanatkarlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkar teşekküllerince, odaların, birlik ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezindeki belediyelerce seçilecek iki kişiden kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler itibariyle gayri safi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Bu teşekküllerce belli edilecek üyeler bir asıl bir yedek olmak üzere seçilir.Üyelerin Komisyon Başkanının |