Vergi Usul Kanunu
|
3475 VERGİ USUL KANUNU
* * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı",
Cilt: 2 Sayfa: 599 * * * Bu Kanun ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu Kararı
ile yürürlüğe giren yönetmelik için, "Yönetmelikler
Külliyatı"nın kanunlara göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız. * *
* GİRİŞ Kanunun
Şümulü
Madde 1 – Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar
dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine
ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da
bu kanuna tabidir.
Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da
uygulanır.
Gümrük ve tekel vergileri:
Madde 2 – Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve
resimler bu kanuna tabi değildir.
Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat:
Madde 3 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/1 md.)
A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan "Vergi
Kanunu" tabiri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve
harç kanunlarını ifade eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı
hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin
kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde
tutularak uygulanır.
B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin
hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla
ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak
kullanılamaz.
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre
normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu
iddia eden tarafa aittir. BİRİNCİ
KİTAP Vergilendirme BİRİNCİ
KISIM Genel
Esaslar BİRİNCİ
BÖLÜM Vergi
Uygulanmasında Yetki
Vergi dairesi:
Madde 4 – Vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden,
tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir. Sayfa 1 3476
(Değişik : 15/12/1990 - 3689/1 md.) Mükelleflerin, vergi uygulaması
bakımından hangi vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile
belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde,
mükelleflerin işyeri ve ikametgah adresleri ile il ve ilçelerin idari sınırlarına
bağlı kalmaksızın vergi daireleri ve bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya,
vergi dairelerine bağlı şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile
vergi türleri, meslek ve iş grupları itibariyle mükelleflerin bağlı
olacakları vergi dairesini belirlemeye yetkilidir.
Vergi mahremiyeti:
Madde 5 – Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle,
mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap
durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine
mütaallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazımgelen
diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef'ine
kullanamazlar;
1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/1 md.) Vergi mahkemeleri, bölge idare
mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar;
3. Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler;
4. Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.
Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam
eder.
(Ek : 26/6/1964 - 485/1 Md.; Değişik : 30/12/1980 - 2365/2 md.) Ancak,
vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık
Gelir Vergisi, sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyanamelerinde
gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan
Gelir ve Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı
oldukları vergi dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin
münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan olunur. Mükellefin bağlı
bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır.
(Ek : 22/7/1998 - 4369/1 md.) Mükelleflerin vergi tarhına esas olan
beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş
bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. Maliye
Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir. Ayrıca, kamu görevlilerince
yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile ilgili olarak talep edilen bilgi ve
belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler
verilebilir. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir.Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge
düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit
olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla
kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal
sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumlar da bu
maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı bilgilerin
açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.(1)
(Ek : 26/6/1964 - 485/1 md.; Değişik : 30/12/1980 - 2365/2 md.) Gelir
Vergisi mükellefleri (Kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) ile
sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas
olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren
levhayı merkezlerine, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler
tara-fından kolayca okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar. İlan ve
levhalara ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir. (2)
(Ek : 26/6/1964 - 485/1 md.) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak
mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. Aksine hareket
edenler hakkında T. Ceza Kanununun 480, 481 ve 482 nci maddelerdeki cezalar
üç misli olarak hükmolunur. —————————— (1) 30/7/2003
tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Ayrca,
kamu görevlilerince yapılan adli ve idari soruşturmalarla ilgili olarak talep
edilen bilgi ve belgeler verilebilir.“ ibaresi, “Ayrıca, kamu
görevlilerince yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile ilgili olarak talep
edilen bilgi ve belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik
bilgiler verilebilir. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar
Maliye Bakanlığınca belirlenir." Olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir. (2)
Bu fıkrada yeralan "(Götürü usulde vergilendirilen mükellefler
dahil)" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci
maddesiyle "(Kazancı basit usülde tespit edilenler dahil)“ olarak
değiştirilmiştir. Sayfa 2 3477
(Ek : 4/12/1985 - 3239/1 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/1 md.)
(Ek : 24/3/1988 - 3418/29 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/1 md.)
(Ek : 26/10/1988 - 3482/6 md.; Mülga:22/7/1998 - 4369/1 md.)
Yasaklar:
Madde 6 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/2 md.)
Beşinci maddede yazılı olanlar:
1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
2. Kan veya sıhri usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene
yahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu
hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu
derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;
3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;
Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar.
Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri, bölge idare
mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar, mükelleflerin vergi kanunlarının
uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa
yapamazlar.
İdarenin yardımı:
Madde 7 – Bilümum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları,
belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının
uygulanmasında uygulama ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki
bütün imkanlarla kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdurlar. İKİNCİ
BÖLÜM Vergi
Sorumluluğu
Mükellef ve vergi sorumlusu:
Madde 8 – Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu
terettüb eden gerçek veya tüzel kişidir.
Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı
muhatap olan kişidir.
Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete
veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini
bağlamaz.
Bu kanunun mütaakıp maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi
sorumlularına da şamildir.
(Ek : 24/6/1994 - 4008/1 md.; Değişik : 25/5/1995 - 4108/1 md.) Türkiye
Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi
numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit
etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel
kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde
kullanılması mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Vergi ehliyeti:
Madde 9 – Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet
şart değildir.
Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve
vergi sorumluluğunu kaldırmaz.
Kanuni temsilcilerin ödevi:
Madde 10 – Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar
ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi
sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel
kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri
tarafından yerine getirilir.
(Değişik : 3/12/1988 - 3505/2 md.) Yukarıda yazılı olanların bu
ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi
sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı
alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu
hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında
da uygulanır. Sayfa 3 3478
Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için
asıl mükelleflere rücu edebilirler.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni
temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait
sorumluluklarını da kaldırmaz.
Vergi kesenlerin sorumluluğu:
Madde 11 – Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye
mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili
diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar.
Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu
etmek hakkını kaldırmaz.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/2 md.) Mal alım ve satımı ve hizmet ifası
dolayısiyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda
olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin
ödenmesinden, alım satıma, taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve
aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya
yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide
bulunduğu tespit olunanlar müteselsilen sorumludurlar.(1)
(Ek : 4/12/1985 - 3239/2 md.) Ancak üçüncü fıkrada belirtilen
müteselsilen sorumluluk mal üreten çiftçiler ile nihai tüketiciler için söz
konusu değildir.
(Ek : 24/3/1988 - 3418/30 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai
ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar
ile Ticaret Borsalarını bu mahsullerin satın alınması sırasında yapılacak
vergi tevkifatından müteselsilen sorumlu tutmaya, sözkonusu ürünlerin satışı
dolayısıyla yapılacak vergi tevkifatının hangi safhada yapılacağını her bir
ürün için ayrı ayrı belirlemeye yetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı
tarafından belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif yoluyla alınan
vergiler iade edilmez ve süresinde ilgili vergi dairesine yatırılır.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/2 md.) Müteselsil sorumluluğun şartları,
sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
belirlenir.
Mirasçıların sorumluluğu:
Madde 12 – Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası
reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer.Ancak, mirasçılardan herbiri
ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.
Mücbir sebepler:
Madde 13 – Mücbir sebepler:
1. Vergi ödevlerinden her hangi birinin yerine getirilmesine engel olacak
derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı
ve su basması gibi afetler;
3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısiyle defter ve vesikalarının
elinden çıkmış bulunması;
gibi hallerdir. ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Süreler
Kanuni ve idari süreler:
Madde 14 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/3 md.)
Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir.
Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu
süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder. —————————— (1)
Bu fıkrada yeralan, "..alım satıma taraf olanlar ile hizmetten
yararlanan lar, aralarında zımnen dahi olsa irtibat olduğu tespit olunanlar..."
ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 4 3479
Mücbir sebeplerle gecikme:
Madde 15 – 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden her hangi
birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez.
Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemiyen süreler kadar uzar.
Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malüm olması veya ilgililer
tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.
(Ek fıkra: 28/12/2001-4731/4 md.;Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/1 md.)
Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il, ilçe,
mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilân etmeye ve
bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye
yetkilidir. Bu yetki vergi türleri ve işyerleri itibarıyla; beyannamelerin
toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri belirlenmesi ve beyanname
verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanılabilir.
Ölüm halinde sürenin uzaması:
Madde 16 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/4 md.)
Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara
geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine
üç ay eklenir.
Mühlet verme:
Madde 17 –(Değişik birinci fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Zor
durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi
içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanunî sürenin bir katını, kanunî
sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere, Maliye
Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.
Bu mühletin verilebilmesi için:
1. Mühlet istiyen sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.
2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık
görülmelidir.
3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.
(Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Maliye Bakanlığı mühlet
verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi bölgeler,
iller, ilçeler veya sektörler ile iş kolları yada mükellef grupları
itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir.
Sürelerin hesaplanması:
Madde 18 – Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde
hesaplanır:
1. Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son günün
tatil saatinde biter;
2. Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya
ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı
güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde biter;
3. Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatinde
biter;
4. Resmi tatil günleri süreye dahildir. Şu kadar ki, sürenin son günü resmi
tatile rastlarsa tatili takib eden ilk iş gününün tatil saatinde biter. DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Vergi
Alacağının Tayini
Vergiyi doğuran olay:
Madde 19 – Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi
bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.
Tarh:
Madde 20 – Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında
gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından
hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari muameledir.
Tebliğ:
Madde 21 – Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade
eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna
yazı ile bildirilmesidir. Sayfa 5 3480
Tahakkuk:
Madde 22 – Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir
verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Tahsil:
Madde 23 – Verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.
Tahakkuku tahsile bağlı vergiler:
Madde 24 – Mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı
vergilerde, verginin tahsili tahakkuku da içine alır. İKİNCİ
KISIM Tarh
ve Tahakkuk Usulü BİRİNCİ
BÖLÜM Beyannameye
Dayanan Tarh
Tahakkuk fişi esası:
Madde 25 – Vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan
vergiler "Tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk ettirilir.
Bu esasa göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakuk
fişi tanzim olunur ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut beyannameyi
mükellef namına vergi dairesine tevdi edene verilir.Bu suretle vergi tahakkuk
etmiş olur. Tahakkuk fişinin mükellefe verilen nüshası aynı zamanda
beyannamenin makbuzu yerine geçer.
Lüzum görülen hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine ihbarname
ile tebliğ olunabilir. Kanunen belli hallerde tebliğ tekalif cetvelinin
ilaniyle yapılır.
Tahakkuk fişinin muhteviyatı:
Madde 26 – Tahakkuk fişi aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
1. Fişin sıra numarası;
2. Tanzim tarihi;
3. Verginin nevi;
4. Vergi beyannamesinin tarihi;
5. Beyannamenin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
6. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
7. Mükellefin açık adresi;
8. Verginin matrahı;
9. Verginin hesabı;
10. Verginin miktarı;
11. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/5 md.) Vergi mahkemesinde dava
açılması ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi.
Tahakkuk fişinin kesinliği:
Madde 27 – Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden
kimsenin kendisine verilen tahakkuk fişini almaması, beyannamede yazılı
matrah üzerinden tarhı gereken verginin tahakkukuna engel olmaz. Bu takdirde
tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası 28 nci maddede yazılı olduğu
şekilde posta ile mükellefe gönderilir.
Vergi beyannamesinin postayla veya elektronik ortamda gönderilmesi (1)
Madde 28 – Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de
tahakkuk fişi kesilir. Bu takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek
nüshası, kapalı bir zarf içinde, mükellefin beyannamede gösterdiği adrese
gönderilir ve fişin dairede kalan nüsnasına posta zimmet defterinin tarih ve
numarası işaret olunur.
(Ek fıkra:16/7/2004-5228/3 md.) Beyannamenin elektronik ortamda
gönderilmesi halinde tahakkuk fişi elektronik ortamda düzenlenir ve mükellef
veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel
kişiye elektronik ortamda iletilir. Bu ileti, tahakkuk fişinin
mükellefe tebliği yerine geçer.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/3 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul
ve esaslar Maliye Bakanlığı tarafından tespit olunur. ––––––––––––––– (1) Bu madde
başlığı” Vergi
beyannamesinin posta ile gönderilmesi:” iken, 16/7/2004 tarihli ve 5228
sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 6 3481 İKİNCİ
BÖLÜM İkmalen,
Re'sen ve İdarece Tarh (1)
İkmalen vergi tarhı:
Madde 29 – (Değişik: 30/12/1980 - 2365/3 md.)
İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten
sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere
veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah
farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
Özel kanunlarında ikmalen tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler
saklıdır.
Re'sen vergi tarhı:
Madde 30 – (Değişik birinci fıkra : 21/1/1983 - 2791/1 md.)
Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve
belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan
hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi
yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen
matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda
bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş
sayılır.
(Değişik paragraf : 30/12/1980 - 2365/4 md.) Aşağıdaki hallerden
herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen
defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün
olmadığı kabul edilir.
1. (Değişik : 24/6/1994 - 4008/2 md.) Vergi beyannamesi kanuni süresi
geçtiği halde verilmemişse,
2. Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber
beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
3. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı
tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya
yetkili olanlara her hangi bir sebeple ibraz edilmezse,
4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve
kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık
olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmazsa.
5. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
6. (Ek : 30/12/1980 - 2365/4 md.) Tutulması zorunlu olan defterlerin
veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil
bulunursa.
7. (Mülga: 7/1/2003-4783/9 md.)
8. (Ek : 24/6/1994 - 4008/2 md.) Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi
uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma
mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik
kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporu zamanında ibraz
edilmezse,
9. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Yukarıdaki 2 nci bentde yazılı halin vukuunda mükellefe, takdir komisyonu
tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin
bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet
üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz
ederse, defter ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartiyle, mükellefe
takdir olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit olunacak
miktardan fazla olamaz. ________________ (1)
19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değişik şeklidir. (2)
Bu paragrafta yeralan " yapıldığı dönemde elde edilmiş ve vergisi öden
memiş kazanç olarak dönem " ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı
Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 7 3482
(Ek : 26/6/1964 - 485/2 md.; Değişik : 24/6/1994 - 4008/2 md.) Vergi beyannamesini
kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri
matrah üzerinden re'sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re'sen
takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine
başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra
kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.
(Ek : 26/6/1964 - 485/2 md.) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre
re'sen vergi tarhını gerektirir bir sebep yanında ikmalen vergi tarhını da
lüzumlu kılan bir durum mevcut ise re'sen takdir sonucu beklenmeksizin
gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Re'sen takdir sırasında ikmal tarhiyatına
mesnet olan matrah farkı nazara alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce
tarhedilmiş olan vergi indirilir.
Verginin idarece tarhı:
Mükerrer Madde 30 – (Ek: 19/2/1963 - 205/2 md.)
Verginin idarece tarhı; 29 uncu ve 30 uncu maddeler dışında kalan hallerde,
mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda
müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen
mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemiyen
verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.
Bu takdirde vergi, 131 inci madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine
müsteniden tarh olunur.
Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir
taraftan, mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan
mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen
verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilan vergi
dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır.
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tesbit olunur.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/6 md.) Verginin tahakkuku ve cezanın
kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi;
mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı hallerde tebliğ tarihinden,
aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar.
Takdir kararı:
Madde 31 – Takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah
kısmı takdir kararına bağlanır.
Takdir kararları komisyonun başkan ve üyeleri tarafından imzalanır.
Takdir kararlarında aşağıda yazılı malümat bulunur:
1. Kararın sıra numarası;
2. Kararın tarihi;
3. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
4. Mükellefin açık adresi;
5. Takdirin ilgili bulunduğu vergi;
6. Takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
7. Takdir edilen matrah;
8. Takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahat.
Takdir kararlarının tevdii:
Madde 32 – Takdir kararları komisyonca imza karşılığında vergi
dairesine tevdi olunur.
Re'sen tarhta mahsup:
Madde 33 – Re'sen takdir olunan matrah, mükellef tarafından
bildirilen matrahtan fazla değilse, re'sen vergi tarh edilmez; fazla ise
sadece aradaki fark üzerinden vergi tarh olunur.
İhbarname esası:
Madde 34 – İkmalen ve re'sen tarh edilen vergiler
"İhbarname" ile ilgililere tebliğ olunur. Nev'i ve doğuşu ayrı olan
vergiler için ayrı ihbarname kullanılır. Sayfa 8 3483
İhbarnamenin muhteviyatı:
Madde 35 – İhbarname aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
1. İhbarnamenin sıra numarası;
2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı adı (Tüzelkişilerde unvanı);
5. Mükellefin açık adresi;
6. Vergilendirme dönemi;
7. Verginin matrahı;
8. Verginin hesabı;
9. Verginin miktarı;
10. Kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re'sen vergi tarhını icabettiren
sebepler;
11. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma
süresi;
12. (Değişik: 23/6/1982 - 2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma şekli.
Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re'sen
takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir. ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Tahrire
Dayanan Tarh
Tahrire göre vergi tarhı:
Madde 36 – Tahrire göre vergi tarhı, verginin tahrir usulü ile
tesbit edilen matrahlar üzerinden hesaplanmasıdır.
Tahrir ihbarnamesi:
Madde 37 – Tahrir usulü ile tesbit edilen matrahlar, vergi
dairesi tarafından "Tahrir ihbarnamesi" ile mükelleflere tebliğ
olunur.
İhbarnamenin muhteviyatı:
Madde 38 – Tahrir ihbarnamesi aşağıda yazılı malümatı ihtiva
eder:
1. İhbarnamenin sıra numarası;
2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı );
5. Mükellefin açık adresi;
6. Bina ve arazinin mevkii (Mahalle veya köy, sokak ve kapı numarası);
7. Bina veya arazinin nev'i, büyüklüğü, genişliği;
8. Bina veya arazinin tahrir numarası;
9. Tahmin olunan gayrisafi irat veya kıymet;
10. Gayrisafi irada göre bulunan safi irat;
11. Verginin nispeti;
12. Verginin miktarı;
13. İtiraz süresi;
14. İtiraz şekli.
Tekalif cetveli:
Madde 39 – Tahrire dayanan tarhda yıllık vergiler, vergi
dairesince mahalle ve köy itibariyle doldurulan tekalif cetvellerinde
gösterilir. Sayfa 9 3484
Tekalif cetvellerinde aşağıdaki malümat bulunur:
1. Mükelleflerin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
2. Mükelleflerin adresleri;
3. Binaların kesinleşen gayrisafi iradı; arazinin kesinleşen kıymeti (Aynı
mükellefe ait binaların iradı ve arazinin kıymeti toplam olarak gösterilir);
4. Binaların safi iradı;
5. Tahakkuk eden vergi. DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Götürü
Matrahların Tespiti
Madde 40 – (Mülga : 26/12/1993 - 3946/38 md.)
Götürü matrahlara göre dava açma:
Madde 41 – (Mülga: 26/12/1993 - 3946/38 md.)
Ortalama kar hadlerinin tespiti:
Madde 42 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/5 md.)
Ortalama kar hadleri Maliye
Bakanlığınca emtia ve iş
nevilerine göre hazırlanacak
cetveller üzerine il
merkezlerinde o il
defterdarının veya mazereti halinde Sayfa 10 3485 teşkil
edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir müdürü ve vergi dairesi
müdürü olmak üzere üç memur üye ile tüccarlar için il merkezindeki ticaret
odalarınca, esnaf ve sanatkarlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri
birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkar teşekküllerince, odaların,
birlik ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezindeki belediyelerce
seçilecek iki kişiden kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler itibariyle
gayri safi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Bu teşekküllerce belli edilecek
üyeler bir asıl bir yedek olmak üzere seçilir.Üyelerin Komisyon Başkanının
talebi üzerine bir ay içinde seçilmemesi halinde, üyeler komisyon başkanının
teklifi üzerine vali tarafından seçilir.Şu kadar ki merkez ilçesi dışındaki
mükelleflere ait ortalama kar hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş
olan üyelerden birinin yerine o ilçelerden aynı mahiyetteki teşekküller
tarafından seçilmiş olan bir üye toplantılara katılır.
Ortalama kar hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca
hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak üç ay içinde takdir
işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye
Bakanlığınca bir yıla kadar uzatılabilir.
Ortalama kar hadlerinin kesinleşmesi ve ilanı:
Madde 43 – (Değişik : 26/6/1964 - 485/4 md.)
42 nci madde gereğince düzenlenen ortalama kar hadlerine ait cetveller,
düzenlenmelerini takibeden ay içinde Maliye Bakanlığına gönderilir.
Maliye Bakanlığına gelmiş olan bu cetveller, Ortalama Kar Hadleri Merkez
Komisyonunca incelenerek hatalı ve noksan bulunanlar ile bölgeleri itibariyle
uygunluk göstermiyenler gerekçeli olarak ilgili özel komisyonlara geri gönderilir.
Özel komisyonlara geri gelen cetveller, yeniden incelenerek gerekli
düzeltmeler yapıldıktan, düzeltme sebebi görülmiyenler hakkında ise
gerekçeleri belirtildikten sonra Merkez Komisyonuna gönderilir.
Merkez Komisyonu cetveller üzerinde son incelemesini yaparak ortalama kar
hadlerinin kesin miktarlarını tayin eder.
Kesinleşmiş ortalama kar hadlerine ait cetveller Maliye Bakanlığınca
mahallerine tebliğ olunur.
Vergi daireleri, Bakanlıktan gelen bu cetvelleri, bir ay süre ile,
dairelerinin uygun bir yerine asmak suretiyle ilan ederler. Bu cetveller
ayrıca Resmi Gazete ile ilan olunur.
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/6 md.) Ortalama Kar Hadleri Merkez
Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında, Gelirler Genel
Müdürü, ilgili Genel Müdür Baş Yardımcısı veya bunların tevkil edeceği
kimselerle Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları
Birliğinin iki temsilcisinden kurulur
89 uncu maddedeki nisap hükmü, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu hakkında
da uygulanır.
Uygulama süresi:
Madde 44 – Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek
kazançları ve ortalama kar hadleri üç yıl uygulanır. Şu kadar ki, bunlarda
önemli değişiklikler vuku bulduğu takdirde Maliye Bakanlığı bu süreyi bir
yıldan aşağı olmamak şartiyle kısaltabilir. Sayfa 11 3486 BEŞİNCİ
BÖLÜM Zirai
Kazanç Ölçüleri ile Emlak Vergisine Ait Bedel ve Değerlerin Tespiti (1)
Ölçüler ve tarifleri:
Madde 45 – Zirai kazanç ölçüleri, yıllık istihsal değeri, götürü
gider emsali, ortalama randıman miktarı, ortalama işçilik tutarı, ortalama
maliyet bedeli ile ortalama satış fiyatından terekküp eder.
1. Yıllık istihsal değeri: Ortalama randıman ve ortalama satış fiyatı
ölçülerine göre her ziraat biriminden bir yılda elde edileceği hesaplanan
mahsul değerinin işletmede veya işletmelerde mevcut ziraat birimi sayıları
ile çarpılması suretiyle bulunacak değerlerin toplamıdır.
2. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/10 md.) Götürü gider emsali: Büyük ve
küçükbaş hayvanlar (kümes hayvanları dahil) ve bunların mahsulleri ile kara
ve su avcılığı için % 80; diğer zirai mahsuller ile ziraat makine ve aletleriyle
başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinin yapılması karşılığında alınan
ücretler için % 70'tir.
3. Ortalama randıman miktarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidinden elde
edileceği tahmin olunan ortalama mahsul miktarıdır.
4. Ortalama işçilik tutarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidine isabet eden
ortalama işçilik gideri tutarıdır.
5. Ortalama maliyet bedeli: Ziraat birimi başına elde edilecek mahsul için
yapılması gereken ortalama giderlerin toplamıdır.
6. Ortalama satış fiyatı: Zirai mahsullerin ticari teamüle göre beher satış
biriminin 46 ncı maddenin (d) bendi esasları dairesinde tesbit olunan satış
fiyatıdır.
Zirai kazanç ölçülerinin tespiti:
Madde 46 – (Değişik : 19/2/1963 - 205/4 md.)
Zirai kazanç ölçüleri (45 inci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı ölçüler
ile kara ve su avcılığına mütaallik olanlar hariç), Zirai Kazançlar Merkez
Komisyonu tarafından hazırlanacak yönetmelik esasları dairesinde zirai kazançlar
il komisyonlarınca takdir ve tesbit olunur.
Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin takdir ve
tesbitinde aşağıdaki esaslara uyar.
a) Zirai faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar bakımlarından
önemli farklar gösteren bölgeler ayrılır;
b) Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makina ve aletleri ayrı ayrı,
vasıf ve şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler belli
gruplar içinde birleştirilmek suretiyle nazarı itibara alınır;
c) Zirai işletmelerin bölgeleri itibariyle özellikleri ve ortalama verim
kabiliyetleri gözönünde tutulur;
d) Ortalama satış fiyatının tesbitinde Hükümetçe tayin olunan ve takdir
sırasında yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmıyan
mahsuller için takdirin yapıldığı yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki
mahalli toptan piyasa fiyatı esas tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği hallerde
ortalamasına itibarolunur;
e) Özellik gösteren ziraat nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez Komisyonunca bu
ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak tayin olunacak esaslar nazarı
itibara alınır. —————————— (1)
Madde başlığı 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile
değiştirilmiş şeklidir. Sayfa 12 3487
Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin uygulanmaya
başlanılacağı ilk takvim yılı içinde mezkur ölçüleri tesbit ederek bu yılın
Nisan ayı sonuna kadar zirai kazançlar merkez komisyonuna gönderirler.
Zirai kazançlar merkez komisyonu, illerden gelen zirai kazanç ölçülerinden
hatalı ve noksan bulduklarını gerekçesiyle birlikte alakalı komisyonlara iade
eder.
Zirai kazançlar il komisyonları merkez komisyonunca iade olunan ölçülerdeki maddi
hataları düzeltirler; takdire taallük eden hususlarda ise ya ölçüleri yeniden
takdir ederler veya ilk kararlarında ısrar edebilirler. İl komisyonları ısrar
kararlarında ısrar sebeplerini açıklamaya mecburdurlar.
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/7 md.) Ancak, zirai kazançlar il
komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun görülmediği takdirde uygun
görülmeyen ölçüler yerine merkez komisyonunca re'sen ve nihai olarak yeni
ölçüler tayin ve tespit olunur.
(Yedinci fıkra mülga: 1/5/1981 - 2455/2 md.)
(Sekizinci fıkra - Ek : 30/12/1980 - 2365/7 md.; Mülga : 1/5/1981 - 2455/2
md.)
Ziraat birimleri:
Madde 47 – Ziraat birimleri:
a) Tarla, bağ ve sebze ziraati ile ormancılıkta dönüm;
b) Ölçü olarak ağaç kabul edilenlerde ürün verecek hale gelmiş ağaç sayısı;
c) Hayvancılıkta hayvan sayısı; dır.
Özellik gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu zi
raat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken belli edilecek diğer
birimler kullanılır.
Bu kanunun uygulanmasında dönüm bin metre karelik toprak parçasıdır.
Tasdik ve ilan:
Madde 48 – Zirai kazanç ölçüleri Bakanlar Kurulunun onayı ile
yürürlüğe girer.
Onaylanan ölçüler Resmi Gazete ile yayınlanır.(1)
Her bölgeye ait ölçüler, ilgili valiliklere gönderilir. Valilikler bunları en
kısa zamanda köy ve mahalle ihtiyar kurullarına ve maliye teşkilatına tebliğ
eder.
Uygulama süresi:
Madde 49 – (Değişik : 4/12/1985 - 3239/3 md.)
Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tespit olunur. Ancak satış fiyatı resmi
kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilan olunan (destekleme alımları)
ürünler için her yılı açıklanan en son fiyatlar esas alınır. Diğer taraftan
ölçülerin tespitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vukubulduğunun
anlaşılması halinde, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama
süresini lüzumlu gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan
aşağı olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir.
Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi:
Mükerrer Madde 49 – (Değişik: 3/4/2002-4751/1 md.)
a) Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıkları 1319 sayılı Emlâk Vergisi
Kanununun 29 uncu maddesi hükmü ile aynı Kanunun 31 inci maddesi uyarınca
hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina metrekare normal inşaat maliyet
bedellerini, uygulanacağı yıldan dört ay önce müştereken tespit ve Resmî
Gazete ile ilân eder. Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret
Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bu bedellere karşı Resmî Gazete ile
ilânını izleyen onbeş gün içinde Danıştayda dava açabilir.
b) Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer
tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk
işleminin (Emlâk Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinin (8) numaralı
fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil) yapılacağı sürenin başlangıcından
en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili
bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve
ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il
merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında
verilir. ___________________ (1)
2/1/1997 tarih ve 97/9218 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1996,1997 ve 1998
yılları için tespit edilen 79 il'e ait zirai kazanç ölçüleri 12/4/1997 tarih
ve 22962 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Sayfa 13 3488
Büyükşehir belediyesi bulunan illerde takdir komisyonu kararları, vali
veya vekalet vereceği memurun başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği
memur, vali tarafından görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile ticaret
odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odası ve esnaf ve sanatkârlar
odaları birliğince görevlendirilecek birer üyeden oluşan merkez komisyonuna
imza karşılığında verilir. Merkez komisyonu kendilerine tebliğ edilen
kararları onbeş gün içinde inceler ve inceleme sonucu belirlenen değerleri
ilgili takdir komisyonuna geri gönderir. Merkez komisyonunca farklı değer
belirlenmesi halinde bu değerler ilgili takdir komisyonlarınca yeniden takdir
yapılmak suretiyle dikkate alınır. Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı
kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle
ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava
açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine onbeş gün
içinde Danıştaya başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili belediyelerde
ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun
yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilân edilir. Bakanlar Kurulu bu fıkrada yer alan dört
yıllık süreyi sekiz yıla kadar artırmaya veya iki yıla kadar indirmeye
yetkilidir. c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve
vergi mahkemelerinde dava açılması halinde, davalının onbeş gün içinde
vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi
mahkemelerince bu davalar, dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç
bir ay içinde karara bağlanır. d) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare
normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ve araziye ait asgari ölçüde
birim değer tespitlerine ilişkin süreleri gerektiği ölçüde kısaltmaya Maliye
Bakanlığı yetkilidir. ÜÇÜNCÜ
KISIM Tahrir
Usulü BİRİNCİ
BÖLÜM Genel
Esaslar
Madde 50 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.)
Madde 51 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.)
Tadilat:
Madde 52 – Tadilat, iki genel tahrir arasında, bu kanunda yazılı
sebeplerden dolayı binaların gayrisafi iratlarında ve arazinin kıymetlerinde
vukua gelen devamlı ve tabii değişiklikler tesbit edilerek, yeni irat veya
kıymetin tahmin edilmesidir.
Madde 53 – 55 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.) İKİNCİ
BÖLÜM Genel
Tahrir
Madde 56 – 62 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.)
Tadilat sebepleri:
Madde 63 – Aşağıdaki hallerde binaların gayrisafi iratları ve
arazinin kıymetleri tadilat yoliyle tahmin ve yeniden takdir olunur. Sayfa 14 3489
1. Her hangi bir sebep yüzünden devamlı olarak bina gayrisafi iratları ile
arazi kıymetlerinin en az % 20 nispetinde artması veya eksilmesi;
2. Bina veya arazinin genel tahrirde unutularak mektum kalmış olması;
3. Yeni bina inşaa edilmesi (Mevcut binalara ilaveler yapılması veya sabit
istihsal, asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat
hükmündedir.);
(Bu hallerde yalnız ilave inşaat veya sabit istihsal, asansör ve kalorifer
tesislerinin gayrisafi iratları takdir olunarak binanın mevcut gayrisafi
iradına ilave edilir. Sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin
gayrisafi iratları 307 nci maddedeki esasa göre takdir olunur.)
4. Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya
kısmen harap olması veya binada mevcut sabit istihsal, asansör veya kalorifer
tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması;
5. Bİr binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın
ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi ticaret
ve sanat icrasına mahsus mahaller haline veya bu hallerde bulunan yerlerin
ikamete mahsus mahaller haline kalbedilmesi (Bu hükmün uygulanmasında bir
apartmanın her dairesi ayrı bir bina sayılır ve yalnız kullanış tarzı tamamen
veya kısmen değiştirilen dairenin iradı yeniden takdir olunur.);
6. Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması;
7. Daimi müstesnalıktan faydalanan ve irat veya kıymeti bulunmayan bir bina
veya arazinin müstesnalıktan çıkması;
8. Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan
çıkması veya bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi;
9. Bir bina veya arazinin taksim ve ifraz edilmesi (Araziden bir
kısmının istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir.);
10. Mütaaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi
veya mütaaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün hisselerinin
birleştirilmesi.
Arazinin hal ve heyetinde değişiklik:
Madde 64 – Aşağıdaki haller arazinin hal ve heyetinde değişiklik
olduğunu ifade eder:
1. Arazinin fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi;
2. Fidanlı, ağaçlı veya kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya
gelmesi;
3. Tarım yapılan bir arazinin tabii bir afet veya arıza sebebiyle veya sair
sebepler yüzünden tarıma elverişsiz hale gelmesi;
4. Tarım yapılmıyan bir arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi;
5. Arazinin üzerine veya altına inşaat yapılması;
6. Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi.
Mevzii ve ferdi tadilat:
Madde 65 – Binaların gayrisafi iratlarında ve arazi ve arsaların
kıymetlerinde 63 üncü maddenin 1 inci bendinde yazılı nispette vuku bulan
artma veya eksilme sebebiyle yapılacak tadilat mevzii veya ferdi olur.
Bir şehir, kasaba veya köyün tamamında, mevcut bina ve arazi için yapılacak
tadilat mevziidir. Münferit mükelleflerin arazisi veya binaları için yapılan
tadilat ferdidir.
Mevzii tadilat kararı:
Madde 66 – Mevzii tadilat yapılabilmesi için:
1. İlgili bir veya birkaç mükellefin veya vergi dairesinin mevzii tadilat
isteğinde bulunması, Sayfa 15 3490
2. Şehir ve kasabalardaki tadilat için belediye encümeninin, köylerdeki
tadilat için köy ihtiyar meclisinin, mevzii tadilatı gerektiren sebepleri
muhtevi olarak tanzim edeceği mazbata üzerine il idare kurulunca tadilatın
lüzumuna karar verilmesi,
3. Maliye Bakanlığınca mevzii tadilatın yapılmasına izin verilmesi şarttır.
Ferdi tadilat isteği:
Madde 67 – Ferdi tadilat yapılabilmesi için ilgili mükellefin
binası veya arazisi için tadilat isteğinde bulunması gerekli ve kafidir.
Vergi daireleri ferdi tadilat isteğinde bulunamazlar.
Diğer tadilatın yapılması:
Madde 68 – 63 üncü maddenin 2 - 10 uncu bentlerinde yazılı
hallerde tadilat her hangi bir isteğe lüzum olmaksızın ya ilgili
mükelleflerin bu halleri bildirmeleri veya vergi dairesinin yoklama ile tesbit
etmesi neticesinde yapılır.
İfraz ve birleştirme:
Madde 69 – Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi
(Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi hariç)
dolayısiyle yapılacak tadilatta binanın gayrısafi iradı ve arazinin kıymeti
yeniden takdir edilmeyip vergide kayıtlı gayrısafi irat veya kıymet müfrez
parçalar veya hisseler arasında her parça veya hissenin yüz ölçümüne ve mevki
ve şerefine göre taksim olunur.
63 üncü maddenin 10 uncu bendinde yazılı halde yapılacak tadilatta
birleştirilen bina ve araziye yeniden gayrısafi irat veya kıymet takdir
edilmeyip her birinin vergide kayıtlı gayrısafi irat veya kıymetleri toplanır
ve bu toplam birleştirilen bina ve arazinin gayrısafi irat veya kıymeti
olur.
Birleştirilen parçalardan bir kısmının vergide kayıtlı gayrısafi irat veya
kıymeti bulunmadığı hallerde yalnız bu parça veya hisselere gayrısafi irat
veya kıymet takdir olunarak yukarıki fıkra gereğince işlem yapılır.
Yüz ölçümü fazla veya noksan tesbit edilen arazi:
Madde 70 – Genel tahrir veya mevzii tadilatta arazinin yüz
ölçümü noksan veya fazla tahrir edilmiş olduğu sonradan meydana çıkarsa
noksan yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüz ölçümüne ilave, fazla yazıldığı
anlaşılan miktar kayıtlı yüz ölçümünden tenzil edilir ve arazinin kayıtlı
kıymetinden beher metre kareye isabet eden kıymet esas tutularak noksan veya
fazlaya ait kıymetler tesbit ve kayıtlı kıymete ilave veya mezkür kıymetten
tenzil olunur.
Bu ilave ve tenziller dolayısiyle noksan veya fazla alındığı anlaşılan
vergiler mükelleften tahsil veya kendisine iade edilir.
Tadilat neticelerinin uygulanması:
Madde 71 – Ferdi tadilat neticeleri tadilat taleplerinin
yapıldığı, mevzii tadilat neticeleri de, itiraz incelemelerinin bittiği yılı
takip eden mali yıldan başlıyarak uygulanır.
Ferdi tadilat, talebin yapıldığı mali yıl içinde bitirilemezse, ilerde belli
olacak matrahlara göre düzeltmeler yapılmak üzere, bina ve arazinin mevcut
irat ve kıymetleri tarha esas tutulur.
Bunlar dışındaki tadilatta tadil neticeleri:
1. Genel tahrirlerde mektum kalan bina ve arazi için genel tahririn yürürlüğe
girdiği mali yıldan,
Ve aşağıdaki hallerde:
2. Yeni inşaat için inşaatın
hitam bulduğu veya inşaatın hitamından evvel
kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmasına başlandığı; binaya Sayfa
16 3491 sonradan
sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri konulmuşsa bu tesislerin
konulmasının tamamlandığı;
3. 63 üncü maddenin 5 inci bendinde yazılı şekilde kullanış tarzı değişen binalar
için bu değişikliğin vuku bulduğu;
4. Muafiyeti sukut eden bina ve arazide muafiyetin sukut ettiği;
5. Yanan, yıkılan ve sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olan binalarda
ve ifraz ve taksim edilen birleştirilen bina ve arazide bu olayların vuku
bulduğu;
6. Hal ve heyeti değişen arazide değişikliğin rastladığı;
7. Binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması,
bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi hallerinde bu
değişikliğin vuku bulduğu; tarihi takip eden mali yıldan başlıyarak yürürlüğe
konulur. DÖRDÜNCÜ
KISIM Takdir,
Zirai Kazançlar ve Özel Komisyonları (1) BİRİNCİ
BÖLÜM Takdir
Komisyonu
Kuruluş:
Madde 72 – (Değişik : 4/12/1985 - 3239/5 md.)
Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi
dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil
edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki
memuru ile seçilmiş iki üyeden kurulur.
Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu; belediye
başkanı veya tevkil edeceği memurun başkanlığı altında belediyenin yetkili
bir memuru ile tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve ticaret
odasınca seçilmiş bir üye ile ilgili mahalle ve köyün muhtarından kurulur.
Araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu, valinin
başkanlığı altında defterdar, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı il müdürü
ile il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarından seçilmiş birer üyeden
kurulur.
Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Daimi komisyonların nerelerde
kurulacağını Maliye ve Gümrük Bakanlığı belli eder.
Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar
tarafından görülür.
Üyelerin seçilmesi:
Madde 73 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/9 md.) Üyeler,
tüccarlar için ticaret odasınca, diğer sanat ve meslek erbabı için bunların
mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya hariçten
seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en
geç bir ay içinde iki asil ve iki yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu
mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye
amiri tarafından seçilir.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/13 md.) Komisyon toplantılarını mükellefin sanat veya
meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri
işlerinde ise yalnız Ticaret Odasından seçilen üyeler (Değişik: 30/5/1985
3210/2 md.) : Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerinin
tespiti sırasında ticaret
odasından seçilen üyelerden biri
yerine ilgili mahalle veya köyün —————————— (1)
Madde başlığı, 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kununun 8 inci maddesiyle
değişik şeklidir. Sayfa 17 3492 muhtarı)
iştirak eder. Ticaret Odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar
tarafından seçilecek üyeler, yukarıdaki esaslara göre belediyeler tarafından
seçilir.
Komisyonlar kendilerine tahsis edilen dairede, yoksa, vergi dairesinde
toplanır ve keyfiyet bir tutanakla tesbit olunur.
Komisyonların görevleri:
Madde 74 – (Değişik : 4/11/1985 - 3239/6 md.)
a) 72 nci maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun
görevleri şunlardır.
1. Yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini
yapmak;
2. Vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri
takdir etmek (Bu gibi takdirler de takdir kararına bağlanır.)
Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup
bulunmadığını incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili vergi
dairesini yazı ile ikaz etmeye mecburdur.
b) 72 nci maddenin ikinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319
sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi uyarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş
arazide her köyün cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeleri
(Turistik bölgelerde değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit
edilecek pafta, ada veya parsel) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit
etmekle görevlidir.(1)
c) 72 nci maddenin üçüncü fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319
sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi uyarınca her il veya ilçe için arazinin cinsi (Kıraç, taban ve sulak)
itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle görevlidir.
(b) ve (c) fıkralarına göre yapılacak değer tespitinde, Emlak Vergisi
Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu
maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde
bilirkişiden yararlanılır. (1)
Komisyonun yetkileri:
Madde 75 – (Değişik birinci fıkra: 4/12/1985 - 3239/7 md.) 72
nci maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74 üncü
maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisine haizdir.
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/10 md.) Komisyon, servetleri, sınai
hakları ve telif haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı, eski
eserleri ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat edebilir.
(Ek fıkra : 4/12/1985 - 3239/7 md.) 72 nci maddenin ikinci ve üçüncü
fıkralarına göre kurulan takdir komisyonları 79 uncu maddede yazılı yetkileri
haizdir.
Beyana bağlılık:
Madde 76 – Mükellefin evvelce beyan ettiği bir matraha ait olan
takdir işlerinde, takdir olunan matrah mükellefin beyanından düşük olamaz. İKİNCİ
BÖLÜM Tahrir
Komisyonu
Madde 77 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.)
Madde 78 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.) __________________ (1)
Bu bentlerde bulunan “20 nci maddesinin ikinci fıkrası“ ibaresi
3/4/2002 tarihli ve 4751 sayılı Kanunla “29 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Sayfa 18 3493
Yetki:
Madde 79 – Tahrir komisyonları:
1. İradı veya kıymeti tahmin edilecek binaları ve araziyi gezebilirler;
2. Mükelleflerden ve kiracılardan gayrimenkulün genel durumu, kullanış tarzı,
kira veya hasılat miktarı ve tahmine yarıyacak sair lüzumlu malümatı
istiyebilirler;
3. Lüzumlu gördükleri malümatı, muhtar ve ihtiyar meclisleri, ticaret ve
tarım odaları, belediyeler ve noterler gibi resmi veya yarı resmi
teşekküllerle özel teşekküller ve şahıslardan istiyebilirler;
4. Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratlarının takdirinde içlerinde
bulunan sabit istihsal tesislerinin kıymetlerini tesbit için lüzum gördükleri
takdirde bilirkişiye müracaat edebilirler.
Çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde, bina ve arazi, bunları işgal
edenlerin muvafakati olmaksızın gezilemez. Binaların gezilmesi sırasında,
komisyon başkan ve üyeleri, ev halkının rahatsız edilmemesine dikkat etmiye
mecburdurlar. ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Tadilat
Komisyonları
Görev ve kuruluş:
Madde 80 – Gerek binalarda, gerek arazide tadilat üçer kişilik
"tadilat komisyonları" tarafından yapılır.
Bu komisyonlar, mahallin en büyük mülkiye memurunun vergi dairesi müdürü
olmıyan gelir memurları arasından seçeceği bir başkan ile iki üyeden kurulur.
Lüzum görülen yerlerde birden fazla tadilat komisyonu kurulması caizdir.
Üyelerin seçilmesi:
Madde 81 – Tadilat komisyonlarına girecek üyeler:
1. Belediye sınırı içinde bulunan yerler için, belediye meclislerince biri
kendi üyeleri arasından veya dışardan, diğeri tadilat yapılacak bina ve
arazinin bulunduğu şehir ve kasaba halkı arasından;
2. Belediye teşkilatı olmıyan yerlerde köy ihtiyar meclisince biri kendi
üyeleri, diğeri köy halkı arasından,
Seçilir.
Belediyeler ve belediye teşkilatı bulunmıyan köy ihtiyar meclisleri mahallin
en büyük mülkiye memurunun yapacağı tebliğden başlıyarak en geç bir ay içinde
tadilat komisyonuna girecek üyeleri ve onların bir misli yedek üyeleri
seçmeye ve adlarını en büyük mülkiye memuruna bildirmeye mecburdurlar.
Yetki:
Madde 82 – Tahrir komisyonlarının haiz olduğu yetkileri tadilat
komisyonları da haizdirler. DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Zirai Kazançlar İl ve Merkez Komisyonları ile Özel Komisyonlar (1)
Zirai Kazançlar İl Komisyonu:
Madde 83 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/11 md.)
Zirai Kazançlar İl Komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü,
ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki ziraat bankası şube müdürü
ve seçilmiş üç üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde
komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği
bir temsilci katılır. —————————— (1) Madde başlığı, 30/12/1980
tarih ve 2365 sayılı Kanunun 11 inci maddesi ile değişik şeklidir. Sayfa 19 3494
Üyelerin seçilmesi:
Madde 84 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/15 md.)
Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi il ziraat
odasından, biri de bu ile bağlı ilçe ziraat odalarından il ziraat odasınca
seçilir.
Ziraat odası, valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde komisyon
üyelerini ve aynı sayıda yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirir.
Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından
seçilir.
Ziraat odası bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar
dairesinde belediyelerce seçilir.
Zirai kazançlar merkez komisyonu:
Madde 85 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/16 md.)
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının
Başkanlığında; Gelirler Genel Müdürü ile Gelirler Genel Müdürlüğünün iki,
Tarım ve Orman Bakanlığının üç, Ziraat Odaları Birliğinin üç ve Devlet Üretme
Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.
Başkanın mazereti halinde komisyona, başkanın, üyelerden veya hariçten tevkil
edeceği kimse başkanlık eder.
Komisyonların yetkileri:
Madde 86 – Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları kamu idare ve
müesseseleri ile Devlet ekonomi kurumlarından ve görevlerinin gerektirdiği
sair gerçek ve tüzelkişilerden her türlü bilgileri istiyebilirler. Gerekli
gördükleri hallerde bilirkişilere inceleme de yaptırabilirler.
Bilgi istemede 148 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.
Komisyonlarca bu hükümlere göre istenilen bilgileri vermiyenler ve
bilirkişiliği kabul ettikleri halde gerekli incelemeleri yapmıyanlar hakkında
Mükerrer 355 inci madde hükmü uygulanır.(1)
Mükerrer Madde 86 - (Ek: 30/12/1980 - 2365/13 md; Mülga : 23/6/1982 - 2686/53
md.) BEŞİNCİ
BÖLÜM Müşterek
Hükümler
Komisyonlara seçilecek üyelerde aranacak vasıflar:
Madde 87 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/14 md.) Takdir,
tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların
dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:
1. İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve
itimadını kazanmış bulunmak;
2. Kamu hizmetlerinden memnu olmamak ve medeni haklardan ıskat edilmiş
bulunmamak;
3. Ağır hapis veya şeref ve haysiyeti muhil bir suçtan dolayı hapis cezasiyle
hükümlü olmamak;
4. Vergi kaçakçılığından dolayı cezalandırılmış olmamak;
5. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/14 md.) Takdir ve özel komisyonlara
seçileceklerde, ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak; —————————— (1)
Bu fıkrada yeralan "361 inci madde" ibaresi, 11/8/1999 tarih ve
4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle "mükerrer 355 inci madde"
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Sayfa 20 3495
6. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/14 md.) Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına
seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına
ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmibeş yaşını bitirmiş
bulunmak;
7. (Mülga : 30/12/1980 - 2365/14 md.)
Yemin:
Madde 88 – Bu kısımda yazılı komisyonlara seçilen üyeler ve
tahrir komisyonu başkanları şehir ve kasabalarda idare heyeti, köylerde
ihtiyar meclisi huzurunda aşağıda yazılı şekilde yemin ederler:
"Komisyonda çalışacağım süre zarfında tam manasiyle vicdan ve kanaatim
icaplarına tabi kalacağıma; hiçbir sebep ve tesir altında adaletten ve
doğruluktan ayrılmıyacağıma, gerek Devlet gerek mükellef haklarını bir
tutacağıma, takdir ve tahminlerde her hangi bir tarafa temayül suretiyle
görevimi kötüye kullanmıyacağıma namusum üzerine yemin ederim."
Nisap:
Madde 89 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/15 md.)
Bu kısımda yazılı komisyonlar üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve
çoğunlukla karar verirler. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf
çoğunlukta sayılır.
Devam:
Madde 90 – Komisyon toplantılarında her hangi bir sebeple olursa
olsun bulunamıyacağı anlaşılan üyenin yerine yedek üye davet olunur.
Seçilmiş üyelerden, mücbir sebebe dayanmaksızın, üç mütaakıp toplantıya
gelmiyenler istifa etmiş sayılarak yerlerine yedek üye asil üye olarak
getirilir.
Mücbir sebep veya mezuniyetle devam edemiyecek olan asil üyeye yedek üye
vekalet eder.
(Dördüncü fıkra mülga : 30/12/1980 - 2365/16 md.)
Görev süresi:
Madde 91 – Tahrir komisyonları başkan ve üyelerinin görevleri
genel tahrir bitinceye kadar devam eder.
Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçilen üyelerin görev
süresi üç yıldır. Bunları seçen daire, meclis ve mesleki teşekküllerin
seçimlerinin yenilenmesi bu üyelerin görev sürelerini kısaltmaz.
Süreleri dolanların yeniden seçilmesi caizdir.
Ücretler:
Madde 92 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/17 md.)
Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit eden özel
komisyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu,
Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir
Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre
kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri
dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak
miktarda ücret verilir.
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu,
Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde
zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan Komisyonun Başkan ve Üyelerine
bu komisyonlardaki çalışmaları dolayısıyla verilecek ücret Maliye
Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla tayin olunur. Sayfa 21 3496 BEŞİNCİ
KISIM Tebliğler BİRİNCİ
BÖLÜM Tebliğ
Esasları ve Muhataplar
Tebliğ esasları:
Madde 93 – Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili
olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek
ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri
bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.
Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda
yapılması caizdir.
Tebliğ yapılacak kimseler:
Madde 94 – Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine,
umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır.
Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni
temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan
teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel
kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine
yapılması kafidir.
(Ek : 30/12/1980 - 2365/18 md.) Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak
kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya
işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu
şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından
aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)
Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ:
Madde 95 – Mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım gibi
vergi sorumlusu birden fazla olursa, tebliğ bunlardan yalnız birine
yapılabilir.
Şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya kayyım bakmakta ise, tebliğ
bunlara yapılır.
Vasıtalı tebliğ:
Madde 96 – Kara, deniz, hava ve jandarma eratına yapılacak
tebliğler kıta komutanı veya müessese amiri gibi en yakın üst vasıtasiyle
yapılır. Bu evrakı derhal tebliğ olunacak kimseye vermediği takdirde üst
tazminle mahküm olur. Bu cihetin tebliğ evrakında yazılı olması şarttır.
Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ:
Madde 97 – Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ o memleketin
yetkili makamı vasıtasiyle yapılır.Bunun için anlaşma varsa veya o memleketin
kanunları müsait ise o yerdeki Türk siyasi memuru veya konsolosu tebliğin
yapılmasını yetkili makamdan ister.
Kendisine tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebliğ Türk siyasi memuru
veya konsolosu vasıtasiyle de yapılabilir.
Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı
çıkaran merciin bağlı bulunduğu Bakanlık vasıtasiyle Dışişleri Bakanlığına,
oradan da Türkiye elçilik veya konsolosluğuna gönderilir.
Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına tebliğ Dışişleri
Bakanlığı vasıtasiyle yapılır.
Yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara yapılacak tebliğ, bağlı
bulundukları kara, deniz, hava kuvvetleri komutanlıklariyle Jandarma Genel
Komutanlığı vasıtasiyle yapılır. Sayfa 22 3497
Kamu
idare ve müesseselerine tebliğ:
Madde 98 – Kamu idare ve müesseselerine yapılacak tebliğ, bu idare
ve müesseselerin en büyük amirlerine veya bunların muavinlerine veya en büyük
amirin yetkili kılacağı memurlara yapılır. İKİNCİ BÖLÜM Posta ile Tebliğ Usulü
Kapalı
zarf esası:
Madde 99 – Posta ile tebliğde tebliğ edilecek vesika kapalı bir
zarf içinde postaya verilir. Bunun için, şekilleri Maliye Bakanlığınca tesbit
edilen özel zarflar kullanılır.
Bilinen adreslere tebliğ:
Madde 100 – Bilinen adrese gönderilen mektuplar posta idaresince
muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Bilinen adresler:
Madde 101 – Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
2. Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3. İşi bırakmada bildirilen adresler;
4. Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5. Yoklama fişinde tesbit edilen adresler;
6. (Değişik: 23/6/1982 - 2686/18 md.) Vergi mahkemesinde dava açma
dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;
7. Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler
(İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
8. Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit
edilen adresleri.
Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak
makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanı nazara
alınır.
Tebliğ evrakının teslimi:
Madde 102 – Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince
muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt
ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış
olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta
idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar
veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın
kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan
imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen
evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir
süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da
aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza
edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle
tebliğ olunur. Sayfa 23 3498 Muhatap tebelluğdan
imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya
ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve
keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır
bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur. ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM İlan Yoliyle Tebliğ
Usulü
Tebliğin
ilanla yapılacağı haller:
Madde 103 – Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoliyle yapılır.
1. Muhatabın adresi hiç bilinmezse;
2. Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden
gönderilmiş olan mektup geri gelirse;
3. Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa;
4. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa.
İlanın şekli: (1)
Madde 104- (Değişik: 25/12/2003-5035/1 md.)
İlan aşağıdaki şekilde yapılır: 1.İlan yazısı tebliğ
yapan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır ve (3) numaralı
bende göre ilana çıkarılır. Tebliğin konusu, her biri için ayrı ayrı olmak
üzere, birmilyar liradan (1.200 YTL)az vergi veya vergi cezasına
taalluk ettiği takdirde ayrıca (3) numaralı bende göre ilan yapılmaz ve ilan
yazısının askıya çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci gün ilan tarihi olarak
kabul edilir.
2. İlan yazısının bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu
muhtarlığa gönderilir. 3.İlan ile yapılan tebliğin konusu birmilyar ila yüzmilyar lira
arasındaki (1.200 – 120.000 YTL) vergi veya vergi cezasına
taalluk ettiği takdirde ilan, ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin
belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede yayımlanır.
Tutarın yüzmilyar lirayı (120.000 YTL) aşması halinde ilan, Türkiye
genelinde yayın yapan günlük gazetelerden birinde ayrıca yapılır.
Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette bulunan mükellefin
bilinen adresine ayrıca posta ile gönderilir.
İlanın muhteviyatı:
Madde 105 – İlanlarda, tebliğin ilgili bulunduğu vergiler
gösterilmek suretiyle adları (Tüzel kişilerde unvanları) yazılı muhataplara
aşağıdaki hususlar ihtar olunur:
1. İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya
bilvekale müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık
adreslerini bildirmeleri;
2. Kendilerine süre ile kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı.
İlanın neticeleri:
Madde 106 – İlan üzerine bizzat veya bilvekale müracaat
edenlere, yerinde, adres bildirenlere ise posta ile tebliğ yapılır.
Posta ile yapılan bu tebliğ hakkında da 100 üncü madde hükmü cari olur. ––––––––––––––– (1) Bu maddedeki parantez içinde siyah punto
ile işlenen miktarların, Maliye Bakanlığının 17/12/2005 tarihli ve 26026
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 354 Nolu. Tebliği ile 1/1/2006
tarihinden itibaren uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Sayfa 24 3499
İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış
ve ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır. DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Tebliğlere
Ait Türlü Hükümler
Memur vasıtasiyle tebliğ:
Madde 107 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/20 md.) Maliye
Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da yaptırmaya yetkilidir.
Bu madde hükmünün uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ esaslarına uyulur.
Hatalı tebliğler:
Madde 108 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/19 md.)
Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı
hukuki kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda
mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava
açma süresinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam
tarafından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz kılar.
Tebliğ yerine geçen muameleler:
Madde 109 – Verginin tarh ve tahakkukunda tebliğ yerine geçen
muameleler hakkındaki hükümler mahfuzdur.
Diğer ücret elde eden hizmet erbabının (1) vergileri, tarh
zamanında bu mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairesine müracaatla ibraz
edecekleri vergi karnelerine yazılmak suretiyle tarh ve tebliğ olunur.
Vergi karneye yazıldığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Yukarıdaki hükme riayet etmiyenlerin vergileri (251 inci madde hükmüne giren
mükellefler hariç) bu kanunun umumi hükümleri dairesinde yoklama fişine
dayanılarak tarh ve tebliğ olunur. ALTINCI
KISIM Vergi
Alacağının Kalkması BİRİNCİ
BÖLÜM Ödeme
Verginin ödeneceği daire:
Madde 110 – Vergi borcu, mükellefin bu bakımdan bağlı olduğu
vergi dairesine ödenir.
Mükellef vergi borcunun vergi dairesinin bulunduğu belediye sınırlarının dışındaki
vergi dairelerine de yatırabilir. Bu takdirde ödemenin hangi vergi dairesi
hesabına yapıldığının bildirilmesi şarttır.
Ödeme zamanı:
Madde 111 – Vergi, kanunlarında gösterilen süreler içinde
ödenir.
Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir.
Bu kanunun 15, 17 ve 342 nci maddelerinin uygulanması dolayısiyle sürenin
uzaması halinde vade uzayan sürenin bittiği gündür.
Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi tahakkuk
işleminin bitmesi beklenmeksizin vadesinde ödenir.
500 den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırmak bakımından
mükelleflere, vadenin bitmesini takip eden tarihten başlıyarak 15 gün içinde
gün belli etmiye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.;Değişik altıncı fıkra: 16/7/2004-5228/4 md.) Maliye
Bakanlığı; mücbir sebep hali ilân edilen yerlerdeki mükelleflerin, bu Kanun
kapsamında olup, ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü
vergi, ceza ve gecikme faizleri ile bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü
fıkrası uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen
vergilerin ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren azamî bir
yıl süreyle uzatmaya yetkilidir. Bu yetki; bölge, il, ilçe, mahal ve afetten
zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi veya vergi türleri itibarıyla
farklı süreler tespit etmek suretiyle de kullanılabilir.
Bu suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer. —————————— (1) Bu
fıkrada yeralan "Ücret ve kazançları götürü usulde tespit edilen tüccar,
hizmet ve serbest meslek erbabının" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369
sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 25 3500
Özel ödeme zamanları:
Madde 112 – (Değişik : 4/12/1985 - 3239/8 md.)
1. İkmalen, re'sen veya idarece tarh olunan vergiler taksit zamanlarından
evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya
tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse; geçmiş taksitler, tahakkuk
tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
2. Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip haller
dolayısıyla beyan üzerine tarh olunan vergiler, beyanname verme süreleri
içinde ödenir.
Mükellefin, vadeleri mezkür süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde
alınır.
Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla
mükellefiyetleri kalkanların ikmalen, re'sen veya idarece tarh olunan
vergileri tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunu ile belli taksit
zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.
3. Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 27 nci maddesinin 3 numaralı fıkrası gereğince tahsili durdurulan
vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre
hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde
ödenir. Ayrıca ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda : (1)(2)
a) Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında
belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade
tarihinden itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar;
b) Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi
kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal
vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar;
Geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı
oranında gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre içinde ödenir.
Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara alınmaz.
Uzlaşılan vergilerde gecikme faizi; uzlaşılan vergi miktarına, (a) fıkrasında
belirtilen tarihten itibaren uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar
geçen süre için uygulanır.
Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergi ve cezalar mükellefler tarafından
istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen veya tamamen
ödenebilir.
4. (Ek : 22/7/1998 - 4369/2 md.) Fazla veya yersiz olarak tahsil
edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili
mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin
tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu
tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe
tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna
göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde
hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir.
5. (Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) İhtirazi kayıtla beyan edilip
ödendikten sonra yargı kararına göre iade edilip yine yargı kararı uyarınca
tahsili gereken vergilere, iade tarihinden yargı kararının vergi dairesine
tebliği tarihine kadar geçen süre için bu maddede yer alan esaslar dahilinde
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre belirlenen
tecil faizi oranında gecikme faizi hesaplanır. İKİNCİ
BÖLÜM Zamanaşımı
ve Terkin
Zamanaşımının mahiyeti:
Madde 113 – Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının
kalkmasıdır.
Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın
hüküm ifade eder. —————————— (1) Bu bentte öngörülen gecikme faizinin 1/1/1986 tarihinden önceki
vergilendirme dönemlerine ait tarhlara uygulanamayacağı Danıştay İçtihadı
Birleştirme Kurulunun 3/7/1989 tarih ve E. 1988/5, K. 1989/3 sayılı kararıyla
kararlaştırılmıştır. (2) Bu
bentte yer alan "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci
maddesinin 8 numaralı bendi" ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı
Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 26 3501
Zamanaşımı
süreleri:
Madde 114 – Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden
yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen
vergiler zamanaşımına uğrar.
Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna
başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkür komisyon
kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam
eder.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/9 md.;Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/5 md.) Şarta
bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan
vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl
edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar.
(Değişik : 4/12/1985 - 3239/9 md.) Damga vergisine tabi olup vergi ve
cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi
dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkür evraka ait vergi alacağı
yeniden doğar.
Verginin terkini:
Madde 115 – Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması,
kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler
yüzünden:
1. Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar
verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi cezaları;
2. Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi
için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait
olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi cezaları;
Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin
olunur. (Ek cümle: 28/12/2001-4731/4 md.) Maliye Bakanlığı terkin
yetkisini mahalline
devredebilir.
Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare heyetleri
yaptıracağı tahkikat üzerine tesbit eder.
Tahakkuktan vazgeçme:
Mükerrer Madde 115 – (Ek : 4/12/1985 - 3239/10 md.)
İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin cezaların
toplam miktarı 1.000.000 lirayı (1.000.000 lira dahil) (14 YTL)) aşmaması
ve tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının
tespiti halinde, Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde
tahakkuklarından vazgeçilebilir.(1)
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat(2)
Vergi hatası:
Madde 116 – Vergi hatası, vergiye mütaallik hesaplarda veya
vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi
istenmesi veya alınmasıdır.
Hesap hataları:
Madde 117 – Hesap hataları şunlardır:
1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi,
ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya
indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.
2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış
uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci
bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya
gösterilmiş olmasıdır. —————————— (1) Bu maddedeki miktarlar 11/8/1999 tarih ve 4444
sayılı Kanun ile 1.000.000 TL.'ye yükseltilmiş, daha sonra; Bu maddedeki
parantez içinde siyah punto ile işlenen miktarların, Maliye Bakanlığının
17/12/2005 tarihli ve 26026 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 354 Nolu.
Tebliği ile 1/1/2006 tarihinden itibaren uygulanacağı hükme bağlanmıştır.Daha
önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT
İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız. (2) Bu Bölüm Başlığı "Vergi Hatalarını
Düzeltme" iken, 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 27 3502
3. Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir
vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi
istenmesi veya alınmasıdır.
Vergilendirme hataları:
Madde 118 – Vergilendirme hataları şunlardır:
1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir
kişiden istenmesi veya alınmasıdır;
2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf
bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna
bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi
istenmesi veya alınmasıdır.
4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili
bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle
eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.
Hataların meydana çıkarılması:
Madde 119 – Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir:
1. İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile;
2. Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile;
3. Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile;
4. Hatanın vergi incelenmesi sırasında meydana çıkarılması ile;
5. Mükellefin müracaatı ile.
Düzeltme yetkisi ve reddiyat:
Madde 120 – Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi
dairesi müdürü karar verir.
Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine
yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil
olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek
miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle
mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde
parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.
(Ek fıkra: 25/12/2003-5035/2 md.) Nakden veya mahsuben tahsil edilen
ancak fazla veya yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılan vergilerde ve
kanunları gereğince mükelleflere yapılacak iade ve mahsup işlemlerinde,
düzeltmeye dayanak teşkil edecek belgeler ile bu işlemlere ait usul ve
esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Re'sen düzeltme:
Madde 121 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/21 md.)
İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları re'sen düzeltilir.
Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye karşı vergi
mahkemesinde dava açma hakları mahfuzdur.
Düzeltme talebi:
Madde 122 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/22 md.)
Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi
dairesinden yazı ile isteyebilirler.
Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir.
Düzeltme talebinin incelenmesi:
Madde 123 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/23 md.)
Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini kendi mütalaasını da ilave
ederek, düzeltme merciine gönderir. Sayfa 28 3503
Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını
emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile
tebliğ olunur.
Şikayet yolu ile müracaat:
Madde 124 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/24 md.)
Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme
talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat
edebilirler.
Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakında valiliğe ve belediye
vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir.
Düzeltme şümulü:
Madde 125 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/25 md.)
Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştaydan geçmiş olan
muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları
kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde
düzeltilebilir.Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında
anılan yargı mercileri tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır.
Dülzeltmede zamanaşımı:
Madde 126 – 114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan
sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki, düzeltme
zamanaşımı süresi:
a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde
hatanın yapıldığı;
b) (Değişik : 23/6/1982 - 2686/26 md.) İlan yolu ile tebliğ edilip
vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde
mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;
c) (Ek : 4/12/1985 - 3239/11 md.) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla
tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı;
Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz. YEDİNCİ
KISIM Yoklama
ve inceleme BİRİNCİ
BÖLÜM Yoklama
Maksat ve yetki:
Madde 127 – (Değişik : 4/12/1985 - 3239/12 md.)
Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları,
kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili
memurlar, ayrıca vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak:
a) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki
verilmiş olmak kaydıyla günlük hasılatı tespit etmek,
b) 3100 Sayılı Kanun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak
mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları
belli edilmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hasılatı
tespit etmek,
c) Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup
bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp
yapılmadığını, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin
usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını,
faturasız mal bulunup bulunmadığını, levha asma veya kullanma mecburiyetine
uyulup uyulmadığını tespit etmek, kanuni defter ve belgeler dışında kalan ve
vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve delillerin
tespit edilmesi halinde bunları almak, Sayfa 29 3504
d) Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirliyeceği özel
işaretle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu
listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin
muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetlerini ölçmek,
tartmak, saymak suretiyle tespit etmek,
e) Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması,
halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak,
taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza
altına almak, (Beklemeye ve muhafazaya alınan malların bozulmaya ve çürümeye
maruz mallar olması halinde derhal, diğer mallar ise üç ay sonra Maliye ve
Gümrük Bakanlığının belli edeceği esaslar dahilinde tasfiye olunur.)
Yetkisini haizdirler.
Yukarıda sayılan yetkilerin hangilerinin ne şekilde ve hangi hallerde
kullanılacağını belirlemeye, yoklamaya yetkili olanların bu husustaki görev
ve yetkilerini sınırlamaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Yoklama ve denetimde görevli memurların görevlerini ifa sırasında,
güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir.
Yoklamaya yetkililer:
Madde 128 – Yoklama:
1. Vergi dairesi müdürleri;
2. Yoklama memurları;
3. Yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler;
4. Vergi incelenmesine yetkili olanlar;
5. (Ek: 5/5/2005-5345/34 md.) Gelir
uzmanları; tarafından
yapılır.
Hüviyet ibrazı mecburiyeti:
Madde 129 – Yoklama yapanların elinde yoklama yetkilerini
gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulunur.
Yoklama yapanlar bu vesikayı, kendilerinden sorulmasa bile, nezdinde yoklama
yapılan kimseye gösterirler.
Toplu yoklamalarda kolbaşının vesikayı ibraz etmesi kafidir.
Yoklama zamanı:
Madde 130 – Yoklama her zaman yapılabilir.
Yoklamanın ne zaman yapılacağı ilgiliye haber verilmez.
Yoklama fişi:
Madde 131 – Yoklama neticeleri tutanak mahiyetinde olan
"yoklama fişine" geçirilir.
Bu fişler yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihlenir, bulunursa
nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirilir; bunlar bulunmaz
veya imzadan çekinirlerse keyfiyet fişe yazılır ve yoklama fişi polis,
jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalatılır. Sayfa 30 3505
Yoklama neticelerinin bildirilmesi:
Madde 132 – Yoklama fişlerinin birinci nüshası yoklaması yapılan
şahıs veya yetkili adamına bırakılır. Bunlar bulunmazsa bilinen adresine 7
gün içinde posta ile gönderilir.
Vergi karnesi alanlar hakkında yapılan yoklamalar ayrıca bu karneye işaret
olunur.
Yoklama fişlerinin ikinci nüshaları vergi dairesine tevdi olunur.
Toplu yoklama:
Madde 133 – Vergi uygulamalarının gerektirdiği hallerde münferit
fiş yerine yoklama cetvellerinin kullanılması ve neticelerin toplu olarak bu cetvellerde
gösterilmesi caizdir.
Yoklama cetvellerinin kullanılacağı halleri Maliye Bakanlığı belli eder.
Yoklama cetveli kullanılan hallerde ihtilaflı olaylar yoklama fişi
mahiyetinde ayarı bir tutanakla tesbit olunur. İKİNCİ
BÖLÜM Vergi
İncelemeleri
Maksat:
Madde 134 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/22 md.) Vergi
incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak
tespit etmek ve sağlamaktır.
İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme,
işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve
beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikına da teşmil
edilebilir.Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan
tarafından tasdik edilen giderler Hazinece mükellefe ödenir.
İncelemeye yetkililer:
Madde 135 – (Değişik birinci fıkra : 24/6/1994-4008/3 md.) Vergi
incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman yardımcıları, ilin en büyük mal
memuru, vergi denetmenleri, vergi denetmen yardımcıları veya vergi dairesi
müdürleri tarafından yapılır.
(Değişik : 24/3/1988 - 3418/31 md.) Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş
Muavinleri, Gelirler Kontrolörleri ve Stajyer Gelirler Kontrolörleri,
Gelirler Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında
görev yapanlar her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir. (1)
Hüviyet ibrazı:
Madde 136 –Vergi incelemesi yapanlar yanlarında memuriyet
sıfatlarını ve inceleme yetkisini gösteren fotoğraflı resmi bir vesika
bulundururlar ve gittikleri yerde işe başlamadan evvel bu vesikayı ilgililere
gösterirler.
İncelemeye tabi olanlar:
Madde 137 – Bu kanuna veya diğer kanunlara göre defter ve hesap
tutmak, evrak ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek mecburiyetinde olan
gerçek ve tüzel kişiler vergi incelemelerine tabidirler.
İnceleme zamanı:
Madde 138 – Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının evvelden
haber verilmesi mecburi değildir.
İnceleme, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh
zamanaşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabilir. —————————— (1) Bu
fıkrada yeralan "Stajyer Gelirler Kontrolörleri" ibaresi 22/7/1998
tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir. Sayfa 31 3506
Evvelce inceleme yapılmış veya matrahın re'sen takdir edilmiş olması yeniden
inceleme yapılmasına ve gerekirse tarhıyatın ikmaline mani değildir.
İncelemenin yapılacağı yer:
Madde 139 – Vergi incelemeleri, esas itibariyle incelemeye tabi
olanın iş yerinde yapılır.
İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle
incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi
sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.
Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye
getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir.
İncelemenin dairede yapılması halinde istenilen defter veya vesikaları belli
edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmiyenler, bunları ibraz etmemiş
sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını daireye
getirmesi için münasip bir mühlet verilir.
İncelemede uyulacak esaslar:
Madde 140 – Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme
sırasında aşağıdaki esaslara uymaya mecburdurlar:
1. İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak
izah ederler;
2. Nezdinde inceleme yapılanın muvafakatı olmadıkça resmi çalışma saatleri
dışında inceleme yapamazlar veya buna devam edemezler (Tutanak düzenlenmesi
ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin alınması bu hükmün dışındadır.
Ancak bu gibi tedbirler, incelemelerin yapıldığı yerdeki faaliyeti sekteye
uğratmıyacak şekilde yapılır);
3. İnceleme bitince, bunun yapıldığını gösteren bir vesika nezdinde inceleme
yapılana verilir.
İnceleme tutanakları:
Madde 141 – İnceleme esnasında lüzum görülen hallerde,
vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumları ayrıca tutanaklar ile
tesbit ve tevsik olunabilir. İlgililerin itiraz ve mülahazaları varsa bunlar
da tutanağa geçirilir. Bu suretle düzenlenen tutanakların bir nüshasının
mükellefe veya nezdinde inceleme yapılan kimseye bırakılması mecburidir.
İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta bahis
konusu edilen olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar,
nezdinde inceleme yapılandan rızasına bakılmaksızın alınır ve inceleme
neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar kesinleşinceye kadar geri
verilmez. İlgililer her zaman bu tutanakları imzalıyarak defter ve vesikaları
geri alabilirler. Ancak bu defterlerin suç delili olmaması şarttır.
143 üncü madde hükmü, yukarki şekilde alınan defter ve vesikalar hakkında da
uygulanır.
144 üncü maddenin dördüncü ve son fıkraları hükümleri yukarki şekilde defter
ve vesikalar alınan mükellefler hakkında da caridir.
Yeminli mali muşavirlik:
Ek Madde – (Ek : 4/12/1985 - 3239/13 md.; İptal : Ana.Mh. 19/3/1987
tarih ve E. 1986/5, K. 1987/7 sayılı kararı ile.) Sayfa 32 3507 ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Arama
Arama yapılabilecek haller:
Madde 142 – İhbar veya yapılan incelemeler dolayısiyle, bir
mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa, bu mükellef
veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde
arama yapılabilir.
Aramanın yapılabilmesi için:
1. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve
gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu
istemesi;
2. Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi;
şarttır.
İrtibatları sebebiyle muhtelif şahıslar nezdinde ve mahallerde yapılmasına
lüzum gösterilen aramalardan birine karar vermeye yetkili olan sulh yargıcı
bunlardan diğer sulh yargıçlarının salahiyetine dahil bulunanlar hakkında da
karar vermeye yetkilidir.
İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa nezdinde arama yapılan
kimse muhbirin adının bildirilmesini istiyebilir, bu takdirde, vergi dairesi
muhbirin ismini bildirmeye mecburdur.
Aramada bulunan defter ve vesikalar:
Madde 143 – Aramada bulunan ve incelemesine lüzum görülen defter
ve vesikalar müfredatlı olarak bir tutanakla tesbit olunur.
Vesikaların dosya ve dosya içinde sayı itibariyle tesbit olunması müfredatlı
tesbit demektir.
Arama yapıldığı sırada zaman müsaadesizliği ve sair sebeplerle bu tutanağın
tanzimi mümkün olmazsa, bulunan ve incelemesine lüzum görülen defter ve
vesikalar, mükellef nezdinde emin bir yere konur veya kablar içinde daireye
nakledilir. Bu defter ve vesikaların konulduğu yerlerin veya kabların aramayı
yapan tarafından mühürlenmesi ve mümkün olan ahvalde mükellefin mühürünün de
vaz'ı şarttır. Bilahara, mükellefin huzuriyle kablar ve yerler açılarak
müfredatlı tutanaklar tanzim olunur. Mühürleme ve mühürün fekki halleri de
birer tutanakla tesbit edilir ve müfredatlı tutanağın bir nüshası da defter
ve vesikaların sahibine veya adamına verilir.
Bu işler:
a) Mükellefin, aramada hazır bulunmakta veya mühür vaz'ından imtinaı
hallerinde aramada hazır bulunanlar marifetiyle;
b) Mükellefin, mühürün fekki veya tutanağın tanzimi sırasında hazır
bulunmaktan imtinaı hallerinde de aramayı yapan tarafından iki memurla
birlikte;
tamamlanır.
Aramada bulunup mükellef nezdinde emin bir yere konulmuş veya kablar içinde
daireye nakledilmiş olan ve incelemesine lüzum görülen defter ve vesikalar,
arama kararında açıkça yazılmamış olsa bile, inceleme yapanın çalıştığı yere
sevk veya celp edilebilir.
Yukardaki hükümlere göre alınan defter ve vesikaların iyi saklanması şarttır.
Bunların iyi saklanmamasından doğacak zararı idare tazmine mecburdur. Sayfa 33 3508
İncelemede usul:
Madde 144 – Arama yapılan hallerde inceleme çabukça ve her işten
önce yapılır.
İnceleme sırasında vergi ile ilgisi olmıyan şahsi ve özel mektup ve diğer
evrak makbuz karşılığında sahiplerine geri verilir.
Mükellef, ilgili memurun huzuriyle, bu defterler ve vesikalar üzerinde
incelemeler yapmaya ve bunlardan suret ve kayıtlar çıkarmaya yetkilidir.
Defter ve vesikaların muhafaza altına alınmış olması, süresi gelen vergi
beyannamelerinin verilmesi ödevini kaldırmaz. Mükellef beyannamesini tanzim
için gerekli bilgileri defter ve vesikalardan yukarıdaki fıkra hükmü
dairesinde çıkarabilir. Mükellefin bu husustaki yazılı isteği yetkililerce
derhal yerine getirilir.
Şu kadar ki, defter ve vesikaların muhafaza altına alındığı tarihten vergi
beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre bir aydan az ise beyanname
verme süresi kendiliğinden bir ay uzar ve ek süre bu müddetin sonundan
başlar. (13 üncü maddenin 1 - 3 üncü fıkralariyle 17 inci madde hükümleri
saklıdır.)
İncelemenin bitmesi:
Madde 145 – Arama neticesinde alınan defter ve vesikalar
üzerindeki incelemeler en geç üç ay içinde bitirilerek sahibine bir tutanakla
geri verilir.
İncelemelerin haklı sebeplere binaen üç ay içinde bitirilmesine imkan olmıyan
hallerde sulh yargıcının vereceği karar üzerine bu süre uzatılabilir.
Defter ve vesikaların incelenmesi sırasında kanuna aykırı görülen olaylar ve
hesap durumları tutanakla tesbit olunur. Mükellef bu tutanakları imzadan
çekindiği takdirde, bahis mevzu olayları ve hesap durumlarını ihtiva eden
defter veya vesikalar aramanın mevzuu ile ilgili vergi ve cezalar
kesinleşinceye kadar kendisine geri verilmez.
İlgililer tutanaklara diledikleri itiraz ve mülahazaları kaydedebilirler.
İlgililer bu tutanakları her zaman imzalıyarak defter ve vesikalarını geri
alabilirler. Ancak, bu defter ve vesikaların suç delili teşkil etmemesi
şarttır. Sayfa 34 3509
Kayıtların yeniden işlenmesi:
Madde 146 – Arama neticesinde bulunan defter ve vesikaların
muhafaza altına alınması sebebiyle 219 uncu madde gereğince yapılamıyan
kayıtlar defterlerin geri verilmesinden sonra idare ile mükellef arasında
kararlaştırılan münasip bir süre içinde ikmal edilir. Bu süre bir aydan az
olamaz.
Mükellef dilerse defterlerinin muhafaza altına alındığında işlemlerini
yeniden tasdik ettireceği defterlere kayıt ve iadesi halinde iade edilen
defterlere intikal ettirebilir.
Genel hükümlerin uygulanması:
Madde 147 – Bu bölümde açıkça yazılı olmıyan hallerde Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanununun arama ile ilgili bulunan hükümleri uygulanır. DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Bilgi
Toplama
Bilgi verme:
Madde 148 – Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya
mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye
Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların istiyecekleri
bilgileri vermeye mecburdurlar.
Bilgiler yazı veya sözle istenilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere
keyfiyet yazı ile tekit ve cevap vermeleri için kendilerine münasip bir
mühlet tayin olunur. Bilgi istenmek üzere ilgililer vergi dairesine zorla
getirilemez.
Memleket dışı imtiyazlarından faydalanan yabancı Devlet memurları bilgi verme
mecburiyetine tabi olamazlar.
Devamlı bilgi verme:
Madde 149 – (Değişik : 4/12/1985 - 3239/14 md.)
Kamu idare ve müsseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil)
ile gerçek ve tüzelkişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak
Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile
istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye
mecburdurlar.
Ölüm vakalarını ve intikalleri bildirme:
Madde 150 – Aşağıda yazılı resmi makamlarla gerçek ve tüzel
kişiler, her ay muttali oldukları ölüm vakaları ile intikalleri ertesi ayın
15 inci günü akşamına kadar vergi dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar.
1. Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları;
2. Yabancı memleketlerdeki Türk konsolosları veya konsolosluk görevini
yapanlar (Memur oldukları yerde ölen Türk tebaasının soyadı, adı ve sıfatları
ile Türkiye'deki ikametgahlarını Maliye Bakanlığına bildirirler);
3. Mahalle ve köy muhtarları (Kendi mahalle veya köylerinde ölenleri
bildirirler);
4. Banka, bankerler ve şirketler ile emanet kabul eden gerçek ve tüzel
kişiler (Mevduat, şirket hissesi, emanet para ve eşya veya sair suretle
alacak sahiplerinden birinin ölümü halinde, ölenin soyadını, adını,
alacağının nev'ini ve miktarını bildirirler). Sayfa 35 3510
Bilgi vermekten imtina edememek:
Madde 151 – Kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel
kişiler, özel kanunlarda yazılı mahremiyet hükümlerini ileri sürerek, bilgi
vermekten imtina edemezler. Ancak:
1. Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin muhabereler hakkında tutmaya mecbur
olduğu mahremiyet saklıdır;
2. Hekimlerden, diş hekimlerinden, dişçilerden, ebelerden ve sağlık
memurlarından hastaların hastalıklarının nevi'ine mütaallik bilgiler
istenemez.
3. Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine tevdi olunan işler veya
görevleri dolayısiyle muttali oldukları ahval ve hususların bildirilmesi
istenemez; şu kadar ki, bu yasak müvekkil adlariyle vekalet ücretlerine ve
giderlerine şamil değildir;
4. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 88 inci maddesi gereğince gösterilmesi
veya teslimi caiz olmıyan evrakın muhteviyatı hakkında bilgi istenemez. Şu
kadar ki, doğrudan doğruya vergi ile ilgili olmak üzere, bu gibi evraka
müsteniden doğan borçların miktarlarına ve alacaklıların adlarına bilgiler
istenebilir.
İstihbarat arşivi:
Madde 152 – 150 nci maddedekiler hariç olmak üzere bu bölümde
yazılı kaynaklardan toplanacak bilgiler istihbarat arşivlerinde gizli olarak
saklanır.
Bu arşivlerden kimlerin ve ne suretle faydalanabileceği Maliye Bakanlığınca
tesbit olunur. İKİNCİ
KİTAP Mükellefin
Ödevleri BİRİNCİ
KISIM Bildirmeler BİRİNCİ
BÖLÜM İşe
Başlama
İşe başlamayı bildirme:
Madde 153 – Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlıyanlar
keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar:
1. Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı;
2. Serbest meslek erbabı;
3. Kurumlar Vergisi mükellefleri;
4. Kolektif ve adi şirket ortaklariyle komandit şirketlerin komandite
ortakları.
(Ek fıkra: 11/6/2003 - 4884/12 md.) Ticaret sicili memurlukları, kurumlar
vergisi mükellefi olup da Türk Ticaret Kanununun 30 uncu maddesi uyarınca
tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının bir suretini ilgili
vergi dairesine intikal ettirir. Bu mükelleflerin işe başlamayı bildirme yükümlülükleri
yerine getirilmiş sayılır. Bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine
getirmeyen ticaret sicili memurları hakkında işe başlamanın zamanında
bildirilmemesine ilişkin usulsüzlük cezası hükümleri uygulanır.
(İkinci fıkra mülga: 22/7/2003 - 4369/82 md.)
Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri:
Madde 154 – Tüccarlar için aşağıdaki hallerden her hangi biri
"İşe başlama" yı gösterir:
1. Bir iş yeri açmak (İş yeri açmaktan maksat, belli bir yerde bilfiil ticari
veya sınai faaliyete geçmek demektir. Bir yerin ne maksatla olursa olsun
sadece tutulmuş olması veya içinde tertibat ve tesisat yapılmakta bulunması
iş yerinin açıldığını göstermez);
2. İş yeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki bir teşekkülle
kaydolunmak; Sayfa 36 3511
3. Kazançları basit usulde (1) tesbit edilen tüccarlar için
işle bilfiil uğraşmaya başlamak.
Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri:
Madde 155 – Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerden her
hangi biri "işe başlama" yı gösterir:
1. Muayenehane, yazıhane, atelye gibi özel iş yerleri açmak;
2. Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduğunu ifade
eden alametleri asmak;
3. Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunduğunu
gösteren ilanlar yapmak;
4. Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere
kaydolunmak.
Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumları icabı bilfiil
mesleki faaliyette bulunmıyacak olanlar bildirmelerinde bu ciheti de
açıklarlar.
İş yeri:
Madde 156 – Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri;
mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel,
kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık
tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat
şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai zirai veya mesleki bir
faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan
yerdir.(2) İKİNCİ
BÖLÜM Değişiklikler
Adres değişikliklerinin bildirilmesi :
Madde 157 – 101 inci maddede yazılı bilinen iş veya ikamet yeri
adreslerini değiştiren mükellefler, yeni adreslerini vergi dairesine
bildirmeye mecburdurlar.
(İkinci fıkra Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
İş değişikliklerinin bildirilmesi:
Madde 158 – İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden:
a) Yeni bir vergiye tabi olmayı;
b) Mükellefiyet şeklinde değişikliği;
c) Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi;
gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu değişiklikleri vergi
dairesine bildirmeye mecburdurlar.
İşletmede değişikliğin bildirilmesi :
Madde 159 – Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş
yerlerinin sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükellefler vergi
dairesine bildirmeye mecburdurlar. ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM İşi
Bırakma
İşi bırakmanın bildirilmesi:
Madde 160 – 153 üncü maddede yazılı mükelleflerden işi
bırakanlar,keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
(Mülga ikinci fıkra : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
(Ek : 22/7/1998 - 4369/3 md.;Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) İşi
bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit
edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde
bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi
edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı
halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis
ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit
edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda
belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler
dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin
edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki
meslek üst kuruluşuna da bildirilir.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi,
mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan
kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde
bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini
işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel
teşkil etmez.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu madde kapsamında mükellefiyet
kayıtları terkin edilenlerin kimlik bilgileri ile bunların bastırmış veya
tasdik ettirmiş oldukları belgeler ve kullanmış oldukları ödeme kaydedici
cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığınca belirlenecek araçlarla
duyurulur.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usulleri
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. ————————— (1) Bu bendde yeralan "götürü
usulde" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. (2) Bu madde ile ilgili olarak
22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun Geçici 5 inci maddesine bakınız. Sayfa 37 3512
İşi bırakmanın tarifi:
Madde 161 – Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen
durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder.
İşlerin her hangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi
bırakma sayılmaz.
Tasfiye ve İflas:
Madde 162 – Tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyet vergi ile
ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam eder.
Bu hallerde tasfiye memurları veya iflas dairesi:
1. Tasfiye veya iflas kararlarını;
2. Tasfiyenin veya iflasın kapandığını;
vergi dairesine ayrı ayrı bildirmeye mecburdurlar.
Nakil:
Madde 163 – (Değişik : 25/5/1995 - 4108/3 md.)
İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği
sayılır.
Ölüm:
Madde 164 – Ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin mirası
reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir.
Mirasçılardan her hangi birinin ölümü bildirmesi diğer mirasçıları bu ödevden
kurtarır. DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Bina
ve Arazi Değişiklikleri
Tahrirde unutulan bina ve arazi:
Madde 165 – Mükellefler, genel tahrirde unutularak yazılmamış
olan bina ve araziyi tahrir neticelerine göre verginin alınmaya başlandığı
mali yılın sonuna kadar vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
Yeni İnşaat:
Madde 166 – Mükellefler, şehir ve kasabalarda yeni inşa
ettirdikleri binaları ve inşaat bitmeden kullanılmaya başlanan kısımlarını
vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
Mevcut binalara yapılan ilaveler ve konulan sabit istihsal, asansör ve
kalorifer tesisleri yeni inşaat hükmündedir.
Bina ve arazideki değişikliklerin bildirilmesi:
Madde 167 – Mükellefler, bina ve arazide vukubulan 63 üncü
maddenin 4 - 10 uncu bentlerinde yazılı değişiklikleri ve iratsız arsanın
iratlı arsa veya iratlı arsanın iratsız arsa haline geldiğini vergi dairesine
bildirmeye mecburdurlar. BEŞİNCİ
BÖLÜM Bildirmelerde
Süre ve Şekil
Süre:
Madde 168 – Bildirmeler aşağıda yazılı süre içinde yapılır:
1. (Değişik:11/6/2003-4884/6 md.) Gerçek kişilerde işe başlama
bildirimleri, işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde kendilerince veya
1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre ruhsat almış avukatlar veya 3568 sayılı
Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca, şirketlerin kuruluş aşamasında
işe başlama bildirimleri ise işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde
ticaret sicili memurluğunca ilgili vergi dairesine yapılır. Şirketlerin işe
başlama bildirimleri dışında yapılacak bildirimler ile işi bırakma ve değişiklik
bildirimleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içerisinde
mükellef tarafından vergi dairesine yapılır. Sayfa 38 3513
2. Bina ve arazi değişikliklerinde bildirme;
Yeni inşaatta inşatın bittiği ve kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın
kullanılmaya başlandığı ve diğer değişikliklerde (Müstesnalığın sukutu dahil)
tadili gerektiren halin vukuu tarihinden başlıyarak iki ay.
Yazılı bildirme esası:
Madde 169 – Bildirmeler yazılı olur; yalnız defter tutmaya
mecbur olmıyan mükelleflerden okuma ve yazması olmıyanlar, bildirmeleri sözle
yapabilirler. Sözlü bildirmeler tutanakla tesbit olunur.
Posta ile gönderme:
Madde 170 – Yazılı bildirmelerin posta ile taahhütlü olarak
gönderilmesi caizdir. Bu takdirde bildirmenin postaya verildiği tarih vergi
dairesine verilme tarihi yerine geçer.
Bu maddenin hükümleri vergi beyannameleri hakkında da cari olur. İKİNCİ
KISIM Defter
Tutma BİRİNCİ
BÖLÜM Genel
Esaslar
Maksat:
Madde 171 – Mükellefler bu kanuna göre tutacakları defterleri
vergi uygulaması bakımından aşağıdaki maksatları sağlıyacak şekilde tutarlar:
1. Mükellefin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu tesbit
etmek;
2. Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tesbit etmek;
3. Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
4. Mükellefin vergi karsışındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve
incelemek;
5. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/23 md.) Mükellefin hesap ve
kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını
(emanet mahiyetindeki değerler dahil) kontrol etmek ve incelemek.
Defter tutacaklar:
Madde 172 – Aşağıda yazılı gerçek ve tüzelkişiler bu kanunun
esaslarına göre defter tutmaya mecburdurlar:
1. Ticaret ve sanat erbabı;
2. Ticaret şirketleri;
3. İktisadi kamu müesseseleri;
4. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/24 md.) Dernek ve vakıflara ait
iktisadi işletmeler.
5. Serbest meslek erbabı;
6. Çiftçiler.
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/24 md.) iktisadi kamu müesseseleriyle
dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından
tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler.
İstisnalar:
Madde 173 – Defter tutma mecburiyeti aşağıda yazılı gerçek ve
tüzel kişiler hakkında uygulanmaz:
1. Gelir vergisinden muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan
çiftçiler(1)
2. Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tesbit edilenler
(1) —————————— (1) Bu
bentlerde yeralan "muaf olan esnaf ve çiftçiler" ve "Gelir
Vergisi Kanununa göre kazançları götürü olarak tespit edilenler ile götürü
gider usulüne tabi olan çiftçiler" ibareleri 22/7/1998
tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir. Sayfa 39 3514
3.
Kurumlar vergisinden muaf olan:
a) İktisadi kamu müesseseleri;
b) (Değişik : 30/12/1980 - 2365/25 md.) Dernek ve vakıflara ait
iktisadi işletmeler.
Yukardaki istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden muaf olmakla
beraber diğer vergilerden birine tabi olan ve bu vergileri götürü usulde
tesbit edilmiyen mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler için tutacakları
defterlere şümulü yoktur.
Hesap dönemi:
Madde 174 – Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar
her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır.
Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.
Şu kadar ki, takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun
bulunmıyanlar için, bunların müracaatı üzerine Maliye Bakanlığı 12 şer aylık
özel hesap dönemleri belli edebilir.
Yeniden işe başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde bir yıldan
eksik olan faaliyet süresi, hesap dönemi sayılır.
Bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin edilenlerin ticari ve zirai
kazançları, hesap dönemlerinin kapandığı takvim yılının kazancı sayılır.
Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik:
Madde 175 – Mükellefler bu kısmında yazılı maksat ve esaslara
uymak şartiyle, defterlerini ve muhasebelerini işlerinin bünyesine uygun
olarak diledikleri usulu ve tarzda tanzim etmekte serbesttirler. (Ek:
28/8/1991-3762/1 md.) Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı; muhasebe
standartları, tek düzen hesap planı ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin
usul ve esasları tespit etmeye, bunları mükellef, şirket ve işletme türleri
itibariyle uygulatmaya ve buna ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.
Ticaret Kanununun ticari defterler hakkındaki hükümleri mahfuzdur.
(Ek : 25/5/1995 - 4108/4 md.) Maliye Bakanlığı, muhasebe kayıtlarını
bilgisayar programları aracılığıyla izleyen mükellefler ile bu bilgisayar
programlarını üreten gerçek ve tüzel kişilerce uyulması gereken kuralları ve
bilgisayar programlarının içermesi gereken asgari hususlar ile standartları
ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
İKİNCİ BÖLÜM
Defter Tutma Bakımından Tüccarlar
Tüccar sınıfları:
Madde 176 – Tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa
ayrılır:
I inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre;
II nci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre;
defter tutarlar.
Birinci sınıf tüccarlar:
Madde 177 – (Değişik 30/12/1980 - 2365/26 md.)
Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:(1)
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık
alımlarının tutarı 7.200.000.000 (96.000 YTL) lirayı veya satışlarının
tutarı 8.640.000.000 (130.000 YTL) lirayı aşanlar;
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl
içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (52.000 YTL) lirayı
aşanlar;
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2
numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış
tutarının toplamı 7.200.000.000 (96.000 YTL) lirayı aşanlar; —————————— (1) Bu maddede
yeralan miktarlar 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle
değiştirilen Mükerrer 414 üncü madde hükmüne istinaden 1/1/1998 tarihi
itibariyle uygulanmakta olan miktarlara (9/12/1997 tarihli ve 97/10346 sayılı
Kararname ile getirilen miktar) yükseltilmiş, Maliye Bakanlığının 17/12/2005
tarihli ve 26026 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 354 Nolu. Tebliği
ile 1/1/2006 tarihinden itibaren uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik için bu
Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
CETVELİNE" bakınız. Sayfa 40 3515
4. Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukardaki
bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.);
5. Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzelkişiler (Bunlardan işlerinin icabı
bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin,
işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade
edilir.);
6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.
(Ek fıkra : 21/1/1983 - 2791/4 md.; Mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.)
İkinci sınıf tüccarlar:
Madde 178 – Aşağıda yazılı tüccarlar II nci sınıfa dahildirler:
1. 177 nci maddede yazılı olanların dışında kalanlar;
2. Kurumlar Vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter
tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilenler.
Yeniden işe başlıyan tüccarlar yıllık iş hacımlarına göre sınıflandırılıncaya
kadar II nci sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler.
Sınıf değiştirme:
Madde 179 – a) (I) inciden (II) nciye geçiş: İş hacmı bakımından
I inci sıfa dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki şartlara uyduğu
takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden
başlıyarak, II nci sınıfa geçebilirler:
1. Bir hesap döneminin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlerden % 20 yi aşan
bir nispette düşük olursa, veya;
2. Arka arkaya üç dönemin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlere nazaran %
20 ye kadar bir düşüklük gösterirse.
Sınıf değiştirme:
Madde 180 – b) (II) nciden (I) inciye geçiş: İş hacmı bakımından
II nci sınıfa dahil tüccarların durumları aşağıda yazılı şartlara uyduğu
takdirde bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden
başlıyarak I inci sınıfa geçerler.
1. Bir hesap döneminin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlerden % 20 yi aşan
bir nispette fazla olursa, veya;
2. Arka arkaya 2 dönemin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20
ye kadar bir fazlalık gösterirse.
İhtiyari sınıf değiştirme:
Madde 181 – II nci sınıf tüccarlar diledikleri takdirde bilanço
esasına göre defter tutabilirler.
Bu suretle I inci sınıfa dahil olanlar hakkında da evvelki maddenin hükümleri
cari olur. Sayfa 41 3516 ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Bilanço
Esasına Göre Defter Tutma
Bilanço esasında tutulacak defterler:
Madde 182 – Bilanço esasında aşağıdaki defterler tutulur:
1. Yevmiye defteri;
2. Defterikebir;
3. Envanter defteri (Mevcudat ve muazene defteri);
4. (Ek : 30/12/1980 - 2365/27 md. Mülga: 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Yevmiye defteri:
Madde 183 – Yevmiye defteri, kayda geçirilmesi icabeden
muamalelerin tarih sırasiyle ve madde halinde tertipli olarak yazıldığı
defterdir.
(Değişik : 4/12/1985 - 3239/16 md.) Yevmiye defteri ciltli ve
sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur. Mükellefler diledikleri takdirde
yevmiye defteri ve tutulması zorunlu diğer defterlerini müteharrik yapraklı
olarak kullanabilirler.
(Üçüncü fıkra mülga : 4/12/1985 - 3239/16 md.)
Defterikebir:
Madde 184 – Defterikebir, yevmiye defterine geçirilmiş olan
muameleleri buradan alarak usulüne göre hesaplara dağıtan ve tasnifli olarak
bu hesaplarda toplıyan defterdir.
Envanter defteri ve bilanço günü:
Madde 185 – Envanter defterine işe başlama tarihinde ve
metaakıben her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar
kaydolunur ve bu tarihe "bilanço günü" denir. Envanter defteri
ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur.
Günlük kasa defteri:
Mükerrer Madde 185 – (Ek :
30/12/1980 - 2365/28 md. Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Envanter çıkarmak:
Madde 186 – Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları,
alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin
bir şekilde ve müfredatlı olarak tesbit etmektir.
Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat
olmıyan malların değerleri tahminen tesbit olunur.
Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade
eder. Sayfa 42 3517
Bina ve arazinin envantere alınması:
Madde 187 – Ferdi teşebbüslerde, mükellefin sahip olduğu bina ve
arazi hakkında aşağıda yazılı esaslar cari olur:
1. Fabrika, ambar, atelye, dükkan, mağaza ve arazi-işletmede ister kısmen,
ister tamamen kullanılsınlar - değerlerinin tamamı üzerinden envantere
alınır.
2. Ticaret hanları gibi oda oda veya kısım kısım kullanılabilen binalarla
evlerin ve apartmanların yarısından fazlası işletmede kullanıldığı takdirde
envantere ithal edilir.
3. Envantere alınan gayrimenkullerin kullanış tarzlarında sonradan vakı
olacak değişiklikler, hesap yılı içinde nazara alınmaz.
Bilançonun tanziminde envanter listeleri:
Madde 188 – Envanter esas itibariyle defter üzerine çıkarılır.
Şu kadar ki, işlerinde geniş ölçüde ve çeşitli mal kullanan büyük müesseseler
envanterlerini listeler halinde tanzim edebilir.
Bu takdirde envanter listelerinin:
1. Sayfa üzerinden numaralanarak sıralanması;
2. Envanterin tanzim tarihine göre tarihlenmesi;
3. Envanteri çıkaran memur ile teşebbüs sahibi veya vekili tarafından
imzalanması;
4. Aynen envanter defteri gibi saklanması;
şarttır.
Yukardaki esaslara göre envanter listeleri tanzim edenler envanter defterine
listeler muhteviyatını icmalen kaydederler.
Envanterde amortisman kayıtları:
Madde 189 – Üzerinden amortisman yapılan kıymetler ve bunların
amortismanları aşağıda yazılı şekillerden her hangi biri ile gösterilir:
1. Envanter defterinin ayrı bir yerinde;
2. Özel bir amortisman defterinde;
3. Amortisman listelerinde.
Amortisman kayıtları, amortismana başlandığı tarihten itibaren her yılın amortismanı
ayrı ayrı gösterilmek şartiyle birbirine bağlanır. İşletmeye yeniden giren
iktisadi kıymetlerle bunların amortismanlarının evvelki yıllara ait
kayıtlarda devam ettirilmesi caizdir.
Amortisman defteri veya listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündedir.
Yukarıdaki esaslara göre kayıtlarda gösterilen iktisadi kıymetlere ait
değerler envanter defterine toplu olarak geçirilebilir.
Büyük mağazalarda envanter:
Madde 190 – Büyük mağazalar ve eczaneler emtia mevcutlarının
envanterlerini üç yılda bir çıkarabilirler. Bu takdirde envanter çıkarılmıyan
yıllarda hesaben mevcut iktisadi kıymetleri envanter defterlerine
kaydederler.
Büyük mağazalardan maksat, çeşitli mal üzerine geniş ölçüde ve perakende iş
yapan ticarethanelerdir.
Maliye Bakanlığı büyük sınai işletmelerin, icabına göre, iki veya üç yılda
bir envanter çıkarmalarına müsaade edebilir. Bu takdirde yukarıki hüküm
uygulanır. Sayfa 43 3518
Envantere alınan kıymetleri değerleme:
Madde 191 – Envantere alınan iktisadi kıymetler bu kanunun
"değerleme"ye ait üçüncü kitabında yazılı esaslara göre değerlenir.
Bilanço:
Madde 192 – Bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli
ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle tertiplenmiş hulasasıdır.
Bilanço aktif ve pasif olmak üzere iki tabloyu ihtiva eder.
Aktif tablosunda mevcutlar ile alacaklar (ve varsa zarar), pasif tablosunda
borçlar gösterilir.
Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark, müteşebbisin işletmeye mevzu
varlığını (Öz sermayeyi) teşkil eder.
Öz sermaye pasif tablosuna kaydolunur ve bu suretle aktif ve pasif
tablolarının toplamları denkleşir. İhtiyatlar ve kar ayrı gösterilseler dahi
öz sermayenin cüzüleri sayılırlar. DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM İşletme
Hesabı Esasına Göre Defter Tutma
İşletme hesabı esasında tutulacak defterler:
Madde 193 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/29 md.)
İşletme hesabı esasında aşağıdaki defterler tutulur:
1. İşletme hesabı defteri (İşletme hesabını ihtiva eden);
2. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
İşletme hesabı:
Madde 194 – İşletme hesabının sol tarafını gider, sağ tarafını
hasılat kısmı teşkil eder.
1. Gider kısmına: Satın alınan mallar veya yaptırılan hizmetler karşılığında
ödenen veya borçlanılan paralar ve işletme ile ilgili diğer bütün giderler;
2. Hasılat kısmına: Satılan mal bedeli veya yapılan hizmet karşılığı olarak
tahsil edilen paralarla tahakkuk eden alacaklar ve işletme faaliyetinden elde
edilen diğer bütün hasılat;
kaydolunur.
Gayrimenkuller ve tesisat gibi amortismana tabi olan kıymetler işletme
hesabına intikal ettirilmez. Şu kadar ki, 189 uncu maddeye göre amortisman
kaydı tutulmak şartiyle bu kıymetler üzerinden her yıl ayrılan amortismanlar
gider kaydolunabilir. Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki malümatı
ihtiva etmesi şarttır.
1. Sıra numarası;
2. Kayıt tarihi;
3. Muamelenin nev'i;
4. Meblağ.
Günlük perakende satış ve hasılat defteri:
Mükerrer Madde 194 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/30 md.; Mülga:
22/7/1998 - 4369/82 md.) Sayfa 44 3519
İşletme hesabı esasında envanter:
Madde 195 – İşletme hesabı esasına göre defter tutanlardan emtia
üzerine iş yapanlar, emtia envanteri çıkarmaya mecburdurlar.
Emtiaya, satmak maksadiyle alınan veya imal edilen mallarla iptidai ve ham
maddeler ve yardımcı malzeme dahildir. Emtia envanteri, muamelelere ait
kayıtlarla karıştırılmamak şartiyle yeniden işe başlama halinde işletme
defterinin baş tarafına, mütaakıben de her hesap dönemi kapandıktan sonra
muamele kayıtlarını takip eden sayfalara yazılır. İstiyenler ayrı bir
envanter defteri tutarak emtia envanterlerini bu deftere kaydedebilirler.
İşletme hesabı hulasası:
Madde 196 – İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar her
hesap döneminin sonunda (İşletme hesabı hulasası) çıkarırlar. İşletme hesabı
hulasasına aşağıdaki maddeler birer kalemde ayrı ayrı yazılır:
A) Gider tablosuna:
1. Çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun değeri;
2. Hesap dönemi zarfında satın alınan emtianın değeri ile yapılan bilümum
giderler.
B) Hasılat tablosuna:
1. Hesap dönemi zarfında satılan emtianın değeri ile hizmet karşılığı ve sair
suretle alınan paralar;
2. Çıkarılan envantere göre hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri.
Kambiyo Senetleri Defteri:
Mükerrer Madde 196 – (Ek: 24/6/1994 - 4008/4 md.; Mülga : 22/7/1998
- 4369/82 md.) BEŞİNCİ
BÖLÜM Sınai
Müesseselerin Tutacakları Özel Kayıtlar
İmalat defteri:
Madde 197 – I inci sınıf tüccarlardan devamlı olarak imalat ile
uğraşanlar yukarda yazılı defterlerden gayrı bir (İmalat defteri) tutarlar.
İmalat defterine, aşağıda yazılı emtianın giriş ve çıkış hareketleri,
emtianın cinsi ve miktarı itibariyle ve tarih sırasiyle yazılır.
1. Satın alınan ve müşteri tarafından imalat yapılmak üzere tevdi olunan her
nevi iptidai ve ham maddeler, başlıca yardımcı malzeme (Doğrudan doğruya imal
ile ilgili yakıtlar gibi);
2. Yukarda yazılı maddelerden imalata sarf olunan veya aynen satılanlar; Sayfa 45 3520
3. İmal edilen mamul maddeler;
4. Teslim edilen mamul maddeler;
Teslimden maksat, gider vergileri kanununa göre bu mahiyette olan
muamelelerdir. Yarı mamuller teslim edildiği takdirde, bunlar tam mamul
hükmüne girer.
İmalat artıkları ve tali maddeler de
imalat defterine geçirilir. Ancak bunlardan imal esnasında miktarlarının
tesbitine imkan ve lüzum olmıyanlar yalnız teslim sırasında kayıtlarda
gösterilir.
Kombine imalat:
Madde 198 – Ham maddeden tam mamul vücuda getirilinceye kadar
geçen müstakil imal safhalarında ayrı ayrı emtia mahiyetini arz eden maddeler
elde edildiği (İplik - dokuma, yağ - sabun, kereste - mobilya, un - makarna
münasebetlerinde olduğu gibi) ve bu imal işleri birbirine bağlanarak aynı
teşebbüs dahilinde yapıldığı takdirde, kombine imalat yapılmış olur.
Boyama, kasarlama, apre, cilalama gibi bitim işleri kombine imalatı tazammun
etmez.
Kombine imalatta imalat defterleri:
Madde 199 – Kombine imalat yapanlar her müstakil imal işini
imalat defterinin ayrı ayrı kısımlarında gösterirler. Bu takdirde bir
safhanın mamulü mütaakıp safhaya teslim gösterilmek suretiyle bu safhanın
iptidai maddesini teşkil eder.
Kombine imalatta istenildiği takdirde her müstakil imal safhası için ayrı bir
imalat defteri kullanılması caizdir.
Bitim işleri defteri:
Madde 200 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan boyama, basma,
yazma, kasarlama, apre, cilalama gibi ücretle yapılan bitim işleriyle
uğraşanlar, imalat defteri yerine, bir "Bitim işleri defteri"
tutarlar.
Bu deftere müşterilerden alınan ve işlendikten sonra geri verilen emtianın
cinsi ve miktarı tarih sırasiyle yazılır.
Madde 201 – (Mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.)
Madde 202 – (Mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.)
Sınai müesseselerde kayıt serbestliği:
Madde 203 – Sınai müesseseler, bu bölümde yazılı defterleri
işlerinin icaplarına ve hususiyetlerine göre diledikleri şekilde
tutabilirler; iptidai ve mamul maddeler için ayrı defter kullanabilirler;
bunları cins ve nevi itibariyle ayrı sayfalarda gösterebilirler.
Bitim işleri defteri tutmıyarak buraya yazılması gereken malümatı, imalat
defterine kaydedebilirler. İstihsal Vergisi defteri tutmıyarak bunlara ait
kayıtları defterikebirde açacakları özel bir hesapta veya satışlarını
kaydettikleri hesabın ayrı bir sütununda gösterebilirler.
(Üçüncü fıkra mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.)
İmalat defterine kaydolunan malümatı ihtiva edecek şekilde sınai muhasebe
tutanlar, Maliye Bakanlığından müsaade almak şartiyle ayrıca imalat defteri
tutmazlar.
(Beşinci fıkra mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.) ALTINCI
BÖLÜM Diğer
Müesseselerin Tutacakları Özel Kayıtlar
Banka, banker ve sigorta şirketlerinin gider vergisine ait kayıtları:
Madde 204 – Banka (vergi kanunları uygulamasında özel belirleme
yapılmadığı sürece, özel finans kurumları banka olarak addolunur), banker ve
sigorta şirketleri banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin mevzuuna giren
işlemleri müfredatlı veya bordrolar üzerinden toplu olarak kendi muhasebe
defterlerinde veyahut isterlerse ayrı bir banka ve sigorta muameleleri vergisi
defterinde, diğer işlemlerinden ayırmak suretiyle gösterilir. (1) ––––––––––––––- (1) Bu fıkrada yer alan
"Banka, banker ve sigorta şirketleri" ibaresi, 16/7/2004 tarihli ve
5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle "Banka (vergi kanunları
uygulamasında özel belirleme yapılmadığı sürece, özel finans kurumları banka
olarak addolunur), banker ve sigorta şirketleri" olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir. Sayfa 46 3521
(Ek : 30/12/1980 - 2365/31 md.) Bankalar ile mevduat faizi ödeyen bankerler
yukarıda belirtilen defter kayıtlarında bu hususlara ilişkin bilgileri
müfredatlı olarak göstermeye mecburdurlar.
Damga resmi kayıtlar:
Madde 205 – Damga Resmi Kanununa göre yolcu bilet ücretleri,
sigorta primleri ve ilan ücretleri gibi mevzular üzerinden resim istifa
etmeye mecbur olan gerçek ve tüzel kişiler bu ücret ve primlerle istifa
ettikleri Damga Resimleri için tarih sırasiyle bir kayıt tutmaya
mecburdurlar.
Tüccarlar bu kayıtları muhasebe defterlerinde tuttukları hesaplarda
gösterebilirler. Kayıtların muhasebe defterinde gösterilmemesi halinde ayrı
bir "Damga Resmi defteri" tutulur. Devlet müesseselerinin resmi
defter ve kayıtları Damga Resmi defteri yerine geçer. (1)
Madde 206 – (Mülga: 4/12/1985 - 3239/136 md.)
Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri:
Madde 207 – Yabancı nakliyat kurumları veya bunları Türkiye'de
temsil eden şube veya acentaları bir "Hasılat defteri" tutmaya ve
bu deftere Türkiye'de elde ettikleri hasılatı tarih sırasiyle ve müfredatlı
olarak kaydetmeye mecburdurlar. Bu madde gereğince hasılat defteri tutan
yabancı nakliyat kurumları bu işleri için ayrıca muhasebe defteri tutmaya
mecbur değildirler.
Menkul ve gayrimenkul sermaye iradlarına ait kayıtlar:
Madde 208 – Bu kanuna göre defter tutmaya mecbur olan gerçek
kişiler Gelir Vergisine tabi menkul ve gayrimenkul sermayelerle bunlardan
elde edilen iratları ve bunlara mütaallik giderleri defterikebir veya işletme
hesabının veya serbest meslek erbabı kazanç defterinin ayrı bir sayfasına
veya ayrı bir deftere veyahut bir cetvele ayrı ayrı kaydetmeye mecburdurlar.
Şu kadar ki, bu hesap mükellefin diğer kazançlarını tesbit için tuttuğu
hesaplara karıştırılmaz ve onlar ile birleştirilmez.
Ambar defteri:
Madde 209 – Depo (Ardiyeler dahil) işletenlerle nakliye
ambarları ayrıca bir ambar defteri tutarlar. Bu deftere en az aşağıda yazılı
malümat kaydolunur:
1. Malın ambara giriş tarihi;
2. Malın cinsi (Malın cinsi belli değilse sadece balya, kasa, sandık gibi
ambalaj nevinin kaydedilmesiyle iktifa edilir);
3. Malın miktarı (Ticari teamüle göre parça, sandık veya sıklet);
4. Malın kimin tarafından tevdi edildiği;
5. Malın nereye ve kime gönderildiği;
6. Alınan nakliye ücreti tutarı.
Kendi işlerinin icabı olarak yukarıdaki malümatı ihtiva edecek şekilde defter
tutanlar ayrıca ambar defteri tutmazlar. YEDİNCİ
BÖLÜM Serbest
Mesleklerde Defter Tutma
Serbest meslek kazanç defteri:
Madde 210 – Serbest meslek erbabı bir (Kazanç defteri) tutarlar.
Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat kaydolunur.
Defterin gider tarafına, yapılan giderlerin nevi ile yapıldığı tarih ve
hasılat tarafına ise ücretin alındığı tarih ve miktarı ile kimden alındığı
yazılır.
Hekimler diledikleri takdirde, yukarıda yazılı malümatı protokol defterinde
göstermek şartiyle ayrı kazanç defteri tutmıyabilirler. —————————— (1) Bu
maddenin yolcu biletleri ve sigorta primleri üzerinden alınacak damga resmi
kayıtlariyle ilgili hükümleri, 1/7/1964 tarih ve 488 sayılı Kanunun 31 inci
maddesinin 7 numaralı bendi ile kaldırılmıştır. Sayfa 47 3522
Amortisman kayıtları:
Madde 211 – Serbest meslek erbabı, işlerinde bir yıldan fazla
kullandıkları ve amortismana tabi tuttukları tesisat ve demirbaş eşyanın
kıymetleri ile amortismanlarını 189 uncu maddede yazılı şekilde tutulan
"Amortisman kayıtlarında" gösterirler.
Özel defterler:
Madde 212 – Noterlerin ve noterlik görevini ifa ile mükellef
olanların ve borsa acentalarının resmi defteri "kazanç defteri"
yerine geçer. SEKİZİNCİ
BÖLÜM Zirai
Kazançlarda Defter Tutma
Çiftçi işletme defteri:
Madde 213 – (Değişik : 19/2/1963 - 205/13 md.)
Zirai işletme hesabını ihtiva eden çiftçi işletme defterinin sol tarafına
Gelir Vergisi Kanununun ilgili maddelerinde gösterilen giderler,sağ tarafına
da aynı kanunda gösterilen hasılat kaydolunur.
Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki bilgileri ihtiva etmesi
lazımdır.
1. Sıra numarası,
2. Kayıt tarihi,
3. Muamelenin nev'i
4. Meblağ.
Amortisman kayıtları:
Madde 214 – Çiftçi işletme defteri tutanlar, amortismana tabi
kıymetleri ve bunların amortismanlarını 189 uncu maddede yazılı şekilde
tutulan amortisman kayıtlarında gösterebilecekleri gibi bu kayıtları çiftçi
işletme defterinin ayrı bir yerine de geçirebilirler. DOKUZUNCU BÖLÜM Kayıt
Nizamı
Türkçe tutma ve Türk Parası kullanma zorunluluğu (1)
Madde 215- (Değişik: 16/7/2004-5228/7 md.) 1. Bu Kanuna göre
tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe
kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu
kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer
defterlere de yapılabilir.
b) İlgili dönem defter tasdik tarihi itibarıyla ödenmiş sermayesi (yurt
dışında kurulan şirketlerin Türkiye'ye ayrılan ödenmiş sermayesi) en az 100
milyon ABD Doları ya da muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası ve
sermayesinin en az % 40'ı ikametgâhı, kanunî ve iş merkezi Türkiye'de
bulunmayan kişilere ait olan işletmelere, kayıtlarını Türk para birimi
dışında başka bir para birimiyle tutmalarına Bakanlar Kurulunca izin verilebilir.
Bakanlar Kurulu, bu had ve nispeti sektörler itibarıyla ayrı ayrı yarısına
kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu şartların
ihlâl edildiği hesap dönemini izleyen hesap döneminden itibaren Türk para
birimine göre kayıt tutma zorunluluğu başlar.
ba) Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği günün Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir.
İktisadî kıymetlerin değerleri ile vergi matrahı kayıt yapılan para birimine
göre tespit edilir, beyannamenin verilmesi gereken ayın ilk gününün kuruyla
Türk parasına çevrilerek beyan edilir. Vergi ödeme, mahsup ve iade
işlemlerinde de Türk Lirası tutarlar kullanılır.
bb) Bu mükellefler, diğer para birimleriyle kayıt tuttukları sürece mükerrer
298 inci maddenin (A) fıkrası uyarınca enflasyon düzeltmesi yapamazlar. Türk
para birimiyle kayıt yapmaya başlamaları halinde ise üç yıl süreyle anılan
madde hükmünden yararlanamazlar.
Defterlerin mürekkeple yazılacağı:
Madde 216 – Bu kanuna göre tutulması mecburi defterler
mürekkeple veya makina ile yazılır. Kopye kağıdı kullanılması ve ıstampa ve
sair damga aletleriyle kopye konulması da caizdir.
Bilümum defterlerde hesaplar kapatılıncaya kadar toplamlar geçici olarak
kurşun kalemi ile yapılabilir.
Yanlış kayıtların düzeltilmesi:
Madde 217 – Yevmiye detferi madelerinde
yapılan yanlışlar ancak muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir. Diğer bilümum defter
ve kayıtlara rakam ve –––––––––––––––– (1) Bu madde
başlığı " Türkçe tutma
mecburiyeti:” iken, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa
48 3523 yazılar
yanlış yazıldığı takdirde düzeltmeler ancak yanlış rakam ve yazı okunacak
şekilde çizilmek, üst veya yan tarafına veyahut ilgili bulunduğu hesaba
doğrusu yazılmak suretiyle yapılabilir.
Defterlere geçirilen bir kaydı kazımak, çizmek veya silmek suretiyle okunamaz
bir hale getirmek yasaktır.
Boş satır bırakılamıyacağı, sayfaların yok edilmiyeceği:
Madde 218 – Defterlerde kayıtlar arasında usulen yazılmaya
mahsus olan satırlar, çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz.
Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli müteharrik
yapraklarda bu yaprakların sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz.
Kayıt zamanı:
Madde 219 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/32 md.)
Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyleki:
a) Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve
vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi
kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir.
b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi
yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak
yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere
işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere 45
günden daha geç intikal ettirilmesine cevap vermez.
c) Günlük kasa, günlük, parakende satış ve hasılat defterleri ile serbest
meslek kazanç defterine muameleler günü gününe kaydedilir. ONUNCU
BÖLÜM Defterlerin
Tasdıki
Tasdike tabi defterler:
Madde 220 – Aşağıda yazılı defterlerin bu bölümdeki esaslara
göre tasdik ettirilmesi mecburidir:
1. Yevmiye ve envanter defterleri:
2. İşletme defteri:
3. Çiftçi işletme defteri;
4. İmalat ve İstihsal Vergisi defterleri; (Basit İstihsal Vergisi defteri
dahil)
5. (Mülga : 1/7/1964 - 488/31 md.)
6. Nakliyat Vergisi defteri;
7. Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri;
8. Serbest meslek kazanç defteri.
9. (Ek : 30/12/1980 - 2365/33 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
10. (Ek : 30/12/1980 - 2365/33 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
11. (Ek : 24/6/1994 - 4008/5 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Bu kanunla cevaz verilen hallerde yukarıda yazılı olanların yerine
kullanılacak olan defterler de tasdike tabi tutulur.
Tasdik zamanı:
Madde 221 – Bu kanunda yazılı defterleri kullanacak olanlar,
bunları aşağıda yazılı zamanlarda tasdik ettirmeye mecburdurlar: Sayfa 49 3524
1. Ötedenberi işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce
gelen son ayda;
2. Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tesbit edilenler, defterin
kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda;
3. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/17 md.) Yeniden işe başlayanlar, sınıf
değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf
değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti
kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde;
4. Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısiyle veya sair sebeplerle yıl
içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan
önce.
Tasdiki yenileme:
Madde 222 – Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler
Ocak ayı, hesap dönemleri Maliye Bakanlığınca tesbit edilenler bu dönemin ilk
ayı içinde tasdiki yeniletmeye mecburdurlar.
Tasdik makamı:
Madde 223 – Defterler, iş yerinin, iş yeri olmıyanlar için
ikametgahın bulunduğu yerdeki noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef
olanlar, menkul kıymet ve kambiyo borsasındaki acentaları için borsa
komiserliği tarafından tasdik olunur.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/18 md.) Tasdik makamı, bu Kanuna göre tasdike
getirilen defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuat
hükümlerine bağlı kalmaksızın tasdik eder. (Ek:11/6/2003-4884/7
md.) Defterler anonim ve limited şirketlerin kuruluş aşamasında, şirket
merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memuru veya noter tarafından tasdik
edilir.
Tasdik şerhi:
Madde 224 – (Değişik birinci fıkra birinci cümle:11/6/2003-4884/8
md.)Noterlerin yapacağı tasdik şerhleri ile anonim ve limited şirketlerin
kuruluşu aşamasında ticaret sicili memurlarınca da yapılacak tasdik şerhleri
defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki malûmatı ihtiva eder.
1. Defter sahibinin;
a) Gerçek kişilerde başta soyadı sonra öz adı (Müessesesin varsa maruf unvanı
da ayrıca ilave olunur);
b) Tüzel kişilerde unvanı;
2. İş adresi;
3. İş veya meslekin nev'i;
4. Defterin nev'i;
5. Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu;
6. Defterin kullanılacağı hesap dönemi;
7. Defter sahibinin bağlı olduğu vergi dairesi;
8. Tasdik tarihi;
9. Tasdik numarası;
10.Tasdiki yapan makamın resmi mühür ve imzası.
Tasdik şekli:
Madde 225 – Defterler aşağıdaki şekilde tasdik olunur:
a) Ciltli defterlerin tasdik esnasında sayfalarının sıra numarasiyle teselsül
ettiğine bakılarak, bu sayfalar teker teker tasdik makamının resmi mühürü ile
mühürlenir. Sayfa 50 3525
b) Müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca
müsaade edilen müesseseler bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri
sayıda yaprağı yukardaki esaslara göre tasdik ettirirler. Tasdikli yapraklar
bittiği takdirde, yeni yapraklar kullanılmadan evvel tasdike arzolunur.
Bunların sayfa numaraları tasdikli yaprakların sayfa numaralarını takiben
teselsül ettirilir. Tasdik makamı, ilave yaprakların sayısını ilk tasdik
şerhinin altına kaydeder ve bu kaydı usulüne göre tasdik eder.
Defter tasdikine ait bordrolar:
Madde 226 – Tasdik makamları tasdik ettikleri defterlere ait
aşağıda yazılı malümatı tarih sırasiyle, üçer aylık bordrolara derç ve
bunları en geç bir ay içinde bulundukları yerin en büyük malmemuruna tevdi
ederler:
1. Tasdik numarası ve tarihi;
2. Defter sahibinin soyadı, adı (Veya unvanı);
3. İşi veya mesleki;
4. Defterin nev'i;
5. Defterin hangi yıl için tasdik edildiği;
6. Defter sahibinin bağlı olduğu vergi dairesi.
Tasdik makamları yukardaki bilgileri münferit fişlerle de bildirebilirler. ÜÇÜNCÜ
KISIM Vesikalar BİRİNCİ
BÖLÜM Kayıtların
Tevsiki
İspat edici kağıtlar:
Madde 227 – Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre
tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan
kayıtların tevsiki mecburidir.
(Ek : 19/2/1963 - 205/14 md.) Defter tutmak mecburiyetinde olmayan
mükellefler vergi matrahlarının tesbiti ile ilgili giderlerini tesvike
mecburdurlar. (Götürü usulde tesbit edilen giderler hariç.)
(Ek : 3/12/1988 - 3505/3 md.) Bu Kanuna göre kullanılan veya bu
Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, kullanma
mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması
halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır.
(Ek : 3/12/1988 - 3505/3 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı, düzenlenmesi
mecburi olan belgelerde bulunması gereken zorunlu bilgileri belirlemeye ve bu
belgelerden uygun gördüklerine, düzenlenme saatinin yazılması mecburiyetini getirmeye
yetkilidir.
Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporları:
Mükerrer Madde 227 – (24/6/1994 - 4008/6 md.)
Maliye Bakanlığı:
1. Vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest
muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler
tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname
çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya,
2. Vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar
mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Maliye Bakanlığınca
belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik
raporu itiraz edilmesi şartına bağlamaya,
Bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu
düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya
düzenledikleri tasdik raporlarında Sayfa 51 3526 yer alan
bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden
belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak
salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve
müteselsilen sorumlu tutulurlar.
2 numaralı bent hükmüne göre yararlanılması yeminli mali müşavirlerce
düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, tasdik raporunu
zamanında ibraz etmeyen mükellefler tasdike konu hakdan yararlanamazlar.
Ancak, Maliye Bakanlığı tasdik raporlarının ibraz süresini iki aya kadar
uzatmaya yetkilidir.
(Ek : 25/5/1995 - 4108/5 md.) 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname
hükümlerine tabi olan Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile bunlara ait müesseseler
hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
Tevsiki zaruri olmıyan kayıtlar:
Madde 228 – Aşağıdaki giderler için ispat edici kağıt aranmaz:
1. Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mütat olmıyan
müteferrik giderler;
2. Vesikasının teminine imkan olmıyan giderler;
3. Vergi kanunlarına göre götürü olarak tesbit edilen giderler.
1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden
kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun
bulunması şarttır. İKİNCİ
BÖLÜM Fatura
ve Fatura Yerine Geçen Vesikalar
Faturanın tarifi:
Madde 229 – Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında
müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan
tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.
Faturanın şekli:
Madde 230 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/34 md.)
Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası;
2. Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu
vergi dairesi ve hesap numarası;
3. Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap
numarası;
4. Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı;
5. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/19 md.) Satılan malların teslim tarihi
ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından
taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı
tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya
taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta
bulundurulması şarttır.
Malın, bir mükellefin birden çok iş yerleri ile şubeleri arasında taşındığı
veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği
hallerde de, malın gönderen tarafından sevk irsaliyesine bağlanması
gereklidir. Bu bentte yazılı irsaliyeler hakkında fiyat ve bedel ile ilgili
bilgiler hariç olmak üzere, bu madde hükmü ile 231 inci madde hükmü
uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir.
Şu kadar ki nihai tüketicilerin tüketim amacıyla perakende olarak satın
aldıkları malları kendilerinin taşıması veya taşıttırması halinde bu mallara
ait fatura veya perakende satış fişinin bulunması şartıyla sevk irsaliyesi
aranmaz.) Sayfa 52 3526-1
Fatura nizamı:
Madde 231 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/35 md.)
Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur:
1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin
muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı
ayrı fatura kullanıldığı takdirde bu faturalara şube ve kısımlarına göre şube
veya kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması
mecburidir.
2. Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur.
3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla
örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.
4. Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların
imzası bulunur.
5. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/20 md.) Fatura, malın teslimi veya
hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu
süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.(1)
6. (Ek : 4/12/1985 - 3239/20 md.) Bu Kanunun 232 nci maddesinin
birinci fıkrasına göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve
soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan
sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin 2 nci fıkrasının uygulandığı
halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin istemesi halinde müşteri kimliğini ve
vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır. ____________________ (1) Bu bentte
yer alan "on gün" ibaresi, 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı
Kanunun 48 inci maddesiyle "yedi gün" olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir. Sayfa 53 3526-2 Sayfa 54 3527
Fatura
kullanma mecburiyeti:
Madde 232 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit
usulde tespit edilenlerle (1) defter tutmak mecburiyetinde
olan çiftçiler:
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2. Serbest meslek erbabına;
3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara (1)
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5. Vergiden muaf esnafa.
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da
fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/28 md.) Yukarıdakiler dışında kalanların,
birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit
edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın
aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 (520
YTL) lirayı geçmesi veya bedeli 50.000.000 (520 YTL) liradan
az olsa dahi istemleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura
vermesi mecburidir.(2)
(Dördüncü fıkra mülga: 4/12/1985 - 3239/136 md.)
Perakende satış vesikaları:
Madde 233 – (Değişik: 23/6/1982 - 2686/29 md.)
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle
(1) defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek
mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri
aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.
1. Perakende satış fişleri;
2. Makineli kasaların kayıt ruloları;
3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri.
Perakende satış fişi, makineli kasaların kayıt ruloları ve biletlerde,
işletme veya mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarı
gösterilir.
Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve sıra
numarası dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler kopyalı iki nüsha
olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye verilir. Makineli kasa
kullanılıp da müşteriye fiş (makineli kasanın önceki fıkrada belirtilen
malumatı ihtiva eden fişi) verilmemesi halinde, perakende satış fişi tanzimi
ve müşteriye verilmesi mecburidir.
(Dördüncü fıkra mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.)
Gider pusulası:
Madde 234 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit
usulde tespit edilenlerle (1) defter tutmak mecburiyetinde
olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin:
1. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
2. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
3. Vergiden muaf esnafa; yaptırdıkları
işler veya onlardan satın aldıkları emtia içinde tanzim edip işi yapana veya
emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf (1)
tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Bu belge birinci ve ikinci sınıf
tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın,
mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir. —————————— (1)
Bu maddelerde yeralan,
"ikinci sınıf tüccarlarla", "kazançları götürü usulde tespit
olunan tüccarlara", "götürü usulde vergiye tabi tüccar ve serbest
meslek erbabı ile vergiden muaf esnaf" ibareleri, 22/7/1998 tarih ve
4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir. (2) Bu fıkrada
yeralan “Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf
tüccarlardan ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden” ve
“15.000.000 lirayı geçmesi veya bedeli 15.000.000 liradan”
ibareleri, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Maliye Bakanlığının 17/12/2005 tarihli ve
26026 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 354 Nolu. Tebliği ile 1/1/2006
tarihinden itibaren uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Daha önce Kararname ile yapılan
değişiklik için bu Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız. Sayfa 55 3528
Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve bedelini
ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın
adlariyle soyadlarını (Tüzel kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi
ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı
satana tevdi olunur.
(Ek : 30/12/1980 - 2365/37 md.) Gider pusulaları, seri ve sıra numarası
dahilinde teselsül ettirilir.
Müstahsil makbuzu:
Madde 235 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit
usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek
usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların bedelini
ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini
imzalıyarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya
mecburdurlar. Mal tüccar veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından
alındığı takdirde makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur.(1)
Çiftçiden avans üzerine yapılan mubayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında
verilir.
Müstahsil makbuzunun tüccar vaya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura
yerine geçer.
Müstahsil makbuzunda en az aşağıda yazılı bilgiler bulunur:
1. Makbuzun tarihi;
2. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/38 md.) Malı satın alan tüccar veya
çiftçinin soyadı, adı, unvanı ve adresi;
3. Malı satan çiftçinin soyadı, adı ve ikametgahı adresi;
4. Satın alınan malın cinsi, miktarı ve bedeli.
Bu maddede yazılı makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir.
(Ek : 30/12/1980 - 2365/38 md.) Müstahsil makbuzları seri ve sıra
numarası dahilinde teselsül ettirilir. ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Serbest
Meslek Makbuzları
Makbuz mecburiyeti:
Madde 236 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/39 md.)
Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı
için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye
vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.
Makbuz muhteviyatı:
Madde 237 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/40 md.)
Serbest meslek makbuzlarına:
1. Makbuzu verenin soyadı adı veya unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap
numarası;
2. Müşterinin soyadı, adı veya unvanı ve adresi;
3. Alınan paranın miktarı;
4. Paranın alındığı tarih;
Yazılır ve bu makbuzlar serbest meslek erbabı tarafından imzalanır.
Serbest meslek makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. —————————— (1)
Bu fıkrada yeralan "götürü usule tabi veya vergiden muaf
çiftçilerden“ ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81
inci maddesiyle, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile" olarak
daha sonra, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle de
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 56 3529 DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Ücretlere
Ait Kayıt ve Vesikalar
Ücret bordrosu:
Madde 238 – İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret
bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf
olan ücretlerle diğer ücret (...) (1) üzerinden vergiye tabi
hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz.
Ücret bordrolarına en az aşağıdaki malümat yazılır.
1. Hizmet erbabının soyadı, adı; ücretin alındığına dair imzası veya mührü
(Ücretin ödenmesinde ayrıca makbuz alan iş verenlerin tutacakları ücret
bordrosuna imza veya mühür konulması mecburi değildir.);
2. Varsa vergi karnesinin tarih ve numarası;
3. Birim ücreti (Aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça başı ücreti);
4. Çalışma süresi veya ücretin ilgili olduğu süre;
5. Ücret üzerinden hesaplanan vergilerin tutarı.
Bordronun hangi aya ait olduğu baş tarafından gösterilir. Bir aya ait bordro
ertesi ayın yirminci gününe kadar hazırlanıp tarihlenerek, müessese sahibi
veya müdürü ile bordroyu tanzim eden memur tarafından imzalanır.
İş verenler ücret bordrolarını,yukarıki esaslara uymak şartiyle diledikleri
şekilde tanzim edebilirler.
Bordro yerine geçen vesikalar:
Madde 239 – Genel, katma, özel bütçeli daire ve
müesseselerle belediyelerin ve 3659 sayılı Kanuna tabi müesseselerin ücret
ödemelerinde kullandıkları vesikalar ücret bordrosu yerine geçer. BEŞİNCİ
BÖLÜM Diğer
Evrak ve Vesikalar
Taşıma ve otel işletmelerine ait belgeler:
Madde 240 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/41 md.)
Taşıma işletmeleri ile otel motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri (kazancı
basit usulde tespit edilenler dahil) (...) (1) aşağıda yazılı
belgeleri düzenlemek zorundadırlar.
A) Taşıma İrsaliyeleri: Ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve
tüzelkişiler naklettikleri eşya için, 209 ncu maddede yazılı bilgilerle,
sürücünün ad ve soyadı ve aracın plaka numarasını ihtiva eden ve seri ve sıra
numarası dahilinde teselsül eden irsaliye kullanmak zorundadırlar. Bu
irsaliyenin bir nüshası eşyayı taşıttırana, bir nüshası eşyayı taşıyana
aracın sürücüsüne veya kaptanına verilir ve bir nüshası da taşımayı yapan
nezdinde saklanır. Bu bent hükmü nakliye komisyoncuları ile acenteleri de
kapsar.
B) Yolcu listeleri: Şehirler arasında yapılan yolcu taşımalarında 233 ncü madde
gereğince yolcu taşıma bileti kesmeye mecbur olan mükellefler, (T.C. Devlet
Demiryolları hariç) taşıtların her seferi için müteselsil seri ve sıra
numaralı ve oturma yerlerini planlı şekilde gösteren iki nüsha yolcu listesi
düzenlerler ve bu listenin bir nüshasını sefer sonuna kadar taşıtta ve diğer
nüshasını işyerinde bulundururlar. Yolcu taşıma biletlerinin komisyoncu veya
acenteler tarafından kesilmesi halinde yolcu listeleri 3 nüsha olarak
düzenlenir ve bir nüshası bu kimseler tarafından saklanır. —————————— (1) Bu
fıkralarda yeralan "götürü ücret" ve "(götürü usulde vergiye
tabi olanlar dahil)" ibareleri, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun
81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 57 3530
Yolcu listelerinde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Yolcu listesini düzenleyen işletmenin adı veya unvanı ile adresi,
2. Taşıtı işleten mükellefin adı, soyadı varsa unvanı, adresi, vergi dairesi
ve hesap numarası.
3. Taşıtın plaka numarası, sefer tarihi ve hareket saati.
4. Bilet numaraları işaretlenmek suretiyle yolcu sayısı ve toplam hasılat
tutarı.
C) Günlük müşteri listeleri: Otel, motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri,
odalar, bölmeler ve yatak planlarına uygun olarak müteselsil seri ve sıra
numaralı günlük müşteri listeleri düzenlerler ve işletmede bulundururlar.
Bu listelerde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Mükellefin adı, soyadı, varsa unvanı ve adresi,
2. Oda numaraları yazılmak suretiyle müşterinin adı, soyadı ve oda ücreti,
3. Düzenleme tarihi.
Muhabere evrakı:
Madde 241 – Tüccarların her nevi ticari muameleleri dolayısiyle
yazdıkları ve aldıkları mektuplar (Telgraflar ve hesap hulasaları dahil)
muhabere evrakını teşkil eder. Gönderilen ve gelen muhabere evrakının,
işlerinin icabına göre dosyada muhafaza edilmesi mecburidir.
Mükerrer Madde 241 – (Ek : 28/8/1991 - 3762/2 md.)
Mükelleflerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler nedeniyle ortaya çıkan
alacak ve borçları için bono veya poliçe düzenlemeleri halinde, bu poliçe
veya bonoların Türk Ticaret Kanunu uyarınca bulunması gereken bilgilerin yanısıra
aşağıdaki hususları da ihtiva etmesi zorunludur.
1. Müteselsil seri ve sıra numarası.
2. Alacaklı ve borçlunun adı, adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap
numarası.
Bono, poliçe, çek, senet, tahvil, hisse senedi,finansman bonosu, kar
ortaklığı belgesi ve benzeri kıymetli evrakın vergi belge düzenini sağlamak
açısından ihtiva edeceği bilgileri belirlemeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı
yetkilidir.
Diğer vesikalar:
Madde 242 – Tüccarlar evvelki maddelerin dışında kalan ve bir
hüküm ifade eden veya icabında bir hakkın ispatına delil olarak
kullanılabilen mukavelename, taahhütname, kefaletname, mahkeme ilamları gibi
hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi makbuzları gibi vergi
evrakını dosyada muhafaza etmeye mecburdurlar.
Damga resmi mükellefleri, gazete ve sair
neşriyatın pul yapıştırılan koleksiyon nüshalarını ve Türkiye'de tanzim
edilip doğrudan doğruya ecnebi memleketlere gönderilen evrak ile çekilen telgrafların
Türkiye'de kalan kopyalarını aynı suretle muhafaza etmek
mecburiyetindedirler.
(Ek fıkralar : 19/2/1963 - 205/15 md.)
Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinin 2 numaralı bendine göre vergi
matrahlarının tesbitinde gerçek giderleri nazara alınan mükellefler, bu
giderlerini tevsik edecek vesikaları saklamaya mecburdurlar.
Gelir Vergisi Kanununa göre diğer kazanç ve iratları üzerinden
vergilendirilecek mükellefler, vergi matrahının tesbitinde nazara alınacak
giderlerini isbat edecek vesikaları muhafaza etmek mecburiyetindedirler.(1) —————————— (1) Bu fıkrada yeralan "Gelir
Vergisi Kanununa göre sair kazanç ve iratları üzerinden" ibaresi,
11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 58 3530-1
Elektronik Cihazla veya Tayin Olunacak Usulle Belge Düzenleme:(1)
Mükerrer Madde 242 – (Ek: 28/8/1991 - 3762/3 md.)
1. Maliye ve Gümrük Bakanlığı; mükelleflere, niteliklerini belirlediği
elektronik cihazları kullandırmak suretiyle belge düzenlettirmeye ve
kullanılacak özel cihazlardan çıkarılan pulları belgelere ekletmeye
yetkilidir. Elektronik cihazlarla düzenlenen belgeler ile özel cihazlardan
çıkarılan pulları ihtiva eden belgeler bu Kanun hükümlerine uygun olarak
düzenlenmiş belge hükmündedir.(2)
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Elektronik defter, şekil hükümlerinden
bağımsız olarak bu Kanuna göre tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması
gereken bilgileri kapsayan elektronik kayıtlar bütünüdür.
Elektronik belge, şekil hükümlerinden bağımsız olarak bu Kanuna göre
düzenlenmesi zorunlu olan belgelerde yer alan bilgileri içeren elektronik
kayıtlar bütünüdür.
Elektronik kayıt, elektronik ortamda tutulan ve elektronik defter ve
belgeleri oluşturan, elektronik yöntemlerle erişimi ve işlenmesi mümkün olan
en küçük bilgi ögesini ifade eder.
Bu Kanunda ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin
olarak yer alan hükümler elektronik defter, kayıt ve belgeler için de
geçerlidir. Maliye Bakanlığı, elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer
defter, belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar
belirlemeye yetkilidir.
Maliye Bakanlığı; elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması,
kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin
elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin
verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil
olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye
Bakanlığına veya belirleyeceği gerçek veya tüzel kişilere aktarma zorunluluğu
getirmeye, bilgi aktariminda uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya
ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde
elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye
yetkilidir.
Elektronik cihazların belirlenen niteliklere uygunluğu 6.12.1984 gün ve 3100
sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre kurulan komisyonun görüşü alınarak
Maliye ve Gümrük Bakanlığınca onaylanır.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı, elektronik cihazlarla veya kullanılacak özel
cihazlardan çıkarılan pulları ekletmek suretiyle belge düzenletme yetkisini;
iş grupları, sektörler, bölgeler, yerleşim birimleri, yıllık hasılat
tutarları itibariyle veya sabit bir işyerinde faaliyet gösterilip
gösterilmediğine göre ayrı ayrı veya topluca kullanabilir.
Mükellefler, 3100 sayılı Kanuna göre nitelikleri belirlenen ödeme kaydedici
cihazlar ile birinci fıkrada belirtilen cihazları piyasadan temin
edebilecekleri gibi, Maliye ve Gümrük Bakanlığından da temin edebilirler.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı bu cihazları temin etmeye, zimmet karşılığı
vermeye bu konularla ilgili bütçe işlemlerini yapmaya ve diğer usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir.
Bakanlıkça zimmet karşılığı verilen cihazların bozulması, çalınması gibi
nedenlerle kullanılamaz hale gelmesi halinde cihaz bedelinin 6183 sayılı
Kanun hükümlerine göre mükelleften tahsili yoluna gidilir. DÖRDÜNCÜ
KISIM Ekim
ve Sayım Beyanı
Ekim sayım beyanı:
Madde 243 – (Değişik : 19/2/1963 - 205/16 md.)
Zirai işletmeleri, Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı işletme
büyüklüklerinin üstünde bulunan çiftçiler,zirai işletmelerinin (Gezici
hayvancılıkta kışlaklarının) bulundukları köy ve mahallelerin muhtarlıklarına
müracaatla ekim sayım beyanında bulunurlar.(3) —————————— (1) Bu madde başlığı; “Elektronik Cihazla veya Tayin Olunacak Usulle
Belge Düzenleme:” iken, 28/12/2001 tarihli ve
4731 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. (2) Bu fıkranın başında bulunan “ (3) Bu maddede yeralan, "Zirai işletmeleri, Gelir Vergisi Kanununun
12 nci maddesine göre hasılat bildirimine esas alınan ölçülerin üstünde
bulunan çitfçiler,..." ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun
13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 59 3530-2 Sayfa 60 3531
1. Çiftçinin soyadı ve adı;
2. Çiftçinin ikametgah adresi;
3. Zirai işletmenin (Gezici hayvancılıkta kışlaklarının) bulunduğu yer;
4. Ekimde: Geçen yılın Ekim ayı sonundan beyanın yapıldığı yılın Kasım ayı
başına kadar ekilen arazinin genişliği ve ekimin nev'i;
5. Hayvancılıkta: Beslenen hayvanların cins ve miktarları;
6. Meyvacılıkta: İcabına göre, meyva verebilecek hale gelmiş ağaç sayısı veya
bunların dikili bulunduğu arazinin genişliği;
Adi ortaklıklarda beyanın ortaklardan biri aile reisi beyanında aile rsisi
tarafından yapılması kafidir. Bu takdirde diğer ortaklarla eş ve çocukların
ad ve soyadları, ikametgah adresleri ve hisseleri beyanda bulunan tarafından
deftere yazdırılır.
Ekim ve sayım beyanı her yılın Kasım ayında yapılır.
Maliye Bakanlığı iklim şartları bakımından özellik gösteren illerde beyan
süresini değiştirebilir.
Ekim ve sayım beyanları sözlü veya yazılı olabilir. Beyanlar, beyanı yapanlar
tarafından imza veya mühürle tasdik edilir.
Beyan varakaları iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası beyan süresinin
sonundan itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesine makbuz karşılığında
teslim edilir.
Kayıt işlerini kendi imkanları ile tekemmül ettiremiyecek durumda olan
muhtarlıklara valiliklerce gerekli yardımda bulunulur.
Ekim ve sayım ilmühaberi:
Madde 244 – İhtiyar heyetleri, ekim ve sayım defterlerine
kaydedilen bilgilere dayanarak, beyanda bulunan çiftçilere tasdikli bir ekim
ve sayım ilmühaberi verirler.
Muhtar ve ihtiyar heyetlerince verilen ilmühaberler için ücret alınmaz. Ekim
ve sayım beyanları ile ilmühaberler hiçbir resim ve harca tabi değildir.
Tahkik ve ihbar ödevi:
Madde 245 – (Değişik birinci fıkra : 19/2/1963 - 205/17 md.) Muhtar
ve ihtiyar heyetleri 243 üncü madde hükümlerine göre yapılan beyanların
doğruluğunu tahkik ederler.
Muhtar ve ihtiyar heyetleri, hiç beyanda bulunmamış olanları beyanda
bulunmağa, yanlış veya hakikate aykırı beyanda bulunmuş olanları beyanlarını
düzeltmeğe davet ederler. Buna rağmen beyanda bulunmayanların veya
beyanlarını düzeltmiyenleri verilen sürenin sonundan başlıyarak 15 gün
içinde, mütalaaları ile birlikte ve yazılı olarak vergi dairesine
bildirirler. Bu ihbar üzerine vergi dairesince yapılacak tahkikat neticesine
göre işlem yapılır.
Ücret ve sorumluluk:
Madde 246 – Muhtar ve ihtiyar heyetleri üyelerine Maliye
Bakanlığınca takdir ve tayin edilecek miktarda ücret verilir. Görevlerini
kısmen veya tamamen yerine getirmeyen muhtar ve ihtiyar heyetleri ücrete
müstahak olmazlar.
Görevini ihmal veya suiistimal eden muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri hakkında
Türk Ceza Kanununun 230 ve 240 ıncı maddelerine göre takibat yapılır. Sayfa 61 3532 BEŞİNCİ
KISIM Vergi
Karnesi
Vergi karnesi:
Karne mecburiyeti:
Madde 247 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/42 md.)
Aşağıda yazılı olanlar vergi karnesi almaya mecburdurlar:
1. Gelir Vergisi Kanununa göre diğer ücret kapsamında vergilendirilenler;
(...) (1)
2. Gelir Vergisi Kanununa göre indirimden faydalanmak isteyenler;
3. Gelir Vergisi Kanununun 35 nci maddesinin (B) bendi uyarınca karne almak
zorunda olanlar.
Durumu yukarıdaki şartların birden
fazlasına girse bile, bir mükellef tek vergi karnesi
alır.
Karne alınması:
Madde 248 – Mükellefler vergi karnelerinin kendileri tarafından
yazılması gereken kısımlarını doldurduktan sonra, vergi bakımından
durumlarını kayıt ve tescil ve karneye işaret ettirmek üzere, bunları bağlı
oldukları vergi dairesine ibraz ederler.
Mükellefiyete müessir olacak değişiklikler de yukarıki esaslara göre karneye
işaret ettirilir.
247 nci maddenin 1 inci bendinde yazılı mükelleflerin doldurdukları karneyi
vergi dairesine ibraz etmeleri veya değişikliği karneye işaret ettirmeleri
süresi işe başladıkları veya değişikliğin vukubulduğu tarihten başlıyarak bir
aydır.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/30 md.) Gelir Vergisi Kanununa göre
indirimlerin uygulanmasında, karnedeki kayıtlar, bunların vergi dairesine
tescil ettirildiği tarihten evvelki zamanlar için nazara alınmaz.
Hüviyet tasdiki:
Madde 249 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/31 md.)
Gelir Vergisinden indirimlerden
faydalanabilmek için karne almak mecburiyetinde olanlar, medeni hal ve aile
durumu hakkında vergi karnesine yazılmış olan bilgiler ve bunlarda vaki olan
değişiklikler mükellefin ikamet ettiği veya çalıştığı mahallenin muhtarına
tasdik ettirilir.
Buna imkan olmayan hallerde mükellefin karneye yazdığı bilgilerin doğruluğu
idari tahkikatla tespit olunur ve karnenin tescili tahkikat neticesinde
yapılır.
Doğruluk Sorumluluğu:
Madde 250 – Vergi karnelerine yazdıkları bilgilerin
doğruluğundan mükellefler; iş verenler tarafından bu karnelere ilave olunan
kayıtlardan da iş verenler sorumludur.
Karnesiz hizmet erbabı çalıştıranların sorumluluğu:
Madde 251 – Kazançları basit usulde tesbit edilen ticaret erbabı
ile götürü gider usulünü (...) (1) kabul eden gayrimenkul sermaye
iradı sahipleri, yanlarında çalışan hizmet erbabının, kanunun tayin ettiği
süre içinde karne almalarını ve karnelerinde yazılı vergilerini ödemelerini
temin etmeye mecburdurlar. Bu mecburiyete riayet edilmediği takdirde:
a) Zamanında karne
almamış veya vergisini tarh
ettirmemiş olan hizmet erbabının vergisi
iş veren kimse adına tarh edilir ve vergi cezası da aynı kimse —————————— (1)
Bu maddelerde yeralan, "Vergi matrahları tamamen veya kısmen götürü
usulde tespit olunanlar" ve "Kazançları götürü usulde tespit edilen
ticaret, sanat ve serbest meslek erbabı ile götürü gider usulünü"
ibareleri, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir. Sayfa 62 3533 adına kesilerek ondan tahsili olunur. Bu fıkra
hükmüne göre tarh edilen vergi ve kesilen ceza, iş verene birer ihbarname ile
tebliğ edilir. Kullanılacak ihbarnamelerin şeklini ve muhteviyatını Maliye
Bakanlığı tayin eder.
Karnesiz tesbit edilen şahsa karnesi verilir ve vergisinin ödendiği karneye
yazılır.
b) Karnesini zamanında almış ve vergisini tarh ettirmiş olan hizmet
erbabının zamanında ödenmemiş olan vergisi ve gecikme zammı, yanında çalıştığı
tesbit edilen iş verenden tahsil olunur.
İş verenler, yukarıki hükümlere göre ödedikleri vergiler için asıl
mükelleflere rücu edebilirler.
Karnelerin şekli, resim ve harçlardan muaf olduğu:
Madde 252 – Vergi karnesinin şekli ve ihtiva edeceği bilgiler
Maliye Bakanlığınca tesbit olunur.
Gerek karneler, gerek bunların ihtiva ettiği kayıtlar hiçbir resme ve harca
tabi değildir.Tasdik dolayısiyle muhtarların yüzbin (1,50 YTL) lirayı
geçmemek şartiyle harç almaları caizdir. (1)
ALTINCI KISIM
Muhafaza ve İbraz Ödevleri
Defter ve vesikaları muhafaza:
Madde 253 – Bu Kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar,
tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları
yılı takibeden takvim yılından başlıyarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye
mecburdurlar.
Defter tutma mecburiyetinde olmıyanların muhafaza ödevi: Madde 254 – Bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olmıyanlar, 232, 234 ve 235 in |